Giriş
(10)

sinema felsefesi

douglas
filmleri sadece teknik açıdan değil psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan değerlendiren yorumlayan bir platform var mı?
filmleri sadece teknik açıdan değil psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan değerlendiren yorumlayan bir platform var mı?
0
douglas
(06.04.18)
Want2die +1
0
Fusha
(06.04.18)
daha akademik metinlere ulaşmanız lazım.

örneğin, "nuri bilge ceylan sinemasında yol imgesi" gibi aramalar yapmanız lazım.
0
kullanıcı adı
(06.04.18)
İFA'nın Tan Tolga Demirci videoları. "Sinema ve Psikanaliz" imiş serinin adı. Onun dışında "Tan Saati" listesine de bakabilirsiniz.
0
heritage
(06.04.18)
Hakan Savaş - Sinema ve Varoluşçuluk
Serdar Öztürk - Sinefilozofi

Aklıma ilk gelen kitaplar.

Platform olarak Serdar Öztürk'ün sinefilozofi dergisi var akademik... Yine bu dergi için yapılan röportaj ve film analizleri pek sık olmasa da youtube sayfalarında paylaşılıyor.
0
yukselen gunes evi
(06.04.18)
sanatlog vardı eskiden. bir yazar eski yazılara nasıl ulaşılacağını göstermiş.

eksisozluk.com
0
shezo
(06.04.18)
oberon
(06.04.18)
yamuk bakmak / zizek
sinema ve psikanaliz / ist bilg üni yay
güncel filmleri psikanalizle yorumlayan dergiler var.

bir kitap daha vardı, tek tek filmleri yorumluyorlardı bakıp yazıcam
0
xvyz
(06.04.18)
Ve Sinema: Resim, Tiyatro, Müzik, Edebiyat, Mimari, Fotoğraf, Felsefe, Psikanaliz, Sosyoloji, Tarih, Çağdaş Sanatlar ve Türk Sineması
Gül Yaşartürk
0
xvyz
(06.04.18)
buzbebek
(06.04.18)
Amaranta ursula
(06.04.18)
(12)

Layne Staley

rahip janick
On altı yıl oldu gideli. Dediği gibi, yağmurlu bir günde gitti. Buradan da anmış olalım.nutshell: https://www.youtube.com/watch?v=lBdXLRl2g2Ewake up: https://www.youtube.com/watch?v=TAOCS29RWbwlove hate love: https://www.youtube.com/watch?v=NS3lirZ-vyglong gone day: https://www.youtube.com/watch?v=S
On altı yıl oldu gideli. Dediği gibi, yağmurlu bir günde gitti. Buradan da anmış olalım.

nutshell: www.youtube.com

wake up: www.youtube.com

love hate love: www.youtube.com

long gone day: www.youtube.com

Mark Lanegan başımızdan eksik olmasın.

Edit: Taziyeleri burada kabul edebiliriz.

Edit 2:

"Dear god, how have you been then?
I'm not fine, fuck pretending
All of this death your sending
Best throw some free heart mending
Invite you in my heart, then
When done, my sins forgiven?
This God of mine relaxes
World dies I still pay taxes"

www.youtube.com
0
rahip janick
(05.04.18)
vay be 16 sene olmuş. kurt cobain'in de ölüm yıldönümü bugün. geçen gün mark lanegan dinlerken aklıma gelmişti benim de bi o bi de eddie vedder kaldı diye.
0
tepedeki psychedelic adam
(05.04.18)
@tepedeki, Bir Pearl Jam sağ çıkabildi zaten. Hepsi yitip gitti. Alice in Chains albüm çıkarmaya devam ediyor, Jerry Cantrell takılıyor öyle ama Layne'siz AIC'in bir manası yok bence.

Ruhları gibi grupları da, bedenleri de paramparça oldu.
0
🌸rahip janick
(05.04.18)
Pearl jam, nirvana açtığımda youtube ister istemez çalma sırasında aic getiriyor ve doğrudan geçiyorum, hem seviyorum hem de diğerlerine göre beni daha aşağı bir moda sokuyor aniden, mark lanegan hem tek başına hem başkalarıyla hala güzel şeyler üretiyor

kendimi çok üzmeden no excuses ile dahil olayım
www.youtube.com
0
freebird5406_2
(05.04.18)
sabahtan beri alice in chains dinliyorum. confusion mükemmel bir şey. :/
0
nice tnetennba
(05.04.18)
Başımız sağolsun.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
eazy
(05.04.18)
Bunu unutmuşum ya.
www.youtube.com
0
eazy
(05.04.18)
Di dii i aaaaaam the maaaaan in the box
0
baldur2
(05.04.18)
Öncelikle cümlemizin başı sağolsun. Başlık çok hayirli olmuş. Duyuru sahibine burdan teşekkür edelim.
Rahmetliyi Nutshell ile bildim o yüzden Nutshell ile analım:
youtu.be
0
Amaranta ursula
(05.04.18)
Rip Kurt & Layne

Heaven beside you <3
www.youtube.com

Geçen sene de bok var gibi Chris Cornell gitti, neredeyse 1 yılı olacak. Onu da analım:(
0
peggy
(05.04.18)
Bury me softly in this womb
I give this part of me for you
Sand rains down and here I sit
Holding rare flowers
In a tomb... in bloom

Down in a hole and I don't know if I can be saved
See my heart I decorate it like a grave
Oh, you don't understand who they thought I was supposed to be
Look at me now I'm a man who won't let himself be

Down in a hole, feeling so small
Down in a hole, losing my soul
I'd like to fly,
But my wings have been so denied

www.youtube.com
0
🌸rahip janick
(05.04.18)
alice mudgarden'a girince çıkamıyormuşsun, piii.
0
nice tnetennba
(05.04.18)
bu sene aklımdan çıkmış ölüm yıldönümleri. 5 nisan'da genelde pek kimse layne'i hatırlamaz. şaka maka 90'ların üzerinden 20 küsür yıl geçmiş ama ne olursa olsun ölümsüz bi dönem. smells like teen spirit, come as you are, been a son, no excuses,heaven beside you say say bitmez hala güncelliğini koruyan şarkılar
0
pudrasekersizlokum
(08.04.18)
(23)

bir güneş gözlüğüne max ne kadar verilmeli ? verirsiniz ?

the junior jr
sb
sb
0
the junior jr
(02.04.18)
10 gunluk maas verilebilir ust sinir olarak.
0
crown
(02.04.18)
100 lira vermiştim. hadi çok beğendiğim bir model olsun 150 olurdu. fazlasını vermezdim.
0
nrn
(02.04.18)
Max 50 verirdim.
0
Amaranta ursula
(02.04.18)
geçen gün şirkette 600 tl'den bahsettiler tansiyonum çıktı. 100-150 tl verilmeli
0
kafa koparan manyak
(02.04.18)
500
0
mikahakkinen
(02.04.18)
875 tl
0
La Femme D'argent
(02.04.18)
750
0
yüzyıllık yalnızlık
(02.04.18)
dolar olmuş 4, 200 dolar dediğin 800 lira.

böyle düşününce bi tuhaf oluyor insan.

heralde 300 - 400 veririm. ama ötesi sinirimi bozsa da bi ihtimal verebilirim.
0
gurur
(02.04.18)
Psikolojik sınırım 250 tl. Daha fazlasını o kadar narin ve unutulması veya çalınması kolay bir şeye veremem.
0
chicha
(02.04.18)
400.
0
carabelli
(02.04.18)
5 yıl önce 350 lira vererek almıştım. öncesinde de evdekilerin yıllardır kullandığı gözlükleri takıyordum. ihtiyaçtan dolayı alacak olsam beğendiğim modele 500-600 lira veririm.
0
ontheroad
(02.04.18)
350-500 arasi veririm ben
0
exlibris
(02.04.18)
En fazla 380 küsür tl vermiştim bundan yıllar önce. Düşünüyorum da aptallık etmişim. Şimdiki aklım olsa kesinlikle vermezdim o parayı. Zaten güneş gözlüğü kullanmıyorum pek.
0
i m cool with that
(02.04.18)
3 gözlüğüne yaklaşık 1er lira verdim beğendiğim gözlük 3bin ama şu ara alamam
0
all girls dream
(02.04.18)
Geçen sene 140 tlye almıştım. Max 150 200 veririm çünkü değişik modeller alıp takmayı daha çok seviyorum.
0
curukturpkokusu
(02.04.18)
40 verdim
0
eindaclub
(03.04.18)
100 TL, indirimli dönemde ama.
0
chitosan
(03.04.18)
max ne verilmeli'nin ucu acik :)

max ne verirsiniz cevabi ise 1.000-1.500 e kadar
0
kamyonsans
(03.04.18)
275
0
Apocalypse
(03.04.18)
$150-200. 50 tl'ye güneş gözlüğü kullanacağıma hiç kullanmam daha iyi. 2011'de 350 TL'ye(yaklaşık $200) aldığım gözlüğü hala kullanıyorum. 7 sene geçmiş, kaybetmezsem en az 7 sene daha kullanırım, camları, dışarıyı göstermesi falan arkadaşlardan alıp denediğim her güneş gözlüğünden iyiydi.
0
noluyo yaa
(03.04.18)
indirimden 100'e aldım. daha da faza para vermem.
0
naksidil
(03.04.18)
230 ya da 280 vermiştim. unuttum şu an.

300 veririm max.
0
elorelia
(03.04.18)
şu kadar verilmeli diye bi şey yok. maksimum 350-400 veririm şu an için. gelire göre artabilir de.
0
aquarium
(03.04.18)
(4)

Sürükleyici dizi film

mete kudur
başlayıp sevemediğim tavsiye ettiğiniz `diziler`;westworld braking badgame of thrones şahsiyetdipbaşlayıp sevdiklerim ise;housela casa de papeldarkgossip girlleyla ile mecnun`eh işte` listem de;suits ilk 2 sezonuhouse of cards'ın ilk 2 sezonuezelprison break'in ilk sezonutravelers aşk-ı memnubehzat
başlayıp sevemediğim tavsiye ettiğiniz diziler;
westworld
braking bad
game of thrones
şahsiyet
dip


başlayıp sevdiklerim ise;

house
la casa de papel
dark
gossip girl
leyla ile mecnun


eh işte listem de;
suits ilk 2 sezonu
house of cards'ın ilk 2 sezonu
ezel
prison break'in ilk sezonu
travelers
aşk-ı memnu
behzat ç.
fi
ufak tefek cinayetlerin ilk 3 bölümü



filmlerden ise sadece sevdiklerim;
şansı sevin
gone girl
miss sloane
dark knight
romantik komedi aşk tadında

tavsiyelere açığım.
0
mete kudur
(02.04.18)
stranger things
0
kronik
(02.04.18)
Sen benmişsin. Mentalist.
0
brad pitt
(02.04.18)
Dizi
Oz
The wire
Rome
0
Amaranta ursula
(02.04.18)
(bkz: molly's game)
underrated kalmaması gerekecek kadar popüler kültür filmi ama niyeyse pek bahsedilmiyor buralarda, başlığında da az entry var. sarar seni bence, hikaye batak oynarken kendinden geçen dayın yaptığı gibi masaya tak tak tak vurularak anlatılıyor; sarmıştı beni.
0
Bruce
(02.04.18)
(7)

şu anda hemen kalkıp

Bruce
virginia angus'a gidip new york gömeyim mi?baya bi açım, baya. dün canım hamburger çekti ama yemedim. evde bişey yok. sabahtan beri ev işi yapıyorum, hem biraz da hava almış olurum diyorum. az önce film bitirdim, patates çuvalı gibi yatıyorum şu anda.950 metre uzağımda, 10 dakikada yürürüm. o kadar
virginia angus'a gidip new york gömeyim mi?
baya bi açım, baya. dün canım hamburger çekti ama yemedim. evde bişey yok. sabahtan beri ev işi yapıyorum, hem biraz da hava almış olurum diyorum. az önce film bitirdim, patates çuvalı gibi yatıyorum şu anda.
950 metre uzağımda, 10 dakikada yürürüm.
o kadar arada kaldım ki 15 dakikada gelen cevaplara göre gidicem ya da gitmiycem.

gidiyim mi gitmiyim mi?


HEPİNİZE KOCAMAN TEŞEKKÜRLER GAZLAMANIZ İÇİN, BUNU YEDİM Bİ DE ÜZERİNE PROFİTEROL GÖMDÜM *-*
i63.tinypic.com
0
Bruce
(01.04.18)
gitme.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(01.04.18)
Git.
0
Amaranta ursula
(01.04.18)
Gidin. Üç günlük dünya.
0
sopiro
(01.04.18)
gidin. ben de aynı durumdayım. ama benim yiyecek bir şeyim yok ve evden ayrılamıyorum. masayı kemirmeye başladım ben de hafiften.
0
levpontryagin
(01.04.18)
git, hatta şimdiden afiyet olsun diyelim ki temenni boşa çıkmamış olsun diye ye. (:
0
treamorg
(01.04.18)
gitme
0
neo
(01.04.18)
Gidin.
0
pike
(01.04.18)
(3)

uykunun hemen öncesi esneme egzersizleri yapmak

for day to break
pek mantıklı olmaz sanırım, gece kaslarım ağrıyabilir, sizce?
pek mantıklı olmaz sanırım, gece kaslarım ağrıyabilir, sizce?
0
for day to break
(01.04.18)
Yok aksine, tavsiye edilmez mi ya? Ama esnemenin de türleri var, yani spor öncesi yapmanız gereken esneme hareketiyle durup dururken rahatlamak için yaptığınız tam olarak aynı değil diye biliyorum ben.
Misal şöyle şeyler var: www.youtube.com
0
sopiro
(01.04.18)
Aksine daha rahat uyumaya yaradığını okumuştum bir yerde.
0
Amaranta ursula
(01.04.18)
Yapabilirsin sakıncalı değil. Fizyoterapistim
0
eflin
(02.04.18)
(9)

beğendiğiniz bakım ürünleri

pushing up the daisies
merhaba en sevdiğiniz işe yaradığını düşündüğünüz,favorim bu dediğiniz cilt bakım ürünleri hangileri?teşekkürler ^_^
merhaba en sevdiğiniz işe yaradığını düşündüğünüz,favorim bu dediğiniz cilt bakım ürünleri hangileri?
teşekkürler ^_^
0
pushing up the daisies
(01.04.18)
Duştan hemen sonra kuruyan yüzüm için Diadermine'in nemlendiricili yüz kremi.
Loreal'in kil maskesi.
Blistex Med dudak balmı
0
helena
(01.04.18)
himalaya markasının yüz temizleme ürünleri, cilt maskeleri
0
neo
(01.04.18)
bioderma sensibio h2o
bioderma sensibio light cream
lr aloe vera jel
rossmann çay ağacı yağı
0
i m cool with that
(01.04.18)
dove sabun. yüzümü yıkıyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.04.18)
Yüz için doğal kil maskesi (yüzün çok hassassa yeşil alma beyaz al)
Saç için Zeytinyağı+Argan+badem yağı
tırnak/ayak yumuşatma+peeling için lush lemony flutter
0
selamun aleykum kitty
(01.04.18)
Garnie 3ü bir arada. Kömürlü olan değil eskisi. Temizliğinden çok memnunum.
0
curukturpkokusu
(01.04.18)
Saça banyo sonrasi zeytinyağı
Yüze farmasi çay ağacı sabunu
Nemlendirici olarak vazelin

Sanırım tüm bakım ürünlerim bunlar.
0
Amaranta ursula
(01.04.18)
Dead sea spa magik yüz yıkama jeli (sadece havalar ısınmaya başladığında bunu kullanıyorum)
La roche posay effaclae h yüz yıkama kremi (bunu da kışın)
Clique moisture surge nemlendirici, aşırı memnunum bundan.
Lancome energie de vie serum, cildimi canlı gösteriyor
Göz çevresi için lavera’nın kremini kullanıyordum, nemlendirmesi daha kuvvetli bir kreme geçeceğim.
0
irene
(01.04.18)
la roche nemlendirici

Beyond yüz maskeleri
0
damla sakızlı dondurma
(01.04.18)
(7)

Yunan muzikleri

duende
Boyle ekteki gibi tarzi bu sekilde olan hareketli yunan muzikleri tavsiyesi istiyorum Allahini seven ustume atsin simdiden kucak dolusu tesekkurler..https://youtu.be/7Mk1WBJveaA
Boyle ekteki gibi tarzi bu sekilde olan hareketli yunan muzikleri tavsiyesi istiyorum Allahini seven ustume atsin simdiden kucak dolusu tesekkurler..

youtu.be
0
duende
(31.03.18)
yuzır
(31.03.18)
www.youtube.com Ya bu da hareketli sozde ama bana cok huzunlu geliyor, o yuzden yazmayacaktim ama karari size birakayim, belki seversiniz
0
yuzır
(31.03.18)
Dalaras dinle
0
mor oje
(31.03.18)
pinkman1
(31.03.18)
çok var... mesela rembetiko filminin soundtracki epey tatmin eder sizi.
öte yandan şunu demeye geldim aslında. her cumartesi gecesi yunanda bir program vardır (bkz: stin ugeia mas) . ben bilgisayar başında olduğum her cumartesi gecesi dinlerim, az sohbet bol müzikli meyhane konsepti. youtubeta da program adıyla da arama yaparsanız epey güzel örnekler bulabilirsiniz. programın linkini şöyle bırakıyorum: (git: www.skai.gr )
0
foseptik çukuru
(31.03.18)
hareketli mi değil mi emin olamıyorum ama bunu çok seviyorum ben.

www.youtube.com
0
deveyidiken
(01.04.18)
(2)

arkadaşımın eti

MtKrt
gönül işi değildir.arkadaşımın, 1 yıldır buzlukta tuttuğu, 1 kiloluk eti (strogonof) var. demir döküm tavası da var. http://www.imgim.com/stragomof.jpegeleman bu eti nasıl çözdürsün? nasıl marine etsin?nasıl pişirsin?sadece döküm tavada pişirmekten başka seçenek var mı ?amatöre anlatır gibi adım adı
gönül işi değildir.
arkadaşımın, 1 yıldır buzlukta tuttuğu, 1 kiloluk eti (strogonof) var. demir döküm tavası da var.

www.imgim.com

eleman bu eti nasıl çözdürsün?
nasıl marine etsin?
nasıl pişirsin?
sadece döküm tavada pişirmekten başka seçenek var mı ?

amatöre anlatır gibi adım adım anlatırsanız süper olur.
0
MtKrt
(30.03.18)
Yemeden önce ben böyle bôyle bir şey yapıyorum arada beni yoklayin desin.
Bir yıllık et mi olurmuş?
0
motley crue
(30.03.18)
Yalnız etin son tüketim tarihi geçeli 3 ay olacak neredeyse.
0
Amaranta ursula
(30.03.18)
(8)

Balkan şarkıları

i m cool with that
Bu gece sevdiğimiz Balkan şarkılarını paylaşalım mı? Belki birbirimizden yeni şarkılar öğreniriz. Şöyle keyifli, kıprak, neşeli olsunlar ama :) Açılışı ben yapayım: https://youtu.be/4MxP0B1w_4w
Bu gece sevdiğimiz Balkan şarkılarını paylaşalım mı? Belki birbirimizden yeni şarkılar öğreniriz. Şöyle keyifli, kıprak, neşeli olsunlar ama :)

Açılışı ben yapayım: youtu.be
0
i m cool with that
(30.03.18)
Amaranta ursula
(30.03.18)
payduska oro

oynamasını da öğren tam olsun.
0
alperz
(30.03.18)
tepedeki psychedelic adam
(30.03.18)
goodz
(30.03.18)
www.youtube.com
www.youtube.com

son olarak;
www.youtube.com

ulan balkanlar çok güzel bi bölge yaa. aşığıyız balkanların.
0
greyback
(30.03.18)
zero times infinity
(30.03.18)
0
Flütist samur
(30.03.18)
Bijelo Dugme - Lipe cvatu
www.youtube.com

Bijelo Dugme - Meni se ne spava
www.youtube.com

Goce Nikolovski - Biser Balkanski
www.youtube.com

Darko Bilbilovski-Svadba pravam, sinot go zenam
www.youtube.com
0
gibicibicis
(30.03.18)
(28)

Günde kaç defa asansöre biniyorsunuz?

The_Lollok
Amaçsız bir soru merak ettim sadece insanlar günde kaç defa asansör kullanıyor diyeEdit: Ben mesela 10-15 defa biniyorum zannedersem
Amaçsız bir soru merak ettim sadece insanlar günde kaç defa asansör kullanıyor diye

Edit: Ben mesela 10-15 defa biniyorum zannedersem
0
The_Lollok
(30.03.18)
10+
0
Son Müzakereci
(30.03.18)
Hiç
0
MaNOfTheYear
(30.03.18)
en az 4.
0
inheritance
(30.03.18)
Çok çok acelem yoksa hiç.
0
crescendo
(30.03.18)
2
0
cilgin fantezilerin adami
(30.03.18)
1 veya 2
0
dedimmidemedimmi
(30.03.18)
her gün tam olarak 8.
istisnai olarak 10.
0
nigeo
(30.03.18)
0
0
catch the arrow
(30.03.18)
6-8
0
soulforge d
(30.03.18)
çalıştığım ofiste bulunduğum katta sigara içebiliyorum. bundan önce çalıştığım yerde sigara içmek için 18 kat asansörü günde en az 10-15 defa kullanıyordum.
0
calucifer
(30.03.18)
0
0
Adramelekhh
(30.03.18)
0

İş yerim 2 katlı, asansör yok. Evim de 3 katlı, evde de asansör yok. Dolayısıyla devamlı asansör kullanabileceğim bir ortam yok.
0
i m cool with that
(30.03.18)
çalışma günleri 4, diğer günler 0.
0
tepedeki psychedelic adam
(30.03.18)
0
0
biravekahve
(30.03.18)
4.
0
ada meltemi
(30.03.18)
Hiç binmiyorum çünkü asansöre binmemi gerektirecek bir yerde işim olmuyor
0
neferkitty
(30.03.18)
Ortalama 4
0
nodrama
(30.03.18)
Hiç. En çok çıktığım kat zeminin bir üstündeki.
0
aychovsky
(30.03.18)
Ayda 1 falan.
0
stavro
(30.03.18)
en az 4, en fazla 20 ye kadar çıkabiliyor.
0
damla sakızlı dondurma
(30.03.18)
En az 2
0
cemallamec
(30.03.18)
Hiç. Fobim var.
0
hedep
(30.03.18)
Hiç
0
poncikkurabiye
(30.03.18)
Dışarı çıkacaksam minimum 2. Ev 9. Katta çünkü.
0
Amaranta ursula
(30.03.18)
7-8 kere.
0
pike
(30.03.18)
İniş ve çıkış olmak üzere toplam 2.
0
m e b
(30.03.18)
Hiç
0
ayhsegull
(30.03.18)
evden çıkarken ve eve dönerken: 2
0
runagain
(31.03.18)
(21)

Yalnız mısınız?

fragile lady
Yalnızlık tanımınız nedir ve bu tanıma göre siz yalnız mısınız? Yalnızsanız yalnızlıkla aranız nasıl; halinizden mennun musunuz?
Yalnızlık tanımınız nedir ve bu tanıma göre siz yalnız mısınız? Yalnızsanız yalnızlıkla aranız nasıl; halinizden mennun musunuz?
0
fragile lady
(30.03.18)
yalnızlık psikolojik bir şey kesinlikle ve olağan.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(30.03.18)
günaydın / nasılsın / iyi geceler

bu 3'ünden hiçbirini kullanmadan kapattığım günlerim oldu (diyecek kimse olmadığından), o dönemimi yalnız addediyorum. artık böyle değilim. memnun olunacak bir şey değildi, benim gibi bir sosyopath için bile. yalnızlığın "cool" sanıldığı tek dönem; ayrılık sonrası acı yaşanan veya yeni biri bulunamayan zamanlar. yaş ilerleyince kıçıyla gülüyor bu sanrılara insan oğlu. yalnızlık iyi filan değildir.
0
507
(30.03.18)
Kolumda bandaj var sabah revirde kremi sürüp sarıyorlar, akşam ben kremi sürüyorum ama tek elimle saramıyorum. Yalnızlığın kafa attığı anlarımdan biri böyle mesela.
0
denef
(30.03.18)
yalnız değilim, kendim var...
previews.123rf.com
0
Bruce
(30.03.18)
ben değilim. kendimle öyle güzel anlaşıyorumki geçen iddiaya girdik saçlarını kazıtıcam ibnenin :)
0
fasko
(30.03.18)
Belki gercekten yalniz degilimdir ama bu siralar yalniz hissediyorum ya. Fazla gururlu oldugum ve insanlarin gozunde hep iyi bir imaj cizmek istedigimden belki de. Su an hissettigim turden yalnizlik, sevdigim turden bir yalnizlik hali degil, tehlikeli bir yalnizlik hali. Genel olarak da yalnizligi sevmiyorum, asla da barisamayacagim sanirim. Hayat paylastikca guzel bence.
0
yuzır
(30.03.18)
Yalnızım. Şikayetçi değilim.
goo.gl
0
Amaranta ursula
(30.03.18)
Benim için problem olabilecek 2 çeşidi var. 1.si anlaşılmamak, hayat görüşü paylaşamamak, bir şeylere karşı kimseyle aynı kavrayışa sahip olamamak. 2.si de kimsenin zihninin bir diğerininkine dokunamayacak olması.

Edit: Bu arada anlaşılmamaktan kastım biraz o ergen tınısı olan hal olsa da aslında algıladığın gerçekliğin dünyanın tamamen farklı olması. Yani işte ben böyle biriyim o şöyle biri değil de tamamen farklı şeyler deneyimlemek. Genelde çoğu konuda benzer hisler, deneyimler, tecrübeler yaşadığımızı hissederiz ama hiç öyle değil aslında.
0
Adramelekhh
(30.03.18)
Yalnizlik tanimim anlasilmamak ya da farkli olmaktan ziyade, "Olsem, kimsenin haberi olmaz. En az birkac gun beni bulmazlar" ya da "Su anda acil bir durum olsa ve hastaneye gitmem gerekse, arayacak kimsem yok" seklinde. Pesinden "Cagirayim da, bulusalim, goruselim " diyecek birinin olmamasi geliyor. "Ben derdimi anlatayim" ya da "Beni anlamiyorlar", vb bunlardan sonra ama o da yalnizlik tabii.

Gecen sene cografya degistirdikten sonra sifirdan baslamak zorunda kaldim. Istanbul'da arkadasim da vardi, anlasiliyordum, mutluydum ama 30'undan sonra sifirdan baslamak zor oldu biraz. Bir sene kadar cok yalniz hissettim kendimi. Sevgilim var ya da Istanbul'dan, vb arkadaslarim sik sik arayip soruyorlar, ben de onlari arar sorarim ama buradan yakin oldugum kimse olmadi. Arkadaslarim var ve gorusuyoruz ama herkes cok yogun. Cok sik toplanamiyoruz ya da gorusemiyoruz. Her seyimi anlatacagim, "kanka mode on" biri olmadi, geyik pesindeyiz surekli. Hala her seyimi eski arkadaslarima anlatiyorum.

Ozetle hayatta yalniz degilim ama henuz sosyal cevreyi duzene koyamadim. Aliskin oldugum bir durum olmadigindan, bu da ara ara bana yalnizlik hissi veriyor. Arkadaslarim olmasini, arkadaslarla vakit gecirmeyi, konusmayi cok severim. Biraz kizgin kumlardan serin sulara oldu sosyal hayatim, o da carpti ilk anda. Yeni yeni oturtuyorum.
0
aychovsky
(30.03.18)
Yalnızlık insanın kendine yakışanı giymesidir jsjsjk

Yalnızlık enteresan bir şey, tanım yapmaya kalktığımda @aychovski'nin tanımına benzer şeyler aklıma geliyor ancak o durumda olmamama rağmen yalnız hissediyorum.

Geçen duyuru açmıştım, tüm dostlarım bir anda başka yerlere dağıldı. Kendimle çokça vakit geçirmeyi sevsem de yanında inanılmaz rahat hissettiğim insanların yok olması ile birlikte içime yalnızlık hissi çöktü. Sanki artık hayattan daha az zevk alacakmışım gibi geliyor.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(30.03.18)
Daha yeni bi makale okudum, yalnizlik uzun vadede saglik sorunlarina daha cok yol aciyormus.
0
baldur2
(30.03.18)
En son arada bir “Nbr kenks!? xd” diye mesaj atacak motivational bir telefon uygulaması arıyordum, var sen düşün halimi ahshf.
Benim problemim daha ziyade arkadaşsızlık. Hoş, sevgilim de yok ama arkadaşımın olmaması daha çok koyuyor. Neyse ki ailemle aram iyi. O konuda bari yüzüm gülüyor.
0
i m cool with that
(30.03.18)
insanlar ayrılık sonrası oluşan depresif döneme, işsiz kalınan , ailenin kaybedildiği ve bilimum sıkıntılı süreçlerde düştükleri dönemleri yalnızlık olarak kategorize ediyyor, bazıları ise doğduğu günden beri zaten herkesten farklıdır, normal insanların yılın kısa bir sürecinde yaşadıkları o buhran dolu süreci zaten hergün yaşar onlar için hiçbirşey ifade etmez yalnızlık, zaten onlar yalnızlık kelimesinin vücut bulmuş halidir, ben kendimi böyle tanımlarım, yağmurda sırılsıklam olmuş leş gibi kokan acıyarak bakılan dokunmaya tahammül edemeyeceğiniz sokak köpeği benim
0
docrivers
(30.03.18)
Yalnızım ve mutsuzum özellikle akşamları işten eve gidince. Mutsuz olmamın sebebi sadece yalnız olmam.
0
mythralioz
(30.03.18)
Yalnızım. Hayatında sevdiği insan olan insanları çok şanslı buluyorum sanki imkansızı başarmışlar gibi. Evlenmek için evlenenlerden bahsetmiyorum.
0
pastörizesüt
(30.03.18)
çevremdeki insan fazlalığı açısından hiç yalnız sayılmam ama kimseyle konuşmayı tercih etmediğim için yalnızım diyebiliyorum. bazı dönemler bu yalnızlıktan sıkılıp dışarıdan çıkmadığım olur, onun dışında konuşmam pek. delirmeyeyim diye merhaba merhaba.
0
nice tnetennba
(30.03.18)
no; etraf insan kaynıyor, normal bir insanın yalnız olması pek mümkün değil.
0
pamuk helvalar cebe
(30.03.18)
Sanırım değilim ya. acayip bir mahalle kültürüyle yetiştim. herkes birbirini seviyor sayıyor. 3-4 tane adam var, özellikle 2 tanesine Bursa'ya gidek mi iskender yeriz, Salda gölü mü ne varmış gidek mi çadır kurarız, gebze'ye gidelim mi elmalığı budayalım yaz geliyor dediğimde hepsi ertesi gün kapının önünde oluyor.

burası aracılığıyla hepsine selam olsun. Mehmet 1, ilaykan 2, The Witcher 3
0
eazy
(30.03.18)
Yalnızım ama alıştım gibi; yani o kritik eşiği geçtim. Bundan sonra alıştığım düzenimi bozar mıyım bilmem.
0
skooma
(30.03.18)
tek başıma yaşıyorum, iş bitip de eve gittikten sonra neredeyse hiçbir zaman hiçkimseyle görüşemiyorum. Ama bir introvert olduğumdan, bu zamanı şarj zamanı olarak değerlendiriyorum. Akşamları, haftasonunu vs tek başıma geçirmek yalnızlık gibi gelmiyor. Yalnız başıma yemek yemek, sinemaya gitmek gibi şeyleri aşağılayıcı, küçümsenecek bir şey olarak görmüyorum. Zira derdimi anlatacağım, yardım isteyeceğim, "ya kalk gelsene" diyebileceğim insanlar var hayatımda, ailem, yakın arkadaşlarım falan.

Ama sevgilim yok içerikli bir yalnızlığı yeni yeni yaşamaya başlıyorum sanırım. Haftasonu 8-9 günlük bir tatilden döndüm ve döndüğüm gibi derin bir mutsuzluğa girdim. Jetlag mi yaşıyorum yoksa depresyonda mıyım onu anlamaya çalışıyorum şu anda. Zihinsel olarak uzun süre önce hayatımın bundan sonrasını "single" olarak geçireceğim gerçeğini kabul ettim zira yeni insanlarla tanıştığım, tanıştıklarımı da çekici/ilginç vs bulduğum bir hayatım yok. Ve bu fikre gayet normal da bakıyordum. Ama işte son dört beş gündür, aychovsky'nin dediği "ölsem kaç gün sonra bulurlar" hissini romantik düzlemde yaşıyorum. Ama bu durumu değiştirecek hiçbir şey de yapmayacağımdan, yani gidip de bir çöpçatanlık uygulamasına falan sarmayacağımdan, şikayet etmek manasız herhalde. Jetlag ile birlikte duygusal çalkalanmalar da gider diye umuyorum zira biraz makaleler okudum, belirtiler aynı oluyormuş. Gereksiz iç dökmemi dinlediniz.
0
sopiro
(30.03.18)
Yalnız: Biriyle duygusal birliktelik içinde olmayan.
Tek başına: Arkadaşları olmayan.

şeklinde ayırıyorum.

Tek başınalık konusunda sıkıntım yok, boş zamanlarımda sosyalleşebiliyorum. Çalışırken de sosyalleşebiliyorum. Yeni kimselerle tanışmak kolay. Sürekli görüştüğüm 15 yıllık yakın bir arkadaşım var, daha seyrek görüştüğüm 8-10 yıllık arkadaşlarım da var. Hatta geçen yıl bir 10-15 kişiyi de hayatımdan kendim çıkardım. Her yer insan...

Yalnızlık konusunda da elimden geleni yapıyorum. Kimiyle imkanlarımız el vermiyor, uzak şehirlerdeyiz. Kimiyle kafalar uymuyor. Hiçbir zaman sırf biriyle birlikte olmak için birlikte olmayı düşünmediğimden bu durum normal.

Memnun muyum? Bunun bir önemi yok diye düşünüyorum. Mevcut şartlar ve belirsizlikleri aşınca, bu arada biri de beni ikna ederse, daha stabil bir hayata geçebilirim diye umuyorum. O zamana kadar çevreyi genişletiyorum.

Kadınların hiç romantik olmaması zaman zaman canımı sıkıyor, ama ona da yapacak bir şey yok. Doğaları gereği erkekleri et parçası gibi görüyorlar. Son uzun ilişkim 3 yıl sürmüştü. Ayrılmamızın üzerinden bir yıldan biraz daha fazla geçti. Ayrılınca daha iyi hissetmeye başladım, çünkü beni de aşağı çekmeye başlamıştı. O psikolojiyle koşup yeni birini bulmak da istemedim.

Özet: Hayatı nasıl gelirse öyle yaşıyorum. Geleceğe dönük büyük kaygılarım yok. Üzerimdeki yükleri atıyorum. Böylece hayat her seferinde daha iyiye gidiyor.
0
idexo
(01.04.18)
(6)

Kol saati

etna
1. Şu saat nasıl?https://m.n11.com/tissot-t0554171604700-kol-saati-P219015255?cid=700503&utm_source=comp_cimri&utm_campaign=cimri_genel&utm_content=106_256_3347&utm_medium=cpc2. Sizce saatte deri kordon mu metal kordon mu?
1. Şu saat nasıl?
m.n11.com
2. Sizce saatte deri kordon mu metal kordon mu?
0
etna
(29.03.18)
1.tasarımı, rengi hoş, oturaklı. kadranı güzel yani. Ama kordonu :(

2.ben bu konuda metalciyim. saati kolumda hissetmek isterim ben. saat öne doğru geldiğinde arkaya gitmesi için kolumu salladığımda o şıkır şıkır sesi duymam lazım.
0
denhia
(29.03.18)
Güzel. Deri kordon bence ama bu saatin içi sanki metal kordonu hak ediyor.
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
1. güzel saat.

2. erkekte deri, kadında hem deri hem metal olur.
0
fragile lady
(30.03.18)
rentts
(30.03.18)
Metalciydim ama derici oldum. Daha hafif.
0
baldur2
(30.03.18)
@rentts'in cevabını görünce mutlu oldum. The Urban Gentry, Long Island Watch, Federico Talks Watches gibi YouTube kanalları, ilginiz varsa bu konuda ufku açıyor.
0
m3mphis
(30.03.18)
(3)

meltem ve haluk'un nevresim takımı

yazar yazmaz yazan yazar
nereden bulabilirim? harikaymış ya :/
nereden bulabilirim? harikaymış ya :/
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.03.18)
Dizi sonlariinda genelde sponsor markalarin ismi oluyor. Ordan markayi bulup ürünlerine bakabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
Bir zamanlar Linens sponsordu sanırım bu diziye. Eğer hala öyleyse oraya bakabilirsiniz.
0
deveyidiken
(29.03.18)
sponsorları kontrol etmekte fayda var.

ben 2003 yılında bir yemek takımı begenmistim; porselen.

satan adam hemen atlamisti; çocuklar duymasindaki yemek takımı diyecdiyecek satıyoruz demişti. ertesi hafta özellikle diziyi izlemiştim. gerçekten de oydu.

bir iki dükkan gezip sorsaniz da olur sanırım.
0
balik kraker
(30.03.18)
(3)

eksi duyuru kültür sanat grubu

megasalexandros
Sanki böyle bir oluşum vardı. Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum, emin değilim. eğer oradan birileri varsa mesaj atabilirse sevinirim.Teşekkürler.
Sanki böyle bir oluşum vardı. Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum, emin değilim. eğer oradan birileri varsa mesaj atabilirse sevinirim.

Teşekkürler.
0
megasalexandros
(29.03.18)
Bir ara öyle bir şey vardi ama orda sanat yoktu.
Tabi aynı şeyden bahsediyorsak.
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
Telegram grubu vardı ama orda muhabbet vardı. Herkesin amacı ne düşerse olduğu için
0
westblack
(29.03.18)
kız düşmedi. grup öldü.

tahminim bu tabii. varlığından bile haberdar değildim.
0
sen git ben geliyorum
(29.03.18)
(20)

Kadın arkadaşlara bi soru

noluyo yaa
Kaç kızla birlikte olduysam hepsi tipe önem vermediklerini söyledi bana. Gerçekten böyle bi olay var mı? Mümkün mü yani yoksa sığ gözükmemek için mi söylüyosunuz dürüst olun?
Kaç kızla birlikte olduysam hepsi tipe önem vermediklerini söyledi bana.

Gerçekten böyle bi olay var mı? Mümkün mü yani yoksa sığ gözükmemek için mi söylüyosunuz dürüst olun?
0
noluyo yaa
(29.03.18)
yalan söylüyorlar.
0
paudi
(29.03.18)
Valla genelde tanıdikça ortak zevkler/ yönler olduğunu gördükce ve iyi anlaştıkça karşındakinin tipi çok da göze batmıyor. Tabii çok aşırı kötü bir tip olmadigini varsayiyorum.
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
O tipe önem vermeme konusu belli bir barajın üstünde geçerli. İnsandan insana değişen bir hilkat garibesi barajı, bir "sümük atmam" barajı var.
Kimi kadın da o barajın üstünde kalan, karşısına alıp koyabileceği seviyede gördüğü insanlarda tip 1. plana koymayabilir.

edit: Ben atladım ama soru baya sadece kadınlaraymış. "Tabii canım önemli olan insanın iç güzelliği" mesajları atmayın beyler rica ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(29.03.18)
yalan
0
damla sakızlı dondurma
(29.03.18)
Tinderda hep asiri yakisiklilari begeniyorum, sevgililerimin hepsi ortalama ya da vasatti ama.

Yani aslinda bi iliskide tipe bakmiyorum, genel gecer seyler yasarken tip onemli oluyor.
0
kuehles blondes
(29.03.18)
Evet böyle bir şey var. Yoksa bu kadar yamuk yumuk herifin sevgilisi olur muydu?

Gerçi ben bir istisnayım. Bir erkekte en önem verdiğim şey tip.
0
i m cool with that
(29.03.18)
Bir kız arkadaşım bana böyle bir şey diyeceğine küfür etse daha iyi. Hazmetmesi zor bir laf.
0
idexo
(29.03.18)
Türkiye'de irilik daha önemli. Tipim iyi boyum da iyi (benden uzun kız senede iki tane belki görüyorum) ama iri bir insan değilim. Şöyle kemiklerim doğuştan kalın olsaydı ya da kas yapsaydım ohoohoo.
0
i was made for you
(29.03.18)
gayet de tipe önem vermeyen bi dolu kız var. açık açık da "x marka arabası olsun isterse ayı olsun" veya "devlet memuru olsun evi kira olmasın ne olursa olsun" diyen var
yahut unutmayın FETÖ binlerce insan evlendirdi bu memlekette, kızların da hiçbiri tipe bakmadı emin olun (bu çaprazlamalarda erkekler kız güzel olsun, beyaz tenli, ince belli, genç olsun derken erkekler için sadece doğulu olmasın, çok kardeş olmasın gibi kriterler vardı.) öğretmen, avukat, mühendis bu kızlar.
akademisyen arkadaşlar var, sadece diplomasına bakan.
var da var.
0
niye ama
(29.03.18)
hem yalan hem gerçek bu, duruma göre değişiyor.

ayrıca neden sığ gözükmek olsun ki tipe önem verdiğini ifade etmek, ülkemizdeki milyonlarca erkek sığ mı oldu şimdi?
0
yaraticinick
(29.03.18)
Hem olabilir, hem olmayabilir.

Notre Dame’ın kamburu gibi bir şekil bozukluğu ya da Ağır Yaşamlar’da bir sezonu geçirtebilir olmadığı sürece ya da tam tersi, görünce dağın taşın yerinden oynayacağı bir yakışıklılığı veya deli gibi bir şeytan tüyü yoksa insanların tipini çok da anlamıyorum. İnsanları siluet olarak görüyorum, ki zaten 4-5 kere görmeden de tanıyamam pek kimseyi. Hatta, ortam kalabalık olduğunda abimi de tanıyamadım. Milleti t-shirt’ten, monttan tanıyorum. Herkes birbirine benziyor bence ve tanımadığım herkes bir silüet sadece. İki ağız, iki kulak, bir burun, vb. İnsanlar konuştuklarıyla, söyledikleriyle yavaş yavaş tiplerini dolduruyor.

Yaşımdan dolayı böyledir diyecektim ama 20-22 yaşlarındayken Azra Akın dünya güzeli olmuştu ve o zamanlar Kıvanç Tatlıtuğ’la sevgililermiş. Tanımıyordum Kıvanç Tatlıtuğ’u. Beyaz Show’a çıkmıştı ve bir şeyler söylemeye çalışıyor, cümle kuramıyor; konuşması cok sıkıntılıydı. Oda arkadaşım “Dünyanın en yakışıklı adamı yeaaa” gbi bir şey dedi; adama baktım baktım “Konuşamıyor, bu mu yakışıklı” dedim. Meğer adam Best Model, vb. imiş o sıralar. Eskiden de varmış demek ki. Ha, Dean Winchester için iki bölüm içinde “Bu çok yakışıklı” dedim, öyle birkaç istisna oldu.

Hani sevgiliye “Sen Brad Pitt’ten daha yakışıklısın” dersin ve inanmaz ya, ama öyle görünüyor gözüme. Brad Pitt çevresinde haleyle dolaşmıyor ki benim gözümde. Sevgili ise parıl parıl parlıyor.

cay koy geliyorum’un dediği gibi bir baraj var. Barajdan sonrası çok bir şey fark etmiyor.
0
aychovsky
(30.03.18)
kadınların iki farklı tarzı var.ilki yakışıklı yüksek testosteron barındıran çekici adama karşı duydukları ilgi. bu ilgi aslında anlık ve genelde sadece çok genç kızlar bu tip adamlara aşık, olur aklından çıkaramaz. ya da o gece eğlenmeyi kafasına koymuş fırlama bir kadına iyi av olurlar. tabi bu adamı sadece şekil olarak analiz ettim yoksak kültürlü zeki biri ise o zaman ölümcül kombo.

ikinci tarzları ise daha derin ve kalıcı duygusal arkadaşlık-yakınlık-güven ilişkisi. bu ilişki öyle çok hızlı kurulmuyor ama kurulduğunda da oldukça kalıcı oluyor. işte kadınlar genelde ilk modlarını görmezden gelip bu ikinciyi hatırladıkları için tip önemli değil diyorlar. gerçi tip önemli değil deseler bile hepsinin bir tarzı var. bir kız arkadaşım için sakalsız bir erkek ile beraber olmak düşünülemezdi bir diğeri ise her daim chubby tipleri beğenirdi. çok nadir olarak tipleri birbirine pek benzemeyen erkeklerle çıkan kızlar da gördüm.

son olarak dış görünüşü sadece tip olarak değerlendirmemek lazım, dış görünüş aynı zamanda ait olduğun kültürün ve düşünme biçiminin de bi yansımasıdır. iyi spor giydirdğinde gayet yakışıklı olacak bir adam. cemaat abisi gibi mavi pantolon beyaz gömlek ve metal gözlükle bir de uygun şivede konuluyorsa brad pitt olsa dönüp bakmazlar. bir de bunun üstüne özgüven ve bunun beden diline yansımasını eklersen konu iyice karmaşıklaşıyor.
0
orpheus
(30.03.18)
Ben tüm samimiyetimle söylüyorum hiç öyle sığ bilmem ne derdim yok. Benim için tipten önce zekası, kişilik özellikleri geliyor bunlar bende ok ise tipi zaten aşırı ama aşırı (yukarıda bir üst duyuruda söz edilen di Maria gibi mesela) çirkin değilse sevgili olma engeli kalmıyor.
0
eksi sozlugun tatli insani
(30.03.18)
tipten cok sempatik olup olmamasi onemli sanirim. benim begendigim erkeklerin cogu arkadaslarim tarafindan yakisikli bulunmuyordu mesela ama bana asiri sempatik geliyorlardi. askin gozu kor dedikleri olayi da tecrube etmis olabilirim, bilemedim simdi :P
0
cocuklugundan optum seni
(30.03.18)
aychovsky +1
0
harekatamiri
(30.03.18)
tipe önem vermek, geri kalan hiçbir şeyi iyi olmasa da olur yeter ki yakışıklı olsun demek mi ? ya da tipe önem vermiyorum diyenler her baktıklarında çirkin buldukları insanlarla mı beraber oluyor ? hiç sanmıyorum. birçok kadın için ilk kriter tip olmayabilir ama mutlaka bir fiziksel çekim, beğeni vardır. aksi bana mümkün gelmiyor. bu beğeninin ölçütleri de herkese göre değişir.
0
aquarium
(30.03.18)
Sallamışlar bence.
0
Angelismeee
(30.03.18)
kablelvuku
(30.03.18)
@idexo, hahah iyi güldüm valla. Tipimle barışığım ama çok şükür :)
0
🌸noluyo yaa
(30.03.18)
tanıdığım bir kız arkadaş var, birkaç aya evlenecek ama sürekli erkek arkadaşının çirkin olduğundan ama onu sevdiğinden bahsediyordu. "çirkin ama ben seviyorum" diyordu. niye sürekli çirkin olduğunu vurgulamak istediğini ben anlayamadım ve özellikle soran olmadı ama bu kadar vurguladığına göre bir sıkıntı olduğunu veya ileride olacağını düşünüyorum.

bu durumda tip önemli olmasa da fiziksel olarak onu ona çeken bir şeylerin olması lazım.
0
dedimmidemedimmi
(30.03.18)
(8)

Daha dün yılbaşı değil miydi ya

ms brownstone
Değilmiş çünkü resmen üstünden 3 ay geçmiş. Yılbaşında çok güzel bir şey yaşadığımdan değil de ne bileyim ben hala tarih atarken 2018 yerine 2017 yazdıktan sonra fark edip düzeltiyorum. 2017 de hayatımın en kötü yılıydı hatta. 2016'dan çıkamamış gibi hissediyorum kendimi ama 2018'in ilk üç ayı geçip
Değilmiş çünkü resmen üstünden 3 ay geçmiş. Yılbaşında çok güzel bir şey yaşadığımdan değil de ne bileyim ben hala tarih atarken 2018 yerine 2017 yazdıktan sonra fark edip düzeltiyorum. 2017 de hayatımın en kötü yılıydı hatta. 2016'dan çıkamamış gibi hissediyorum kendimi ama 2018'in ilk üç ayı geçip gitmiş bu arada ben 2 sene öncesinden çıkamazken.

Siz de böyle misiniz geçen zamana karşı? 2018'in 1/4'ü bitip gitmiş mesela ama sizin için de aşırı hızlı mıydı bu süreç? Yeni yılın ilk 3 ayı nasıldı mesela sizin için? Size bir şeyler kattı mı yoksa aniden geçip gitti mi? Ne okudunuz, ne izlediniz ya da ne dinlediniz? Ya da daha da güzeli ne yaşadınız, nereleri gördünüz? Anlatsanıza biraz.
0
ms brownstone
(29.03.18)
Rahmetli dedem cümlelerine "yıl 1980" diye başladığında gülerdim küçükken. Geçenlerde fark ettiğim üzere ben de aynısını yapmaya başlamışım. O albüm 2004'te çıktı, o film 2012'de vizyona girdi falan diyorum konusu açıldığında. Daha dün gibi hatırladığım şeylerin üstünden 15 yıl geçtiğini fark edince şok oluyorum. Enteresan bir olay. Ben 4. sınıfı bitirmeye çalışıyorum şimdilik. Hayata daha atılmadım.
0
dissendium
(29.03.18)
Nasıl oldu ben de bir şey anlamadım. Sorsan ne yaptım, ne ettim , ne kazandım diye hiçbir şey yok.
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
Zaman git gide daha hızlı geçiyor. Bunu bilmeme rağmen de bir şey yapamıyorum. Dediğin gibi daha dün yılbaşıydı.
0
valarmurgulis
(29.03.18)
iyiymiş. bence daha dün 2015'ti. :/
0
sen git ben geliyorum
(29.03.18)
1990 deyince aklıma 10 yıl önce falan geliyor benim hala. 28 sene olmuş vay be. 90 dünya kupası falan derken meğer milattan öncesinden bahseder olmuşuz. yaşlandık azizim.

2017'de çok kitap okuyamadım hayvan gibi çalıştığımdan dolayı. 2018'de en az 12 kitap diye yola çıktım şu an ilk çeyreğin sonunda 3 kitap okumuş olmam lazımdı ama daha ikincinin yarısındayım. çok hızlı geçiyor zaman ve sanırım 5-6 kitap anca okuyacağım bu sene de.
0
levpontryagin
(29.03.18)
2020'ye 1,5 yıl kaldığına inanamıyorum ben asıl.
0
givemesomesubstance
(30.03.18)
o değil de bu kış neydi lan. kar yok bir şey yok. sonbahar gibi geldi geçti.
0
nothing in my way
(30.03.18)
Oha "2020'ye 1.5 yıl" kalmış?!!!

Ben hala kendimi Ekim 2017'de sanıyorum :-)

Edit. gram altın +1
0
hana bi
(30.03.18)
(24)

Çantanızda ne var?

fragile lady
Çantam devasa bir boyutta ve içinde bir dünya şey var. Kendimi hamal gibi hissediyorum ama bir yandan da taşımam gerekiyor onları. Sizin düzenli olarak kullandığınız çantanızın içinde neler var? Daha hafif bir çanta için ne yapmalıyım?
Çantam devasa bir boyutta ve içinde bir dünya şey var. Kendimi hamal gibi hissediyorum ama bir yandan da taşımam gerekiyor onları. Sizin düzenli olarak kullandığınız çantanızın içinde neler var? Daha hafif bir çanta için ne yapmalıyım?
0
fragile lady
(29.03.18)
bene eskiden deli gibi tüm makyaj malzemelerini taşıyordum. artık bıraktım. bu sayede yüküm yarı yarıya indi.

telefon, cüzdan, kulaklık, dudak nemlendiricisi, polo şeker, anahtar. bazen de ufak su şişesi.

bunun dışında ekstra makyaj malzemesi vs taşımam gerekiyorsa makyaj çantasına koymayıp direkt çantanın dibine atıyorum, daha az yer kaplıyor.

yaz mevsimi için gözlük tabi, unutmuşum.

hatta al bak da salaklığımı gör.
www.eksiduyuru.com

hayır bi insan allık ve fırçasını neden yanında taşır, nasıl bi manyaklık benimki acaba? sanki acil podyuma çıkıcam asşkaşdlf yalnız küçük bi törpü ya da tırnak makası özlemi çekmiyor değilim çünkü tırnaklarım çok kolay kırılıyor ve deli ediyor beni düzeltene kadar o kırık,tırtıklı kısım.
0
elorelia
(29.03.18)
Telefon, cüzdan, bir tane ruj, kalem, kulaklık, kitap, gözlük kutusu, anahtar, dudak balmı, ıslak mendil, kuru mendil, orkid

Benimki deprem çantası kıvamında anlayacağın :D
0
helena
(29.03.18)
ne var ki o kadar? bende cüzdan, anahtar, şarj aleti, kulaklık, göz kalemi, ayna, krem, ruj, günlük ped, deodorant, hava yağışlıysa şemsiye var. böyle yazınca çok gibi oldu ama boyutları küçük olduğu için pek yer kaplamıyor.
0
dedimmidemedimmi
(29.03.18)
bilgisayar, dosya, ıslak mendil, kuru mendil, başka mendiller(xd), ruj, kulaklık, minik parfüm, şarj aleti, minik defter iki tane, kalemlik, soğuksa şal veya kapşonlu, su, cüzdan, krem ve antibakteriyel sprey. dışarıya gezmeye gidiyorsam bilgisayar, defter, dosya ve şarj aleti çıkar makyaj çantası girer.

not: normalde sırt çantası taşıyorum da gezmeye vs giderken normal çanta.

edit: yazdıkça aklıma geliyor ve ekleniyor:D
0
playing star again
(29.03.18)
cüzdan, kağıt mendil, ıslak mendil, güneş gözlüğü, anahtar, lipbalm, günlük ped, kulaklık, powerbank veya şarj aleti, telefon. bütün gün dışarıda olacaksam böyle.

ama fırsatım olduğunda en elzemleri cebe atıp çıkıyorum, mis.

bu arada sen ne taşıdığını yaz, biz de hangisinden vazgeçebileceğini söyleyelim bence.
0
bxgx
(29.03.18)
Yok yok diyebilirim. Cüzdan, güneş gözlüğü, anahtarlık, gözyaşı damlası, ağrı kesici ve bir ilaç daha, naneli şeker, ped, makyaj çantası, parfüm, tablet, cep telefonu, ıslak mendil, kuru mendil, gözlük silme mendili, kulaklık, el kremi, termos bardak, şarj aleti, kindle ya da kitap. Aklıma gelenler bunlar.
0
devilred
(29.03.18)
laptop-iş notları-ders notları-günes gözlüğü-powerbank
0
binder dandet
(29.03.18)
Deodorant dış fırçası ve macunu tıraş köpüğü ve bıçağı krem
0
all girls dream
(29.03.18)
erkek olarak şunu dene diyebilirim cesaret edebilirsen.
yanına cüzdan,telefon ve anahtarlarını al.
dayanabilirsen 3 gün böyle gez.
sonra esas ihtiyaçların ortaya çıkacaktır.
benim laptop çantam için güzel bir çözüm olmuştu.
0
victim35
(29.03.18)
anahtar, cüzdan kulaklık, bir adet lastik toka, ruj ve allık.
çantam da el kadar bu arada.
0
damla sakızlı dondurma
(29.03.18)
beyfendiye edc gönderelim

everydaycarry.com
0
edgenabby
(29.03.18)
bilgisayar
şarj aleti
kitap
cüzdan
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.03.18)
şarj aleti
kulaklık
su matarası
selpak
gözlük
defter
hırka
kalem
kitap
parfüm
krem
çantanın dibinde de bir sürü ıvır zıvır var, ne olduklarını ben bile bilmiyorum.

cüzdanı ve telefonu cebimde taşıyorum.
0
sir gawain
(29.03.18)
Şu an olanlar:
Cüzdan, optik gözlük ve güneş gözlüğü, şemsiye, ajanda, not defteri, kalem, dudak nemlendirici, iki tane ruj, ıslak mendil, peçete, anahtarlık, diş fırçası ve macunu, şarj aleti ve kulaklık.
0
pike
(29.03.18)
Su, telefon, mendil, nemlendirici krem(kis aylarinda), el kremi, dudak nemlendiricisi. Tüm kremler cok kucuk metal kutularda. Ama bir litrelik su kabim nedeniyle cok da hafif bir canta olamiyor.
0
buf-e kür
(29.03.18)
Cüzdan
Bozuk para cüzdanı
Gözlük kabı
Kulaklık
Su şişesi
Şemsiye
El kremi
Dudak nemlendiricisi
Islak mendil
Peçete
Anahtarlık
Telefon
0
i m cool with that
(29.03.18)
Cüzdan, kulaklık, anahtar, güneş gözlüğü, bez çanta (market alışverişleri için)
Dudak nemlendirici, kitap, peçete
0
peggy
(29.03.18)
Genelde cuzdan, pecete, su sisesi, anahtar, gunes gozlugu, goz kalemi, ruj, market alisverisi icin poset/bez canta, tukenmez kalem ve a6 boyunca ajanda.
0
kuehles blondes
(29.03.18)
Cüzdan
Ruhsat
150ml’lik parfüm
Ev anahtarı
İş anahtarı
Araba anahtarı
Güneş gözlüğü
El kremi.
0
hernezıkkımsa
(29.03.18)
-Telefon
-Cüzdan
-Bozuk para cüzdanı
-Anahtarlar
-Toka
-Kitap
-Kalemlik
-Sağlık ve makyaj çantası (içinde yara bandı, gözlük bezi, ıslak mendil, kuru mendil, dudak balmı, el kremi, el dezenfektanı, kolonya, diş fırçası, göz damlası, ruj, ped)
-Kulaklık
-Sakız, şeker
-Termos
-Su

Bir sürü şeyi de arabada bırakıyorum. Yedek ayakkabı ve kıyafet, gözlük, şemsiye, fazla kitaplar, ayakkabı süngeri, powerbank vs.
0
Lim5
(29.03.18)
Kitap
Cüzdan
Kent kart kulaklık personel kartı
Islak mendil kuru mendil
Göz damlası
Anahtar
Üç beş malzemeden oluşan minik makyaj çantası (kalem kutusu aslında)

Yazın da güneş gözlüğü
0
mutlusismankedi2015
(29.03.18)
Bütün günü dışarıda geçireceksem eğer sırt çantamda:
Kitap
Defter
Birer Kursun- tükenmez kalem ve silgi
Yeşilçay dolu termosum
Su şişem
Telefon-şarj
Selpak
Naneli şeker
Cüzdan

Normal kol çantamda:
Telefon/şarj
Kitap
Defter
Kalem
Cüzdan
0
Amaranta ursula
(29.03.18)
boxer, tişört, çorap, (havaya göre) yağmurluk, el kremi, saç kremi, deodorant ve roll on, diş fırçası ve macunu, listerine; bot giymişsem, iş için spor ayakkabı, yara bandı, yanık kremi, şarj aleti, ıslak mendil(ler), kağıt mendil, şarj aleti ve power bank, isviçre çakısı, iş eldiveni :P , kedi maması, içme suyu, birkaç kalem, çakmak :) bir de çok ağırlık yaptığı için çıkardığım çok amaçlı bir alet vardı. testeresi, çekici, makası vs bir sürü aparatı olan.

bonus: (git: #1190902 )

edit: küpelerim :P
0
runagain
(30.03.18)
goz damlam
powerbank
gozluk
bandana
yemegim.
kuruyemis
su
meyve
kulaklik
0
baldur2
(30.03.18)
(6)

Spor yaparken dinlenilecekler

monogram
Selamlar,Spor yaparken dinlediğiniz bir playlist, belirli bir tür ya da sanatçı var mı? Teşekkürler.
Selamlar,

Spor yaparken dinlediğiniz bir playlist, belirli bir tür ya da sanatçı var mı?

Teşekkürler.
0
monogram
(27.03.18)
deep house dinliyorum.
0
Tears of Devil
(27.03.18)
Spinning yaparken disco ağırlıklı olmak üzere hareketli şarkılar dinliyorum.
0
cemallamec
(27.03.18)
eazy
(27.03.18)
Spotify üzerindeki bütün metal playlistleri dinlerim sırayla.
0
karacigerim vur kadehlere
(27.03.18)
sprint ya da muscle-up antrenmanlarında hızlı şeyler tercih edebiliyorum. bloc party, the strokes ve franz ferdinand'ın ilk albümleri, king gizzard'ın nonagon infinity'si, şarkı olarak da joy division'ın she's lost control'u, arcade fire'ın ready to start'ı falan şimdi aklıma gelen eşliğinde sprint atmayı sevdiğim müzikler.

hareket yaparken belirli bir türe odaklı kalmıyorum ama. arka planda alman endüstriyel, avant-folk, post-minimalizm, modern klasik vs her türlü müzik olabiliyor. hareketleri yavaş yaptığım için müzik desteğine ihtiyaç duymuyorum. yalnız geçenlerde amut şınav çekerken robert wyatt denk geldi, bütün enerjimi söktü aldı, yarıda bıraktım seti. robert wyatt'ı tavsiye etmem o yüzden. hehe.
0
misterturist
(27.03.18)
(15)

Dünyanın herhangi bir noktasında istediğiniz şartlarda

rahip janick
yaşama şansınız olsa idi, nereyi ve hangi şartları seçerdiniz? Google maps'ten lokasyon atarsanız muhteşem olur.Sizden Gelenler:Bel Air (Los Angeles - ABD) 1Türkiye Dışında Herhangi Bir Avrupa Ülkesi 1Vancouver (Kanada) 1Wellington (Yeni Zelanda) 1
yaşama şansınız olsa idi, nereyi ve hangi şartları seçerdiniz?

Google maps'ten lokasyon atarsanız muhteşem olur.

Sizden Gelenler:

Bel Air (Los Angeles - ABD) 1
Türkiye Dışında Herhangi Bir Avrupa Ülkesi 1
Vancouver (Kanada) 1
Wellington (Yeni Zelanda) 1
0
rahip janick
(27.03.18)
0
i was made for you
(27.03.18)
0
monogram
(27.03.18)
0
eazy
(27.03.18)
İngiliz olmak, Londrada yaşamak isterdim.

edit: işte burada goo.gl
0
cay koy geliyorum
(27.03.18)
Hayaller Oregon, gerçekler burası goo.gl
0
bos gezenin bos ustasi
(27.03.18)
Zürih

goo.gl
0
silah taciri
(27.03.18)
0
voyager 1
(27.03.18)
Kararsizliktan ortada kalirdim. Icinde her bir haltin oldugu, kalabalik hareketli bir sehirde yasamak isterdim ama.
0
stavro
(27.03.18)
stavro, o zaman senin için New York en iyi seçenek.
0
i was made for you
(27.03.18)
goo.gl


şu caddedeki evlerden herhangi biri... oxfordshire yaşamak istediğim yer...
0
Tears of Devil
(27.03.18)
Brezilya, Recife
0
megalomaniac
(27.03.18)
1-Tromso
2-Sahili, havası ve doğası güzel herhangi bir güney şehri
0
harvey
(27.03.18)
Ankara’da yaşıyorum yine burayı tercih ederdim.
0
yavru tosun
(27.03.18)
1-)Honduras
2-)Mont saint michel
0
Amaranta ursula
(27.03.18)
hepsi olurdu. burası resmen öldürüyor insanı.
0
runagain
(27.03.18)
(8)

Bu şarkıyı bulabilir miyiz?

Amaranta ursula
Merhaba https://vocaroo.com/i/s1lnuBjebpnfTeşekkürler.
Merhaba
vocaroo.com
Teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(26.03.18)
buna benzettim ama bi yandan da değil gibi, emin olamadım.

www.youtube.com
0
tepedeki psychedelic adam
(26.03.18)
@tepedeki psychedelic adam, malesef bu değil:(
0
🌸Amaranta ursula
(26.03.18)
ses tanıma araçlarıyla zor, fransızca bilen birinden sözleri anlamasını isteyebilirsin; o şekilde nispeten daha kolay olur.
0
Bruce
(26.03.18)
Sözleri aratınca çıkmıyor, direkt bilen biri lazım.
0
i was made for you
(26.03.18)
nerede duydun, nasıl kaydettin bu bilgileri verirsen daha kolay bulunur.
0
turk kelekom
(27.03.18)
Fransızca bilen arkadaşa da sordum o da bulamadı.

@turk kelekom la battaglia di algeri filminde geçiyordu. Ama filmin muziklerine de baktım. Sonuçlarin hepsi filmin müzisyeni olan ennio morricone müzikleri çıkıyor. Bu müzik de askerler sokaktayken duyuluyor.
0
🌸Amaranta ursula
(27.03.18)
@amaranta ursula :

filmin sonunda aslında ipucu vermiş "Miranda Martino" seslendiriyor parçayı, ancak öyle bir parça malesef gerçekte hiç kayıda geçmemiş gibi duruyor.

www.youtube.com

Aynı hanımfendinin "Me ne infischio" isimli parçasının Fransızca cover'ını yapmışlar gibi duruyor film için. Muhtemelen film içeriği dolayısıyla gerçek bir Fransızca parçayı kullanma izni alamadılar herhangi bir sanatçıdan, İtalya'da o dönem epey ünlü olan Miranda Martino'ya kendisine ait bir parçayı coverlattılar.
0
turk kelekom
(27.03.18)
@turk kelekom çok çok teşekkür ederim. Evet dediğin gibi şarkı italyanca ve filmde de Fransızca coverlamışlar çok büyük ihtimalle.
0
🌸Amaranta ursula
(27.03.18)
(4)

Unutamadığınız kanun

1adam
sesleri/taksimi dinlemek istiyorum bu gece mümkünse. var mıdır favoriniz?
sesleri/taksimi dinlemek istiyorum bu gece mümkünse.
var mıdır favoriniz?
0
1adam
(25.03.18)
Her ne kadar mûsikîde yeni olsam da:
youtu.be
youtu.be
youtu.be
youtu.be
0
Amaranta ursula
(25.03.18)
iş kanununu unutamıyorum, ihbar süresi ilk 6 ay 2 hafta, 6 aydan 1,5 yıla kadar 4 hafta falan hep aklımda...
0
benim adim kerim hepinizi severim
(25.03.18)
@benim adım..
komik değil ama yine de zahmet edip renk kalmışsın tikini verdim :)
0
🌸1adam
(25.03.18)
Göksel Baktagir'in Café İstanbul: Sirtolar ve Longalar albümü enfes.
0
joker hakki
(27.03.18)
(20)

Kendimi Böcek gibi Hissediyorum

sucuklu yumurta
az önce instagram dan aynı işyerinde olduğumuz bir kızın profilini stalkladım. Kız çok güzel, bir kere beline kadar uzanan sarı saçları, iri mavi gözleri var. Türkiye'de sarışın mavi gözlüysen tamam zaten. Ben çirkin değilim belki, makyaj ve giyimle güzel oldğum söylenir, ama bu kız gibi çarpıcı güz
az önce instagram dan aynı işyerinde olduğumuz bir kızın profilini stalkladım. Kız çok güzel, bir kere beline kadar uzanan sarı saçları, iri mavi gözleri var. Türkiye'de sarışın mavi gözlüysen tamam zaten. Ben çirkin değilim belki, makyaj ve giyimle güzel oldğum söylenir, ama bu kız gibi çarpıcı güzel değilim işte. Kızın annesi üniversitede saygın bir prof, babası avukat. El bebek gül bebek büyütülmüş yani, belli. Özgüven ve mutluluk fışkırıyor gözlerinden. Kızın annesi 50'li yaşlarda ama kadında makyaj, bakım o biçim. Benimse annem ilkokul terk ev kaıdını, babam lise terk işçi . Özgüvenim iğdiş edilerek, değersizlik hissiyle büyütüldüm. Hala da şaşırırım bu şekilde büyümüşken geldiğim bu noktaya.

Kızın arkadaş çevresi dehşet. Yüzlerce binlerce arkadaşı var. Hani bir geyik vardır ya "güzel kızların kız arkadaşı olmaz, kızlar güzel kızları kıskanır" diye. Külliyen yalan. Güzel kızlarla en çok kızlar arkadaş olmak istiyor. Kızlar güzel kızlara çok değer veriyor. Kızın bütün fotolarının altında "bu ne güzellik, maşallah, harikasın, ölürüm sana " yorumları var hepsini de kızlar yazmış. Devamlı parti fotoları. Bense her haftasonu evde pineklerim. Bir tane arkadaşım yok. Sanırım lanetliyim. Hangi yeni sosyal ortama girsem "belki bu sefer arkadaş edinirim" umuduyla girerim, insanlarla muhabbet kurmaya çalışırım, insanlar da başta benle konuşsalar bile bir süre sonra uzaklaşırlar. Lanet var.

Bu kadar güzel bir kız, ailede şanslı, aşkta şanslı, sosyal hayatta şanslı. Bu kızla aynı konumdayız iş olarak, ama bu kız sosyal ilişkiler olarak da güçlü. Bütün genel müdürlerle arkadaş olmuş. Ben genel müdürlerin odasına girmeye çekinirken, suratlarına bakamazken, genel müdürle konuşurken heyecandan sesim tir tir titrerken, bu kızın sosyal becerileri o kadar yüksek ki demek, hepsiyle arkadaş olmuş, muhabbet kurmuş :( Kızın aşk hayatı da süper, kendisine aşık bir erkekle evli belli, adam çok yakışıklı değil, ama iyibir işi var, kızı seviyor, kız telli duvaklı gelin de olmuş. Hayatı dört dörtlük. Eksik aksak tek bir yön biler yok.

Kendimi kötü hissettim, paylaşmak istedim. Hata yapıyorum, şükretmek önemli ve ben hep şükür etmeye çalışırım. Ama bu duygular fışkırıyor içimden. Ben de bu kız gibi olmak isterdim gerçekten. Siz de böyle duygular hissediyor musunuz zaman zaman?Nasıl aşıyorsunuz?
0
sucuklu yumurta
(25.03.18)
Hissetme öyle neden hissediyorsun :) Ona göre artı birçok özelliğin vardır eminim fakat değersizlik duygusuna kapılmışsın. Aile eğitimi, yetiştirilme şekli vb o kadar önemli ki, insan hayatı boyunca taşıyor bunun etkisini.
0
msb
(25.03.18)
Bakış açın yanlış bana göre. Birilerini yüksekte görüp de iç geçirmek, kıskanmak ya da gıpta etmeyi çok doğru bulmuyorum. Hekres kendi hayatını yaşar.

Kendin söylüyorsun aynı konumda çalışıyorum diye. O tepeden inmiş, sen belki cırmalayarak gelmişsin, bu seni gururlandıracağı yerde eğip bükmemeli.

Ayrıca sosyal beceriye sokayım. Evet. İnsan la, en iğrenç bi pislik ölüsü dirisi ayrı pis kokan, boktan boktan şeyler yiyen domuzdan hallice bir yaratıktan bahsediyoruz.

Aç bak çağının ve içinde bulunduğu toplumun önünde olan insanlara hiçbiri sosyal yönden çok mükemmel değildir. Ha bu her antisosyal hımbılı dahi yapmıyor ama sosyal olmak, sevilmek bilemiyorum. Beni sevmesinler zaten lan ben tiksiniyorum insanlardan.
0
bos gezenin bos ustasi
(25.03.18)
@msb çok haklısın :( kişilik 2 yaşında oluşuyormuş. benim babam yozgatlı, annem çankırılı. kız evlat olduğum için ezilerek, baskıyla büyütüldüm. sindirildim. ailem bana özgüven kazandırmaya kasmadı. sonradan okul hayatımda çok akran zorbalığına uğradım. evet değersizlik hissim var. kendimi iyi ve güzel hiçbir şeye layık görmüyorum sanki. bilinçli yaptığım birşey değil bu, otomatikman oluyor :(
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
@benaaymi, benim çekindiğim genel müdürlerle kız kanka muhabbeti yapıyor, teklifsizce arıyor, arkadaş oluyor. öyle bir özgüveni var. bense çok eziğim galiba :(
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
benim annem de prof, babam da avukat olsaydı, üst düzey okumuş bir ailede büyüseydim ben de bu kız gibi olabilirdim.

ben nasıl büyüdüm ama anlatayım mı ? annem ilkokul terk ev kadını. 3-4 yaşlarındayken beni kucağına oturtur, "bak a..ndan kan gelirse hayatın mahvolur. a..dan kan gelirse hayatın söner. a..dan kan gelirse söyle bana" diye diye büyüttü !! yaşadığım travmayı anlatamam. 30 küsur yaşındayım karşı cinsle ilişkim olmadı, gönül ilişkisi de kuramıyorum, kabullendim evde kaldığımı. hayatım mahvedildi.
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
Instagram kullanmayın. Kendinize karşı acımasız olmayın. Hiçbir hayat dışarıdan göründüğü gibi mükkemmel değil. İyi yönlerinizi düsünün.
0
Amaranta ursula
(25.03.18)
güzellik veya iyi bir fiziksel yapı aynı zamanda iyi bir referans maalesef. fakat bu gerçekliği değiştirmek güç. bakıp bakıp iç geçirmenin de manası yok. özellikle sosyal medya platformlarının bu konuda yanıltıcı olduğunu düşünüyorum. orada insanların, sadece mutlu anları görüyorsun ya da onların görmesini istediği şeyleri görüyorsun. onun dışında arkadaş olayı belli bir yaştan sonra cidden zor fakat belli de olmaz güzel şeyler birdenbire olur derler değil mi ?
0
biravekahve
(25.03.18)
valla olabilir daha süperleri de olabilir bunda sıkıntı yapacak bir şey yok,
kendi durumunuzla onu kıyaslamaktan vazgeçin başka insanları referans alırsanız daima mutsuz olursunuz.
0
basond
(25.03.18)
şu yazdığından bile sorunun yalnızca senden kaynaklı olduğu o kadar anlaşılıyor ki... 23 yaşındayım, hiçbir yerim tutmuyor, dombilinin tekiyim, param pulum da yok ama o kızdan daha özgüvenli olabilirim sjsjfs. nasıl aşıyorsunuz kısmına cevap vereyim kendimce,

en başta kendi değerini yaratman ve kendini insanlarla kıyaslamaktan vazgeçmen lazım. bu hayat senin. mutluluğunu başkalarının tayin etmesine izin verme. tabii ki sosyal varlıklar olarak belirli çevrelerle iletişim kuruyoruz, onların yaşamlarından veya davranışlarından etkileniyoruz ki bunda yanlış olan hiçbir şey yok ama ipleri tamamen onların eline bırakırsak asla mutlu olamayız. böyle bir dünya yok. mutluluğu kontrol edebileceğin, yönlendirebileceğin, bir birey olarak tayin edebileceğin şeylerle bulman lazım. uzun lafın kısası kendine bakman, kendinle mutlu veya mutsuz olman gerekiyor.

benim annem de ilkokul mezunu ve ben annemle gurur duyuyorum. saygın bir profesör olsa çok daha fazla gurur duyardım belki de, kendimi daha güçlü hissederdim ama sonuç olarak ben kendi yaptığım her işte, kendi attığım her adımda daha iyi hissediyorum. ilkokul mezunu kadının yetiştirdiği çocuk olarak üniversite okuyorum mesela. bundan 12 sene sonra belki ilkokul mezunu kadının çocuğu olarak profesör olacağım. neden başkasının annesi profesör olduğu için ezilmem gereksin ki? aksine, bundan güç alırım; benim annem ilkokul mezunuysa eğer, kendi çocuğumun annesi bir tık daha eğitimli olsun diye uğraşırım, eğer illaki bunu sorun edeceksem. bu konularda pozitif düşünmek, olumlu tarafından ve değiştirilebilecek kısımlara yaklaşmak gerekiyor. "NİYE İLKOKUL MEZUNUSUN LAN" diye annemi sopayla dövebilirim ama bu sadece bizi mutsuz eder.

hadi annen hem ilkokul mezunu hem de ultra cahil, insan içine birlikte çıkmaktan utanacağın biri olsun, öyle varsayalım... yine sorun değil. anneni sen seçmedin. sevmiyorsan, iyi anlaşmıyorsanız, pekala arana mesafe koyup da kendi hayatına devam edebilirsin. bu biraz yurtdışında türkiye'yi gömmeye benziyor: unutma ki annesini, ülkesini, etrafındakileri küçümseyen insan başkalarına daha karizmatik ve büyük görünmez. aksine, "çıktığı deliği beğenmiyor" diye ayıplarlar, başkalarının üzerine basarak yükselmeye çalışan ezik ve zayıf karakterli biri olduğun düşünülür.

kızın hayatına bu kadar takılman ise tam anlamıyla facia. yahu onun pırıl pırıl bir hayatının olması seni niye üzüyor, manyak mısın affedersin? bak işte ne güzel, etrafında mutlu ve özgüvenli birisi var. demek ki böyle şeyler olabiliyormuş. illa bir şey yapacaksan bundan güç almaya çalışsana. çirkin hissediyorsan spor yap, kendine değer ver. hem fiziksel hem mental olarak geliştir kendini. keyif aldığın şeylerle ilgilen, kendini iyi ve değerli hisset. gerçek şu ki dünyanın her yerinde, her an çok sayıda mutlu ve mutsuz insan var, olmaya devam edecek. bunları düşünerek, bunları takip ederek hayat yaşanmaz.

bence sorunun sosyal medya bağımlılığı. insanların fotoğraflarına, mutluluklarına bakıp da depresyona girmenin başka sağlıklı bir açıklaması yok benim gözümde. insanlara bakma, kendi hayatını yaşa. sen kendine değer verirsen, insanların da sana değer verme ve seni "adamdan sayma" ihtimali aynı ölçüde artar. herhangi bir insandan daha değerli veya değersiz değilsin, bunun belirleyicisi büyük ölçüde senin yaşamın ve tavırların. çok donanımlı, çok zeki olup evden çıkmayan birisi "arkadaşım yok" diye ağlayıp kendini değersiz hissedebilecekken; seviye olarak o kişinin yarısı dahi olmayan birisi çok güzel arkadaşlıklara sahip olabilir. benzer şekilde, senin o çok iyi sandığın arkadaşlar özünde pek iyi de olmayabilirler...

hiçbir şey siyah veya beyaz değil. insan hayatı 1 ve 0'lardan oluşmuyor. kendine bu kadar yüklenme. sosyal becerilerin zayıf olabilir. güzel olmayabilirsin. bunlar sorun değil. sorun bunları belirleme yetkisini insanlara vermende. tabii ki birisi iltifat edince iyi hissedersin, tabii ki sevgilin olunca daha özgüvenli olursun vs. ama hayatını ve güzelliğini başkalarının sözüne bağlama tamamen. çünkü birisi güzel buluyorsa birisi çirkin bulacak. bu şekilde mutlu olmak imkansız.

böyle yaşanmaz. başka birisi gibi olmayı isteme, hoşuna gidiyorsa eğer sen kendinden o kızı yarat. ben açıkçası en özgüvensiz ve iğrenç hissettiğim zamanda bile başkası olmayı istemedim. iyi olacaksam kendi halimle iyi olayım. gerisi hikaye.
0
der meister
(25.03.18)
peki neden hiç şöyle düşünmüyorsun? o kız bütün bu özgüvenine rağmen, bütün bu aile yapısına rağmen seninle aynı konumda? hatta şöyle diyelim, sen o beğenmediğin kendine rağmen o özgüvenli kızla aynı konumdasın. sen çok daha iyisin!! sadece görmen lazım.
0
mehmed resad
(25.03.18)
Onun üzerinden kendi mutsuzluğunu görüyorsun. Sevgilin olsa, çok sevdiğin arkadaşların bulunsa, hobilerinle mutlu olsan o kadını gözünde bu kadar büyütmezsin. Hayatı tek kişiye indirgemenin hiçbir faydası yok. Her zaman için bizden daha güzeli, zengini, mutlusu var. Bu durumu kabullenmek lazım.

Ailemiz çok farklı değil. Anadolu insanında sana yapılan baskı olağanlaşmış artık. Evet, suçun büyük çoğunluğu ailende ama kendini bu işin içinden sıyıramazsın. Bir şekilde tutunmak zorundasın.

Kendine aksiyon yaratmıyorsun gibi geldi bana. Arkadaş edinemediğini söylemişsin ama edinmek için pek bir şey yaptığını sanmıyorum. Evde pineklemenin tadı ayrıdır fakat harekete geç biraz da.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(25.03.18)
ya iyi de kızın hayatında tek bir aksak olmadığını nereden biliyorsun. instagram'a aksak yönlerini koyacak eğil ya?

ayrıca kişilik iki yaşında oluşuyor diye bir şey yok. karakterimizde çevremizin etkisi olsa ben insanın kendini var ettiğine inanıyorum. şu anki hayatını beğenmiyorsan içinde olmak istediğin hayat için çabala. partiye mi gitmek istiyorsun? git. bir kere arkadaş bulmazsın iki kere bulamazsın 15.'de bulursun..

bu kadar drama yaratılacak bir durum yok bence.
0
playing star again
(25.03.18)
Maşallah ya, kimmiş o kız? Ben ilkokuldayken aşık olduğum kız, en yakın arkadaşımı seviyordu. Çocuk da sarışın, mavi gözlü falan. Keşke ben de o çocuk gibi olsam diyordum o zamanlar. En yakın arkadaşıma özeniyordum yani. Sonra ortaokula doğru benim boyum falan uzadı. Okulun en çalışkan, hatta en güzel kızlarından biriyle sevgili oldum. Sonra başka birine özenmenin kendimizi harcamaktan başka bir işe yaramadığını fark ettim. Sen o kız olsaydın eğer, kendinden vazgeçmiş olacaktın teorik olarak. Kendini az da olsa seven bir insan kendinden asla vazgeçmez. Ben de kendimi vazgeçilecek biri olarak görmüyorum. Ben zaten başkası olsaydım, ben diye bir şey olmazdı.
0
dissendium
(25.03.18)
Agustos ayinda hayatimin en zor donemlerinden birindeydim. Aslinda o kadar zor donemlerinden birinde degildim ama uykusuzdum, yorgunluktan geberiyordum. Bir enerji icecegi bulmustum, hayatima onunla devam ediyordum. Ictigim icecegim anksiyete ve depresyon gibi yan etkileri oldugunu bilmiyordum. Zaten zorlu bir donemde enerji icecegi diyetiyle kendimi daha manyak hale getirdim ve her seye aglar hale geldim. Hatta, bazi gunler buldugum nadir bos zamanda yatagin tepesinde tavana bakip agliyordum. Yine boyle bir zamanda universiteden bir arkadasimi Facebook'ta gordum. Kiz Almanya'ya tasinmis ailesiyle, deli gibi para kazaniyor ve ustune de Maldivlere bir ay tatile gitmis. Oyle mutlu guluyordu ki kiz, o mutlulugu gorunce aglamaya basladim. Hayatima lanet ettim, "Bu kadar ugrastim, bunun icin miydi" diye kendimi dagittim. Bir de bu kiz universitede hic kimsenin sevmedigi, herkesin kavgali oldugu bir kiz olunca iyice "Tamam, ilahi adalet yok da, bu kadar mi yok" diye aglamaya basladim.

Bir hafta sonra kalp carpintilarim siklasinca, "Bir de bunlarin ustune olmek uzere miyim" diye iyice bir sinir geldi. Meger bu gozyaslari ve moral bozukluklari cogunlukla enerji icecegi kaynakliymis ve icmeyi birakinca 3-4 gun sonra kendime geldim. Aglamalar durdu, moral yine bozuktu ama rahatsiz edecek kadar degil. Psikiyatra gittim "Bir hafta once sana ilac yazacagimdan emindim ama ilaca ihtiyacin yok. Kimyasallara karsi cok hassassin demek ki" dedi. Maldivler'deki arkadasin fotografini yine gordum. Aglayasim gelmedi amaititaf edeyim, icimden bir Sezercik dikip "Bi gun ben de yiycem o sekeyleyden, ben de goyucem Maldiv'leyi" deyiverdi. Sonra da Ekim sonuna kadar arkadakasi da, Maldivleri de unuttum.

Ekim sonunda Facebook'ta arkadasimin cok guzel, kocaman gulen bir fotografini gordum. Kocasi altina "Melek yuzlu sevgilim, melek oldun gittin" yazmis. Meger arkadasim 4 yildir bir hastalikla bogusuyormus ve o tatil son tatiliymis. O zaman anladim ki, kizin bu kadar buyuk gulmesinin sebebi yakinda olecegini bilmesi ve kalan zamanini en iyi sekilde gecirmeye calismasiymis. Bir kere daha kafama dank etti ki, ne diledigine dikkat etmek gerekiyormus. Boyle seyleri zaten biliyoruz ama boyle zamanlarda hatirliyoruz ve dank ediyor kafamiza.

Simdi burada "O zengin olabilir ama yarin da olebilir. Isteme oyle seyler" demeyecegim, cok sacma ama buradan cikarilacak bir iki ders var.

1. Kimsenin icini, hayatini, vb. bilemezsin. Mutluluk hicbir derdin olmamasi, hayatin kolay gecmesi degil. Sadece sen gozunde ideallestiriyorsun. Sosyal medyadaki iki fotograftan kizin hayatini bilemeyiz, kimse bilemez.

2. Hayat dedigimiz sey asiri kaygan. Hatta, Monte Kristo'nun dedigi gibi "Hayat bir fırtınadır, genç arkadaşım. Tam güneşin tadını çıkartırken, bir de bakmışsın ki kayalıklardan aşağı düşmüşsün". Obur gun yine gunesin tadini cikarabilirsin. Su haldeyken piyango sana cikar, istediklerinin cogunu elde edersin ve bugunku dertlerin kucuk gorunur. Yine su anda doktorun biri "Su kadar omrun kaldi" der, pesinden "Niye bu kadar uzdum kendimi" dersin. Bu kontrol edebilecegin degil, sadece kabul edebilecegin bir sey.

3. Baskasinin sahip oldugu bir seyi istemekte sorun yok ama baskasinin yerinde olmayi istemekte sorun var.

4. Ilk zamanlar ben de sucu "Ama ben boyle yetistirildim"e bagladim ama durum su ki, icinde bulundugun durumun (eger travmatik bir olay olmadiysa) sadece ve sadece seninle ilgisi var. Icinde bulundugun duruma "Ama bana boyle ettiler", "Ama ben boyle dogmadim ki" diye bahanelerle isyan etmek sana hicbir sey kazandirmayacak ve %100 dogru da degil. Sorumlulugunu al, "Ben hayatimin icine ettim" de ve baslangic noktani burasi belirleyip "Tamam, simdi ne yapayim" diye ilerle. "Insanlar benimle konusmuyor" degil, "Ben baska biri olsam kendimle gelip konusur muydum? Neden konusurdum, neden konusmazdim" diye bakmak onemli. Belki yanlis ortamdasin, belki kendini sevmiyorsun, belki de baska bir sey. Eseleye eseleye nedenlerini bulabilirsin. Sorun sensin, uzaklarda arama sorunu. Bunlarin sosyal adaletle ilgisi var ama mutlulukla yok.

5. Bu daha da kisisel bir not. Sukretmek ne kadar guzel olsa da ben sicak bakmiyorum. Cunku, cok tek tarafli ve acikcasi bana bencilce geliyor. Senden kotu durumdaki birine bakip "Oh, hele sukur soyle degilim" demek cok asagilayici geliyor. Illa bir kisi olmak zorunda degil, "Oh, hele sukur ki isim var" gibi bir sey soylerken aslinda bircok issizi asagiladigimizi dusunuyorum. Ayni sekilde, birileri de bizim durumumuza bakip "Oh, iyi ki bunun gibi degilim" diyordur eminim ki. Yani, atiyorum, o kizin sana bakip "Sukur ki ev hanimi ve isci kizi degilim" demesi hosuna gider mi? Yani, bircok insanda sukur iyi isleyen bir mekanizma, Iyi hissettiriyorsa ne guzel ama beni bencil ve dusuncesiz hissettiriyor sukretmek. Benim icin dogru olan "Oh,suyum buyum yerinde" degil; "Benimki yerindeyken, bununki neden degil" diye sormakta, sukretmenin de bunu engelledigini dusunuyorum. Yine de, bu fazla kisisel oldu. Eger sukretmek mutlu hissettiriyorsa, ne guzel.

6. Sorun sensin dedim ama bu elinde tuttugun keskin kilicin ucunu sana dondurmesin. Kendine adaletli davranmak apayri bir ust mekanizma, bunun altinda kendini sevmek var. Kendini sevmeyen kisi kendisine adaletli de davranamaz. Daha dogrusu soyle acayim. Kendine iyi davranmak, kendini sevmek kendini elestirmeye engel degil ama Maslow hiyerarsisi gibi dusun. Kendini sevmeden acimasizca elestirme. Ozetle, kendini yargilama, kendini dinle ve anla. "Dusene bir de ben vurayim" misali, hem dusen hem de dusene (kendine) vuran olma.

7. Bunu simdi yazmam ayip gerci ama isin gucun yerindeyse mutlaka profesyonel yardima basvur. Dinamik psikoterapiyi dusun. Bazen bu bataklik icinden kendi kendimize cikabilecegimiz kadar sig olmuyor.
0
aychovsky
(25.03.18)
benim annem babam mühendis ve doktor, ama bunun ailenin mesleğiyle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. kuzenimin babası sarhoş, ayyaş bi taksici, annesi ev kadını mesela ve öyle iyi bi kadın da değil, olaysız günleri yok. ama benden daha mutlu ve başarılı. instagramı da öyle.

bence üstündeki bu kötü düşünceyi at. biraz daha konuşkan girişgen ol. kendi hayatında değiştirmek istediğin şeyler varsa değiştir.
bir de ben başka okulda devam ettim yüksek lisansa, hocalarla konuşuyorum. bana dediler ki nasıl hocayla samimi oldun, biz kaç yıllık öğrencisiyiz, korkuyoruz. yani o kişiyi sen niye gözünde büyütüyosun ki? herkes değerli, onlara saygılı olup önemsedikten, kandırmadıktan sonra muhabbet zaten geliyo.

bir de betül mardin örneği var mesela. youtube tan izlemeni öneririm.
0
wishmaythşngs
(25.03.18)
----- spoiler ----

ben nasıl büyüdüm ama anlatayım mı ? annem ilkokul terk ev kadını. 3-4 yaşlarındayken beni kucağına oturtur, "bak a..ndan kan gelirse hayatın mahvolur. a..dan kan gelirse hayatın söner. a..dan kan gelirse söyle bana" diye diye büyüttü !! yaşadığım travmayı anlatamam. 30 küsur yaşındayım karşı cinsle ilişkim olmadı, gönül ilişkisi de kuramıyorum, kabullendim evde kaldığımı. hayatım mahvedildi.

----- spoiler ----

insanları karşılaştırmayı sevmem ama o kızın anası avukat babası prof ve bu anlattıklarına rağmen ikiniz de aynı konumdasınız?

burada aslında senin ciddi bir başarın var. gazlamak için yazmıyorum. hayatta her insanın bir diğerinden muhakkak artıları oluyor. her birimiz farklıyız. ama yaşadığımız dönem tek tip bir insanı idealleştiriyor, herkes de onu olmaya çalışyıor.

orta çağ tablolarında mesela kadınlar hep -günümüz değerlerine göre- bıngıl bıngıl kilolu, basenleri geniş, memeleri küçük v.s. o zamanın güzellik anlayışı o çünkü. sarışınların güzel kabul edilmesi de bizim dönemimize has bir olgu.

anlattığın kız bana hiç çekici gelmedi mesela. müthiş güzel olsa bile instagram'ı yoğun kullanan, habire gittiği partileri v.s. falan paylaşan birine hayatta aşık olmazdım ben. (ha muhafazakar falan değilim aman ha:))

otur bir fight club izle bacım. 1984, fahrenheit 451, demir ökçe v.s sistem eleştirisi yapan şeyleri okumaya izlemeye takip etmeye çalış. bu döngünün içine fazlasıyla girmişsin ve dışına çıkamıyorsun, o yüzden alternatif bir hayat bile hayal edemiyorsun.

ergenlik dönemi kahramanlarımdan kurt d. cobain'in de dediği gibi, "hayal ettiğin insanı olmaya çalışmak, içindeki insanı öldürmektir"
0
makbur
(25.03.18)
1. yanlış: kıskançlık, başkalarına kendini kıyaslayıp gereksiz bir tüketim kafa yapısına giriyorsun.
2. yanlış: ilgi görmediğini düşünüp ilgi aramaya buraya geliyorsun.
3. yanlış: 'Özgüvenim iğdiş edilerek, değersizlik hissiyle büyütüldüm.' bilmediğin, anlamsız benzetmeler kullanıyorsun.
4. yanlış: kendince 'gözlem' yapıp hikayeler yazıyorsun.
5. yanlış: iyiyi ve kötüyü gereksiz yere abartıyorsun.
6. yanlış: hayattan beklentilerin basit ve davranışların beklentilerinle derin biçimde çelişkili.

Ben böyle duygular hissetmiyorum, başka duygularım var.
Böyle duygular içerisinde olsam olgunlaşmaya çalışırdım.
Olgunlaşmak = deneyim sahibi olmak demek.
Deneyim = yanlışlardan öğrenmek demek.
0
idexo
(26.03.18)
benim babam ve annem lise mezunu. babam işçi emeklisi. hayatım boyunca çalışmakla kazanamayacağımı düşündüğüm bir miktarda maaş alıyor, işini seviyor-du, hala iş arkadaşlarıyla görüşüyor ve çalışma saatleri de çok iyiydi. ona baktığım zaman boşuna okumuşum gibi hissediyorum. asgariden öteye zor gidebildim. artık onu da alamıyorum. lise, üniversite mezuniyetine bakmıyor bu işler. gerçekten kızı bu kadar dert ediyorsan instagram'ı kapat. benzer sebeplerle facebook'u kapattım, 6 ay oldu. twitter zaten kullanmıyorum. ne kadar fazla hesap, o kadar toksik his benim için. kapattığımdan beri enerjim yerine geldi.
0
nice tnetennba
(26.03.18)
ya sen arada böyle duyurular açıyorsun. gerçekten depresyondaysan psikolojik yardım al. eğer değilsen de ilgi çekmek için mi yapıyorsun yoksa içten içe acı çekmekten mi hoşlanıyorsun anlamadım. diğer duyurularından da yola çıkarak söylüyorum ki, bir insan kendinden bu kadar nefret edemez bence. daha önceki duyurularında da birçok insan yardımcı olmaya çalışmıştı ama sen hiçbir şey yapmayıp paso burada duyuru açıyorsun, olmuyor.

profesyonel yardım almadan düzelemezsin. bir an önce yap bunu.
0
dedimmidemedimmi
(26.03.18)
kaç yaşındasın bilmiyorum ama bunu kabullenmen ve öyle yaşaman gerekiyor. bazıları mükemmel hayata doğuyor, bazıları doğmuyor. bazıları çok şanslı oluyor, bazıları çok şanssız oluyor. senin elinden gelen sahip olduğun hayatı en iyi şekilde yaşamak.

bu arada instagram tamamen gösteriş dünyası.
0
xvyz
(26.03.18)
(4)

4.sınıfta öğrenci olan mimara hediye

mete kudur
Geçen yıl 3. sınıfa geçince metre vermiştim, odun olarak nitelendirildim. Hayatında hiç inşaat görmemiş, bu gidişle de hiç göremeyecek bir mimar(!)a hikayesi olacak güzel bir hediye almam gerekiyor(gereklilikler ne saçma değil mi ?) bütçe sınırı temel anlamda yok ama uçarı kaçarı şeylere karşıyım, z
Geçen yıl 3. sınıfa geçince metre vermiştim, odun olarak nitelendirildim.

Hayatında hiç inşaat görmemiş, bu gidişle de hiç göremeyecek bir mimar(!)a hikayesi olacak güzel bir hediye almam gerekiyor(gereklilikler ne saçma değil mi ?)

bütçe sınırı temel anlamda yok ama uçarı kaçarı şeylere karşıyım, zaten maddi olarak ailesi biraz fazla kuvvetli, çiğ kalır. Daha çok eğlenceli-göz önünde duracak ve aslında heryerde bulunabilir ama kimenin birbirine hediye etmeyi düşünmeyeceği birşey olursa güzel olur. İlla pahalı olacaksa da pahalı olduğunu belli etmesin.


örnek olarak da; küçük siyah 1,5cm' ölçüleri olan bir küpün içine bu ''böcek'' dedikleri ses ileten zımbırtadan koyma fikri geldi. hediye edeceğim küp masasında duracaktır zaten(maskot-aksesuar diye) , bu güzel olabilir ama o ''böcek''leri bulunmasını geçtim suç teşkil edebileceğinden de çekiniyoruz. gibi gibi...

düzeltme: odun değil yürüyen odun(muş).
0
mete kudur
(25.03.18)
Bence direkt odun hediye edilebilir bana gelseydi çok gülerdim:odungonder.com

Onun dışında newton sarkacı: m.n11.com

Bunlara ne deniyor bilmiyorum çok tatlı tasarimlar var:goo.gl
0
Amaranta ursula
(25.03.18)
Zaten mimarın ne işi var ki inşaatta. O işin planlamasında. Proje kısmında.
Maket yapıyordur. En azından okulda yapıyor olmalı.
Şöyle bir şey olabilir.
www.mmyhobby.com
0
oguz altun
(25.03.18)
3doodler kalem alabilirsin bence.
0
robinson crosoe
(25.03.18)
kalem seti
0
mceydam
(26.03.18)
(8)

okurken zevk alma sebepleri

yuvarlanantencereninkapagi
okuduğunuz şeyden ne sebeple zevk alıyorsunuz? bize zevk veren nedir tam olarak, bunu çözemiyorum. mesela andré gide okurken neden buyuleniyorum, bunu bilemiyorum.üslup bizi neden etkilerempati kurmak etkilenmekte temel nokta olabilir mi?vs. yazar bazında da aciklayabilirsiniz.
okuduğunuz şeyden ne sebeple zevk alıyorsunuz? bize zevk veren nedir tam olarak, bunu çözemiyorum. mesela andré gide okurken neden buyuleniyorum, bunu bilemiyorum.


üslup bizi neden etkiler
empati kurmak etkilenmekte temel nokta olabilir mi?

vs.


yazar bazında da aciklayabilirsiniz.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.03.18)
Genel cevap veremem. Sadece kendi sebebimi yazayım. Bana en çok mutluluk veren kısmı öğrenmek.

Kurgu dışı eserler zaten doğrudan bilgiyi veriyor öğrendikçe mutlu oluyorum.

Kurgu eserler ise bambaşka bir evrene bambaşka bir hayata götürüyor beni. Bir müddet kendi sikko dünyam ve dertlerim yerine bambaşka bir dünya öğrendiğim için mutlu oluyorum.

Yeni insanlarla tanışmayı muhabbet etmeyi de mesela bu sebeple çok severim.
0
levpontryagin
(25.03.18)
beni bi şeyler yapmaya teşvik eden kitapları okurken gerçekten zevk alıyorum. ya da yaşamıma dokunan kitaplar. en son çok önce bi kitabı gerçekten zevkle okudum. o da yanılmıyorsam içimizdeki şeytan'dı. kendimden bi şeyler bulmuştum ve zevkle okudum. empati de diyebiliriz bu yönden. steve jobs'ın da biyografisini gerçekten zevkle üç kez okudum, çünkü beni bi şeylere teşvik ediyordu, empati kuracağım hiçbir nokta olmamasına rağmen.
0
mehmed resad
(25.03.18)
Ben de öznel bir cevap vereceğim buna. Olayın kurguya ya da gerçeğe dayanmasından öte benim bakış açımı benden daha iyi şekilde yansıtıyorsa bir eser/çalışma, onu okurken kendimden bir şeyler bulduğum için keyif alıyorum. Misal Dostoyevski okurken -hatta doğrudan bir eserini söyleyeyim, Yeraltından Notlar- oradaki bir karakterin analizi, olaylara bakış açısı, hayata dair genel zihniyeti vs beni çekiyor. Sanki Dostoyevski ile sohbet etmişiz de o benim bu düşüncelerimi, çelişkilerimi veya çıkmazlarımı kağıda dökmüş gibi hissediyorum. Bu da bu eseri benim nazarımda ayrı yere koyuyor. Albert Camus'nün Düşüş'ünü okurken de "Aa, ne kadar da doğru. Niye insanlar olarak böyleyiz acaba?" demişimdir çoğu kez.

Ya da benden iz taşımasa da bir eserdeki hakim olan duygunun sonuçlarını, kendi hayatımda bu denli uç yaşamama rağmen deneyimlemiş gibi oluyorum. Belki Satranç ya da Kumarbaz'daki kadar hırs peşinde olmadım, Kırmızı Pazartesi'deki kadar "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" düsturu ile yaşamadım hiç belki ama bu eserler bende hep farkındalığı daha ileri seviyeye götürdü diye düşünüyorum.


İşte bu saydığım şeyleri başarılı şekilde ele almış ne varsa okurken bana keyif verir. Eğer beklentimi tam olarak karşılamışsa "İyi ki okudum bunu!" diyorum. Kafka'nın bir sözünü görmüştüm bir yerde ve tamamıyla katılıyorum buna:

-Eğer okuduğumuz kitap bir yumruk gibi kafamızda patlamazsa o zaman o kitabı neden okuyalım? ... Ama bize etki edecek kitaplara ihtiyacımız var, tıpkı bize ıstırap veren bir felaket gibi, kendimizden daha çok sevdiğimiz birinin ölümü gibi, bütün insanlardan uzak, sanki ormanlara kovulmuşuz gibi, bir intihar gibi, kitap içimizde donmuş olan denizi kırmak için kullanacağımız bir balta olmalı.
0
m e b
(25.03.18)
İzlediğimiz şeyden aldığımız zevkle hemen hemen aynı. Aralarındaki fark birinde şeyler gözümüzün önündeyken, diğerinde hayal gücümüze bırakılması. Yazarın bir dünyası var ve onu okurken o dünyaya girmiş oluyorsun. O dünyada hiç gitmediğin yerler, hiç tanımadığın insanlar, hiç karşılaşmadığın olaylar ve durumlar var. Bütün bu şeylerin anlatıldığı dilin özellikleri var. O şeyler ve dil, düşüncelerimiz ve duygularımızla etkileşime giriyor ve ne kadar örtüşüyorsa o kadar zevk doğuyor.
0
harvey
(25.03.18)
Yeni bir şey öğrenince zevkten dört köşe oluyorum. Hiçbir şey kuram okurken yazarın açıkladığı bir şeyi anlarkenki hazzı vermiyor bana. O anlama, yazarla hemfikir olma, idrak, tatmin anında serotonin seviyem bende bir anda zirveye çıkıyor. Derhal birileriyle paylaşma hissi doğuyor. Bunu bazen çok kaliteli müzikler dinleyince de yaşıyorum.
0
Amaranta ursula
(25.03.18)
Okurken zevk alip almamam anlatilanla ne kadar ilgilendigime bagli. Roman okumam mesela, dolayisiyla roman okurken zevk almayacagim ne olursa olsun. Hikaye, roman vs. okumadigim icin empati kurma durumum da yok, demek ki etkilenmekte temel nokta degil. En azindan benim icin.
Bana sorarsan senin okudugun hikayelerde gecen hayatlarla alakali zevk alman. Okuduklarinin turlerine bak mesela. Aradigin hayatlar ya da merak ettigin hayatlari okumak hosuna gidiyor olabilir. Ne bileyim yahu..
0
stavro
(25.03.18)
kendimden bir şeyler bulduğumda keyif alıyorum ya da çevremde yaşananları tarafsız aktarınca. ailem köyden şehre göç ettiğinde çok sıkıntı yaşamışlar çektiklerini denk geldikçe anlatırlardı. gazap üzümleri bu yönden keyfin dışında ilgi uyandırmıştı.
0
mceydam
(26.03.18)
benim anlatamayacağım, anlatamadığım veya hep içimde kalmış şeyleri, asla aklıma gelmeyecek kelimelerle süsleyerek anlattıkları ve nerede olursam olayım, hangi zamanda yaşarsam yaşayayım bazı hislerin evrensel olduğunu hissettirdikleri için zevk alıyorum.
0
nice tnetennba
(26.03.18)
(24)

An itibariyle marketten ne isterdiniz?

yazarken ellerini birakan herif
Atıyorum ben markete gitmişim. Beni arıyorsunuz ve "moruq bana "x" alsana gelirken" diyorsunuz?X'i bulunuz.
Atıyorum ben markete gitmişim. Beni arıyorsunuz ve "moruq bana "x" alsana gelirken" diyorsunuz?
X'i bulunuz.
0
yazarken ellerini birakan herif
(24.03.18)
Envai çeşit meyveli yoğurt-kefir
Envai çeşit jelibon
Antep fıstıklı çikolata
Nugger dondurma
0
cemiyetin ünlü siması
(24.03.18)
tuzlu kraker.
0
theseachange
(24.03.18)
BİM bu saatte kapalıdır ama orada Osmanoğlu profiterol var. Ondan alıyorum hep. Bence çok başarılı. Normal markete gidiyorsan mevsim yeşillikli Lay's isterdim. Bir de narlı soda. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.03.18)
asitli birşyler
0
faik abi
(24.03.18)
Tatlı: Pınar süt burger
Tuzlu: tuzlu cubuk kraker
0
Amaranta ursula
(24.03.18)
eti karam
eti bumbo
soda
pringles (farketmez)
eti gong peynirli hardallı
0
MtKrt
(24.03.18)
ahaha duyuruyu görünce içim ısındı resmen, gerçekten bir kekem, bir kardom markete çıkıyormuş gibi sevindim. tam bir yavşak olduğum için şu an içimden sadece kafamı yana eğip gülümseyerek "CANININ SAĞLIĞI KARDŞM YAAA :))" demek geliyor ama kornişon turşu, ton balığı, makarna ve yoğurt isterdim sanırım illa bir şey isteyeceksem. evde mayonez var. TOMBALIKLI MAKARNA yapardık.
0
der meister
(24.03.18)
blue eyes white dragon
(24.03.18)
kolalı jelibon
0
since1907
(24.03.18)
evde türk kahvesi bitmiş alabilir misin
0
freebird5406_2
(24.03.18)
Nesquik çikolatalı süt
0
nickimin hakkini veremedim
(24.03.18)
-Çay hazır tatlı bi şeyler, püsküüt falan al, çaya banarız.
0
bass solo take one
(24.03.18)
Jelibon. Üstü şekerli olanlardan.
0
tabirimekruh
(24.03.18)
cips bira
0
birdposing
(24.03.18)
Dondurma.
0
olabilir ya da olmayabilir
(25.03.18)
vallahi evde eksik gedik yok ama 2 alttaki duyuru yüzünden canım leblebi çekti. adı -sanırım- çıtır leblebi olan bir şey var, ondan sipariş verirdim.

+bir de bu gece içki gecem. onun için canım puro da çekti. puro da isteyebilirdim.
0
misterturist
(25.03.18)
Yoğurtlu kızartma istiyorum.
0
burka
(25.03.18)
probis. varsa 10'lu paket.
0
nrn
(25.03.18)
2 tuborg + cips =)
0
caletti
(25.03.18)
Bira-sigara
0
eazy
(25.03.18)
3 tane tuborg gold, 1 tane doritos yeşil olandan. teşekkürler.
0
spirit crusher
(25.03.18)
tuzlu fistik biram var fıstık yok :(
0
kuzey li
(25.03.18)
Ketçaplı Ruffles.
0
ms brownstone
(25.03.18)
Dişlerimi fırçaladıgim icin cok gec. Caninin sağlığını isterdim artik.
0
fuckunureyebrows
(25.03.18)
(15)

sizin için özel olan filmler

yuvarlanantencereninkapagi
var mı, ayrı bir anlami olan? evetse nedir ve neden özel, ayrı?
var mı, ayrı bir anlami olan?


evetse nedir ve neden özel, ayrı?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.03.18)
Heat - oyunculuk, kadro, görüntü, öykü, karakter hepsini beğendiğim için.

Terminator 2 - tüm zamanların en iyi aksiyon filmi olduğuna inanıyorum. Geçen sene sinemada tekrar gösterildi. Soluksuz izledim belki 100.defa

Taxi Driver - o sıradan gözüken hikayesinin içerisinde çok şeu barındırdığı ve atmosferi için.

Shawshank Redemption - umut

Alien ve Aliens - ayrı ayrı harika filmler olduklarını düşünüyorum. İlkinin atmosferi ikincinin aksiyonu ön planda.

Yüzük kardeşliği

Dark Knight

Inception, Interstellar - kafamın içinde daha önce hiç girmediğim odalara girdim.
0
EasyTiger
(24.03.18)
buffallo 66, lost highway, 25th hour, oslo 31 august, yakin plan, victoria, le conseguenze de'l amore, devil's advocate, naked, black swan, pi.

kendinden bir seyler bulma veya estetik, kurgu, muzik kullanimi, karakter betimlemesi, altmetin zenginligi olarak etkilenmisimdir herhalde. kisisel hikayeleri seviyorum.
0
000000
(24.03.18)
leviathan.

ortaokul-lise döneminde rus klasiklerini çok sevmiş, onları okuamktan inanılmaz haz almış birisi olarak leviathan'ı izlerken "dostoyevski film çekse aha böyle olurdu" diye düşünmüştüm. izlerken o kadar mutlu ve dolu hissettiğim başka bir film olmadı. dünyanın en iyi filmi falan diyemem, hatta bariz biçimde değil; ama benim için yeri çok başka. everest'in zirvesine tırmanıp da manzarayı ilk kez görmek gibi bi' şeydi.

das leben der anderen ve das boot da benim için aşağı yukarı bu seviyededir. uzun uzun anlatacak bi' şeyi yok aslında işte rus ve alman manyaklığının, benim ilgimi çekebilecek en güzel şekilde görselleştirilmiş halleri olduğu için çok sevdim.
0
der meister
(24.03.18)
Eyes wide shut. Sebebini bilmiyorum.
0
[GODDARD]
(24.03.18)
Hayatımda bir kere ve lise çağlarımda trt’de izlemiştim ve beni deli şekilde etkilemişti ve niyetse unutmuyorum: lorenzo’s oil
0
cemallamec
(24.03.18)
les choristes. çünkü çoğüzel.
0
jamiro
(24.03.18)
le samourai
çünkü yönetmen beni anlatmış
0
dedim dedim de kime dedim
(24.03.18)
Biri Broken Flowers. Bu filmi ilk kez 2012 yılında indirmiştim, bir gece yarısı açtım izleyeyim diye ama vazgeçip uyudum galiba. Sonra 2016 yazında izledim, çok beğendim, 4 sene erken izlesem böyle olmazdı büyük ihtimalle, filmin sonunda There Is an End diye bir şarkı çalmaya başladı, o hoşuma gitti çalmayı öğrendim, sonra onu çalarken ilham geldi bir şarkı besteledim, güzel oldu.

Öteki Lost in Translation. Onun da ismi çok hoşuma gidiyordu ama sevmem diye senelerce izlemedim, sonunda 2016 yazında izledim bunu da, bayıldım. İyi ki ertelemişim izlemeyi. Buradan da So Into You diye bir şarkı keşfettim, film de bayağı etkiledi, nedenini tam bilmiyorum.
0
i was made for you
(24.03.18)
dalga geçeceksiniz ama Amelie.

Türk filmi olarak da kış uykusu.Her sene kar yağınca izlerim.Ritüel oldu
0
turkuaz
(24.03.18)
hatırlamayadım.
belki eskiden vardı, unuttum.

yine de özel demeye en yakın film "il postino" oluyor.
çok samimi bir film gibi gelmişti. müzikleri de güzeldi. filmi hep tebessümle izledim. bu tebessüm aynı zamanda bir hüzün de içeriyordu.
0
dahinnotha
(24.03.18)
Motorsiklet günlüğü- her izleyişte umut ve istek dolu oluyorum.
0
Amaranta ursula
(24.03.18)
Filth.

Yeniden izlemedim ama çok iz bıraktı bende.
0
yirmisantim
(24.03.18)
the fall. oordaki kızı evladım gibi sevdim. keşke öyle bir yavrım olsa. resimag.com/p1/bca08cb366.jpeg
0
for day to break
(24.03.18)
Edward scissorhands.

Farklı olmanın toplum tarafından gereksiz yere zorlaştırılmasını, kötülüğün bayağılığını ve şefkati çok iyi anlatıyor. Hem hüzünlü hem sıcacık.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(24.03.18)
before sunrise, before sunset ve before midnight. her seyden uzun uzun konusabilen bi cift soz konusu. hayalimde hep boyle bi seye sahip olmak var o yuzden sanirim.
the holiday. her izledigimde icimi simsicak yapiyor mutlu umutlu bir film.

daha cok vardir ama aklima gelenler bunlar suan
0
theworldismine
(24.03.18)
(13)

Künefenin Yanında Bir Şey İçilir Mi?

lana del rey
İçiyor musunuz?
İçiyor musunuz?
0
lana del rey
(21.03.18)
Hayır. Sonrasinda çay içiyorum.
0
Amaranta ursula
(21.03.18)
Ben çay severim. Ayran içenlere de saygı duyarım.
0
puc
(21.03.18)
Çay
0
i m cool with that
(21.03.18)
Öyle çay insanı değilim pek ama şerbetli tatlılarla çay iyi gidiyor bence. Bu yüzden çay 4 olsun.
0
m e b
(21.03.18)
kunefe yerken bir sey icmem, sonrasinda cay.
0
kuehles blondes
(21.03.18)
Künefe dahil tadı tatlı skalasına düşen yiyeceklerde yanına başka bir tat koymak o tatlının keyfini, doyumunu azaltıyor bence. Hatta sonrasında da bir şey içmezdim o tat ağzında uzun süre kalsın diye.
0
aychovsky
(21.03.18)
su.
0
sen git ben geliyorum
(21.03.18)
Süt.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(21.03.18)
Soda iciyorum, butun tatlilarin yaninda soda iciyorum, cok guzel oluyor, tavsiye ederim
0
yuzır
(21.03.18)
Süt içiyorlar diye biliyorum.
0
birşeylersoracağım
(21.03.18)
İçmem, çok bayarsa üstüne şekersiz limonata içerim.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(21.03.18)
normalde şekerli çay içerim ama künefenin yanında içilen çay tabii ki şekersiz olur. ya da su.
0
runagain
(22.03.18)
Süt. Yoksa çay.
0
dedim ben sana
(22.03.18)
(17)

En sevdiğiniz beş Pink Floyd şarkısı ve dahası!

rahip janick
Yepisyeni ve bir o kadar eski ve dandik bir anket ile karşınızdayım. En sevdiği beş pink floyd şarkısı olmayanlar en sevdikleri herhangi beş şarkıyı yazabilirler.Benim:dogscomfortably numb (pulse)sorrow (pulse)welcome to the machinetime - brain damage
Yepisyeni ve bir o kadar eski ve dandik bir anket ile karşınızdayım.

En sevdiği beş pink floyd şarkısı olmayanlar en sevdikleri herhangi beş şarkıyı yazabilirler.

Benim:

dogs
comfortably numb (pulse)
sorrow (pulse)
welcome to the machine
time - brain damage
0
rahip janick
(19.03.18)
Ben çok sevmem ama yine de

Wish you were here
Comfortably numb
Echoes

Bu kadar
0
kablelvuku
(19.03.18)
High Hopes

Zaten bildigim tek. Spesifik sormayinca digerleri aklima gelmedi skjd.
0
yuzır
(19.03.18)
Biding my time
Money
Have a cigar
High hopes
Comfortably numb
0
eazy
(19.03.18)
En sevdiğim soru

High hopes
Comfortably numb
Coming back to life
Paintbox
Lost for words
0
freetakilir
(19.03.18)
wish you were here
high hopes
hey you
comfortably numb
time
0
ontheroad
(19.03.18)
shine on you crazy diamond
marooned
great gig in the sky
one of these days
time
0
freebird5406_2
(19.03.18)
Kimse yazmamış ben yazayım: Fearless.
0
i was made for you
(19.03.18)
Hey you("open your heart I m coming home" tüm zamanlarin en güzel şarkı sözlerinden biri olabilir. )
High hopes (arabam olursa açip aksam uzeri yolda dinlemek gibi bir hayalim var.)
Wish you were here (hüzúnlü mü sevincli mi tam çözemedim ama seviyoruz işte )
Another brick n the wall ( eğitim sistemine ilk isyanlarimin fon müziği ayrica 1-2 sene arayan zil sesimdi)
Wearing the inside you
0
Amaranta ursula
(19.03.18)
high hopes
hey you
comfortably numb
shine on you crazy diamond
brain damage

değiştirdim sonuncuyu. soru zor :(
0
cay koy geliyorum
(19.03.18)
The final cut
Wearing the inside out
Have a cigar
Echoes
Dogs
0
yeteramadenedimherseyi
(19.03.18)
dogs
pigs
sheep
see emily play
us and them
0
them bones
(19.03.18)
hey you
wish you were here
comfortably numb
lost for words
another brick in the wall
0
Bruce
(19.03.18)
Birinci Set The Controls For The Heart Of The Sun sanırım. Bunun dışında sevdiğim çok fazla şarkıları olduğu için 4 tane seçemedim. :/
0
ms brownstone
(19.03.18)
Çok bütünleştirici bir duyuru olmuş. Teşekkürler. Bilmediğim Pink Floyd şarkılarını açıp dinliyorum şimdi.

Comfortably Numb
High Hopes
Shine On You Crazy Diamond
Echoes
Marooned

Daha saysam sayardım. Elemek çok zor oldu.
0
yirmisantim
(20.03.18)
ben sadece bir tane yazacağım. breathe. belki en mükemmeli değildir ama en sevdiğim bu.
0
lesemajeste
(20.03.18)
time
hey you
comfortbly numb
lost for words
shine on you crazy diamond.
0
ravenclaw
(20.03.18)
Mother en sevdiğim
Hey you
Time
Wish you were here
0
westblack
(20.03.18)
(1)

yabancı filmleri hangi siteden izliyonuz

pasaklıpepee
hepsi patlamış sanki
hepsi patlamış sanki
0
pasaklıpepee
(19.03.18)
Amaranta ursula
(19.03.18)
(24)

Kendinizi en çok nerede mutlu hissediyorsunuz?

dedim ben sana
sb.
sb.
0
dedim ben sana
(18.03.18)
home sweet home
0
benaslindayohum
(18.03.18)
Bu aralar ise Cafe maria eğer dışarı çıkacak isem
0
benaslindayohum
(18.03.18)
Evimde +1
Açık havada şehirden ve insanlardan uzak bir alanda yürüyüş yaparken de çok mutlu hissediyorum kendimi.
Nerede olduğum fark etmiyor aslında çevremde insan olmasın ya da istediğim insanlar olsun yeter. Orada mutluyum ben.
0
i m cool with that
(18.03.18)
şuan aylardır görmediğim ve bir daha muhtemelen görmeyeceğim biriyle uzun uzun yürürken.
0
biravekahve
(18.03.18)
ev hariç her yerde. evimi sevmiyorum.
0
rayde
(18.03.18)
Moda sahilde.
0
ms brownstone
(18.03.18)
1- Evim
2- Zorlupsm
3- Sahil
0
mutekebbir
(18.03.18)
okulda köpeklerin yanında sigara içerken
0
them bones
(18.03.18)
30.000 ft ve üzeri irtifada.
0
catch the arrow
(18.03.18)
birinden sevgilimin yanında yazmasını beklerdim ama :p

dışarda/sokakta.
0
tabirimekruh
(18.03.18)
ormanda
0
demoniclewinsky
(18.03.18)
Doğada
Yatağımda
Tiyatroda
0
Amaranta ursula
(18.03.18)
-eğer sevgilim varsa onun yanında
-yüksek ve uçurum kenarlarında
-denizin uçsuz bucaksız göründüğü yerlerde
-sahaflarda
-tanıdık insanların olmadığı şehirlerde
-evde
0
allegrezi
(18.03.18)
ormanda ve/veya evimde.
0
blatta hiberna
(18.03.18)
Deniz kenarında, vapurda, gökyüzünde, yaylada, derede, bisiklette, muhtemelen motorda, adada, lunaparkta, uzun yolda, odamda, aklıma gelenler bunlar.
0
harvey
(18.03.18)
bilgisayarımın karşısında.
0
nickini degistiren yazar
(18.03.18)
denizin açıklarında inanılmaz mutlu oluyorum, çıldırıyorum. Olimpik havuzları da severim. Sevgilimin garajında bir atölyesi var, marangozluk ve bir şeyler bir şeyler yapıyor boş zamanlarında. O orada çalışırken ben de onu görebileceğim şekilde arka bahçede oturuyorsam inanılmaz bir huzur geliyor.

Ya bir de bu üstüne yatak konabilen karavanlardan vardı. Yüksek bir yerde onda yatmıştık. Yani yatakta yatıyorsun, yorgan falan var ama açık hava, kafanın üzerinde bin yıldız. Aklın çıkar. Orada çok murluydum. Hiç ayrılmak istemezdim ordan. Böyle işte.
0
velvetmorning
(18.03.18)
koşarken. (yerden ziyade eylem oldu benimkisi ama mekandan bağımsız koşarken mutlu oluyorum.)
0
naksidil
(18.03.18)
Evde genellikle mutluyum. Bisikletle güzel bir rotada ilerlerken de mutlu oluyorum. İki yıl evvel ilk kez bir bisiklet turuna çıkmıştım, 9 gün boyunca Akdeniz sahil şeridinde pedalladık, bir geceyi de Korsan Koyu'nda geçirdik. O gece özellikle anlatılmaz bir mutluluğum vardı.
0
tiny toon
(18.03.18)
Evde yalnızken
0
haykorsamdunyaya
(18.03.18)
Yemekte (yemek iyi olursa)
Tatilde (tatil iyi gecerse)
0
stavro
(18.03.18)
köyümde, evimde, eşimin ailesinin yanında, internetin başında.
0
for day to break
(18.03.18)
Yatakta uyku öncesi ve sabah zamanım varsa yatak keyfi yaparken
Sevgilimle ve arkadaşlarımla
Deniz kenarında
Doğada, yeşikliklerin içinde
Yürüyüş yaparken
0
aychovsky
(18.03.18)
Köyümde.
0
japon askeri
(18.03.18)
(12)

Hayatta en çok gerçekleștirmek/sahip olmak istediğiniz 5 șey ne?

The_Lollok
Merhabalar, Sorumuz bașlıkta :)
Merhabalar,

Sorumuz bașlıkta :)
0
The_Lollok
(18.03.18)
emekli olup marmaris'e yerleşmek.

yaş 29
0
synesthesia
(18.03.18)
çok para kazanmak
daha çok para kazanmak
daha da para kazanmak
bildiğin baya bi para kazanmak
kazandığım tüm para ile bir ada alıp üniversite kurmak
0
dedim dedim de kime dedim
(18.03.18)
1. 10 milyon dolar
2. yiyip yiyip kilo almamak.
3. hastaneye gitmemi gerektirmeyecek kadar sağlıklı olmak.
4. sevdiklerimin, hastaneye gitmelerini gerektirmeyecek kadar sağlıklı olmaları.
5. top 10 üniversiteden birinde tenure.
0
sen git ben geliyorum
(18.03.18)
İstediğim zaman istediğim yerde tatil yapabilmek.
0
keep out
(18.03.18)
Yasamak icin çalışmak/para kazanmak zorunda olmamak.
0
Amaranta ursula
(18.03.18)
bu dünyada kalıcı bi iz bırakabilmek.
kudüse gitmek
baba olmak
borçsuz olmak
burs vermek
0
mukremin citir
(18.03.18)
1) 1 milyar dolar
2) sağlık (kendim ve sevdiklerim için)
3) sağlık
4) sağlık
5) sağlık

5 seçeneğe de sahip olmak istediklerimi yazdım, bunlara sahip olduktan sonra gerçekleştirmek istediğim şeyleri seçerim artık.
0
dead and broken
(18.03.18)
okulumu bitirip ailemden ve beni geren herkesten kurtulup kendi hayatımı kurmak yani huzur
0
birdposing
(18.03.18)
İrade sahibi çalışkan ve dünyaya faydalı biri olabilmek
0
taktikmaktikyokbambambam
(18.03.18)
amerikada dogudan batiya bir ay suren road trip.
0
lamartin
(18.03.18)
En az 1500km menzilli bir ucak
Digerlerine sonra karar veririm.
0
stavro
(18.03.18)
valla çok düz olacak ama rusya, almanya veya isveç'te sevdiğim bir işte insani şartlarda çalışmak, ülke standartlarının üzerinde para kazanıp hem bugünümü hem geleceğimi garanti altına alabilmek istiyorum. bu kadar. iyi bir evlilik ve arkadaş çevresi ekstrası olur. hafta sonu tatilim olsun, yıllık iznim 30-45 gün olsun, sabah 8'de uyanıp akşam 5'te işten çıkmış olabileyim, başımı sokabileceğim bir evim ve dandik de olsa bir arabam, sıkışırsam bankada kullanabileceğim miktarda param olsun. bu yani. rusya dışındaki diğer iki ülkede bunu yapabiliyorsam zaten yurtdışı seyahatidir, hobiyle uğraşmaktır falan bunlara da param var demektir. abartmadan, coşmadan, vampirlik yapıp milletin emeğini-parasını çalmadan ama düzgünce yaşamak. nefis.

bir yandan "ulan ne tırt adamım" diyorum, öte yandan "bundan güzel hayal mi olur gebeş, daha ne isteyeceksin?" diye düşünüyorum. hem elin iş tutuyo, hem cebinde para var, hem de işin uğruna hayatını çöpe atmıyon. ne güzel.

"bu fazla basit ve genel, daha spesifik bi şey" söyle dersen bir buz hokeyi ya da futbol kulübünün yöneticisi olmak, berlin-petersburg treninde (direkt var mı bilmiyom) kitap okumak falan isterdim jsfsk. illa isveç, rusya veya almanya olmak zorunda da değil açıkçası. şu an shl play-off'ları olduğu için aklıma ilk isveç geldi rusya-almanya demirbaşlarına ek olarak.
0
der meister
(18.03.18)
(20)

Marka takıntınız var mı?

ms brownstone
Ayakkabı, kıyafet, çanta alırken falan marka ürün almak ne kadar önemli sizin için? Hangi ürünler için daha önemli marka olması? Ya da mesela küçük butiklerden ya da pasajlardan falan kıyafet alışverişi yapar mısınız?
Ayakkabı, kıyafet, çanta alırken falan marka ürün almak ne kadar önemli sizin için? Hangi ürünler için daha önemli marka olması? Ya da mesela küçük butiklerden ya da pasajlardan falan kıyafet alışverişi yapar mısınız?
0
ms brownstone
(17.03.18)
kıyafeti pazardan bile alabilirim
çantada marka takıntım yok ama düzgün durmalı
ayakkabıda marka arıyorum maalesef
0
elorelia
(17.03.18)
yok. hiç yok. kıyafetse güzel olsun, üstümde güzel dursun alırım. diğer eşyalarsa şirin, hoş, beğendiğim bi şeyse alırım hatta bu durumda marka değilse daha çok hoşuma gider çünkü muhtemelen bu kadar güzel bi şey daha ucuzdur markalardan. marka marka diyip de boktan şeylere ne kadar çok para verdiğimizi sezon sonunda 150-200 lira indirim yapıldığında görüyoruz. saçmalık ya. kalite faktörünü de göz ardı etmemek lazım tabi.
0
mehmed resad
(17.03.18)
Ayakkabıda marka alırım. Kıyafette de genelde Boyner gibi yerlerde markalı ürünlerin indirime girenlerine bakarım. Takıntı olarak düşünmüyorum. Koton'dan 30 liraya pantolon alıp ilk yıkamada mahvolmasındansa 80-90 civarına daha iyi markalardan alıp uzun süre giymeyi tercih ediyorum.
0
himmet dayi
(17.03.18)
Ayakkabı, çanta gibi şeylerde herhangi bir spor markası olmasını tercih ediyorum sadece. Şu anki okul çantam Reebok mesela. 6 yıl önce almıştım, hâlâ sapasağlam. Kullandığım cüzdan Adidas ve hiç inanmayacaksın ama 8 yıllık. Yeni cüzdanım olmasına rağmen ondan vazgeçemiyorum çünkü herhangi bir hasarı yok. Amaç kaliteli ürün almak aslında. Benim küçük dükkanlardan da çok şey aldığım oldu ama hepsinde de kaliteli olmasına dikkat ettim. Yani aradığım özellikleri karşılayan bir şey olduğu sürece markanın çok önemi yok.
0
dissendium
(17.03.18)
takıntım yok fakat uzun süreli kullanım açısından polyester,akrilik ürün almıyorum.
0
biravekahve
(17.03.18)
Kıyafette kesinlikle marka takıntım yok. Ayakkabıda, %100 deri olması şartıyla, farklı markalardan tercih yapabilirim. Saat ve güneş gözlüğü konusunda, evet marka takıntım var.
0
agluna
(17.03.18)
Aldığım parçaları uzun süre kullandığım için evet dikkat etmeye çalışırım markaya.
0
perfectum
(17.03.18)
Var takıntım.
Kadın olsam olmazdı takıntım, çünkü alternatifleri bol.
Bizde alternatif ve çeşitlilik az olunca kaliteli olsun diye çaba göstermek gerekiyor.
0
Tyler89
(17.03.18)
genelde dirak marka ürünlerin dükkanlarına gittiğim için oradan alıyorum ama güzel olanı alırım sorunsuz.
0
dedim dedim de kime dedim
(17.03.18)
Ayakkabi ve cantada takintidan ziyade kaliteli ve saglam olmasi gerektigi icin dikkat ediyorum. Kaban ceket gibi seylerde de pahali marka olmasina gerek yok ama belirsiz butik urunlerinden almam. Gunes gozlugunu de markasiz kullanmam. Onun disinda kazak tshirt etek elbise vs duzgun oldugu surece her yerden alabilirim.
0
aquarium
(17.03.18)
Hiç yok. Pazara gitme imkanım olsa ordan da beğendiğimi alırım. Lcw da giyerim zara da
0
hernezıkkımsa
(17.03.18)
Hiç marka takıntım yok. Gidebilsem, pazardan bile alabilirim +1 Yeter ki gözüme güzel gelsin ve dandik, naylon falan olmasın.

Genel olarak markadan ziyade belirli beklentilerimi karşılaması daha önemli. Mesela ayakkabı alacaksam gerçek deriden olmalı gibi.
0
skooma
(17.03.18)
Eskiden vardı, büyüyünce geçti. Eskiden marka giyinmek bana çok janti gelirdi, artık böyle şeyleri hiç umursamıyorum.
0
i m cool with that
(17.03.18)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim +1
Marka takıntım yok, markası önemli değil ama ürünün kaliteli olmasını, öyle 3-5 yılamada dağıtacak bir şey olmamasını isterim. 8-10 yıllık gitsilerim çoğunlukta. Gerçi bir senedir maaşım bunu da lüks haline getiriyor ama idare ediyorum.
0
aychovsky
(17.03.18)
Belli başlı şeylerde var: araba, saat, kalem, bilgisayar.

bilgisayardan kastım Mac. linux kullanmayı öğrenmekle uğraşamam (zaten ihtiyacım da yok) ve microsoft'tan nefret ediyorum. beş sene önce aldığım macbook pro hâlâ gayet iyi çalışıyor ve apple sağlam sıçmadıkça Mac almaya devam edeceğim.

araba konusunda 15 yaşımdan beri Volvo sevgim var. 29 oldum hâlâ milyarder olsam bile tek alacağım araba Volvo diyorum. Şu an param olmadığı için Volvo yerine Mazda almayı düşünebilirim.

saat konusunda çok seçiciyim. milletin ayılıp bayıldığı saatlerin hemen hiçbirini beğenmedim bugüne dek. ancak bugüne dek en şık bulduğum, dibim düşen saatleri hep Marurice Lacroix üretti. Bu adamların "pontos day date" serisine bayılıyorum. onlardan birini alacak param olana dek saat takmayı düşünmüyorum. (en son saat taktığımda 16 yaşındaydım.) www.mauricelacroix.com

kalem için belli bir marka tercihim yok; kaliteli ve sade her kalemi beğeniyorum. kırtasiyede satılan kalemleri kullanmayalı çok oldu.
0
sen git ben geliyorum
(17.03.18)
Eskiden lisedeyken bi ara milletin götüne bakardık levis mı diesel mi diye. Şükür ki çok ızun sürmedi.
0
[GODDARD]
(17.03.18)
Yok.
0
Amaranta ursula
(17.03.18)
genelde markalı alıyorum. markasız aldığım ürünleri uzun süre kullanmak mümkün olmuyor çünkü
0
burya
(17.03.18)
Kıyafette var. Ha kullandığım markalardan sadece birinin logosu ürünün üzerinde var o da ayrı yani dışarıdan gözükmüyor ne oldukları ama belli markalar dışında almıyorum.
0
i was made for you
(17.03.18)
Hiçbirinde yok. Çok hor kullanıyorum çünkü. Birkaç kullanımlık oluyo kıyafetler. Elektronikte var ama.
0
Giovanni Pipitto
(18.03.18)
(18)

Kitap okuma orani bu kadar düşükken bu ülkede kitaplar niye bu kadar pahalı

Amaranta ursula
Merhaba Unesco' nun kitap okuma sirasında 86. sıradayız. Ülkede kitap okumayan çok ciddi bir oran var. Hatta okuyanla dalga geçen büyük bir kesim var. Tüm bunlara rağmen kitaplar neden bu kadar pahalı? Hani arz-talep meselesi?
Merhaba

Unesco' nun kitap okuma sirasında 86. sıradayız. Ülkede kitap okumayan çok ciddi bir oran var. Hatta okuyanla dalga geçen büyük bir kesim var. Tüm bunlara rağmen kitaplar neden bu kadar pahalı? Hani arz-talep meselesi?
0
Amaranta ursula
(15.03.18)
Okunmuyor diye ucuza mı satılmalı? Böyle bir oran kurmak yersiz olur emek verilen şeyler konusunda.

Bu arada kitap okumak hakkında katılmıyorum bu genel geçer görüşe. Roman okumanın dizi izlemekten çok da büyük bir kişisel artısı olduğunu düşünmüyorum.
Konu hakkındaki detaylı görüşüm de budur: eksisozluk.com
0
bos gezenin bos ustasi
(15.03.18)
Ben pahalı bulmuyorum açıkçası, Allah de ötesini bırak, Allah ister her şey olur, Allah ol dedi arkanı dön çık gibi saçma sapan kitaplara istenen fiyatları ve türbanlı tüm vücut hatları belli suratında bir kilo makyaj olan kesimin bunları birinci sıraya taşıdığı bir pazarda kaliteli yayınlar ucuza bile satılıyor.
0
gozu acik sevisen yahudi
(15.03.18)
Okunmuyor diye ucuza mi satilmali +1

Cok kitap okunmamasinin o kitap ortaya cikarkenki masraflara/sureclere bir etkisi yok.
0
kuehles blondes
(15.03.18)
matbaacı bir arkadaşım kağıt fiyatlarının artışından bahsetmişti. bir sebebi bu olabilir. bir de yayınevlerinin güttüğü fahiş kâr politikasının da elbet bir etkisi vardır. çünkü bazı kitapları dikkatle takip ediyorum, özellikle bilimsel olup halka fazla hitap etmeyenleri inceliyorum. bir sene içinde yarı fiyatına düşmeyen yok gibi. yayınevlerinin zarar ettiklerini de düşünmüyorum. kârlarını azıcık azaltsalar kitaplar bu fiyatlara olmaz diye düşünüyorum.
0
mftdret
(15.03.18)
okunmuyor diye daha ucuza satmak mantığını uygulamak mümkün değil. yazar, yayınevi, son satıcı ne kazanacak o zaman bir adet kitap satışından?

ayrıca ben pahalı olduğuna inanmıyorum. özellikle almanya ve isviçre'deki kitap fiyatlarını görünce, hele alanımdaki kitapların fiyat etiketleriyle bakışınca, bu gerçeği kabullenmek durumunda kaldım. tek maaşımla maksimum 6-7 adet kitap alabileceğim durumlar söz konusu, o kadar diyeyim. hatta birkaç yabancı arkadaşım bizdeki kitapların ne kadar uygun olduğundan dem vurup çok şanslı olduğumuzu ifade etmişti. çok da genelleyemiyorum tabii, benim gördüğüm örnekler sınırlı o açıdan.
0
treamorg
(15.03.18)
ebookdepository, amazon gibi siteler ile kiyas yapinca epey ucuz oldugunu dusunuyorum ben.
0
babilbaligi
(15.03.18)
ne ucuz ki kitap pahalı diye şaşıyorsunuz.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(15.03.18)
kitaplar pahalı değil biz fakiriz. 30-40 lira öğle yemeğine veriyoruz nihayetinde. kitaba da verilir. iki katı bile verilir.
0
alperz
(15.03.18)
Kitap fiyatları nasıl pahali değil arkadaşlar? Ben niye 5-10 liraya orjinal kitap bulamıyorum bunu gerçekten merakimdan soruyorum. Ince hikaye tarzi kitaplar belki o kadardir ama azicik hacimli kitaplar 20 kusurdan aşagi değil.

Bunlar sepetimde olan ve fiyatlarinin düsmesini bekledigim kitaplar kaldi ki hiçbiri "bana göre "ucuz değil.
Ulusların düşüşü -daren acemoğlu -25,90
Paradigmanin iflasi-fikret baskaya-30
Bir gün tek başına vedat türkali -40
Görülmeyen adam-ralph edison-27
Cereyanlar-tanil bora- 47
Saatleri ayarlama Enstitüsü -24
Ince memed serisi- 97
0
🌸Amaranta ursula
(15.03.18)
pahalılık alım gücüyle alakalı bir şey. sorunun doğru cevabı için "bir kitap basmak kaça mal oluyor" sorusunu araştırmalısınız. 20 bin adet kitap basmanın kaça patladıgını bir araştırın; neden 5-10 TL 'ye 300 sayfa kitap alamadıgınızı anlarsınız. mazot ithal, kağıt ithal, mürekkep ithal. dolar 5 yılda 2'ye katlamış. doğal olarak 5 yıl önceki kitap fiyatları da 2'ye katlıyor.
0
507
(15.03.18)
arz talep öyle bi şey değil :/

zaten çok kitap satılsa daha ucuz olacak kitaplar. ya da şuan devlet sübvanse edecek zorla düşürecek fiyatları.
0
ghilleinthemist
(15.03.18)
Arz-talep denge noktasi bu fiyatlar demek ki.
0
stavro
(15.03.18)
Yav o değil de madem kitap satılmıyor bu ülkede nasıl her avm'de D&R var ben onu anlamıyorum kirası az uz değil oraların.
0
i was made for you
(15.03.18)
kitap fiyatlarının okuma oranıyla hiçbir alakası yok. kağıt fiyatlarının artışıyla da hiçbir ilgisi yok. telif, basım hakkı, maliyet falan filan de değil. bunun tek sebebi yayıncılık politikası. 90'ların başında yayın işine giren banka fonları,vakıfları bile kar üzerine kar yapmaya başladı. tek bürosu ve 5-6 çalışanı olan butik yayınevleri bile 100 yılık yayınevleriymiş gibi davranıyor. sorduğunuz zaman çeviri, illüstrasyon,vergi, büro giderleri gibi sebepleri öne sürüyorlar. ve her şeyden önemlisi rekabet yok. 4-5 yayınevi dışında birçoğu kopya ve çöp içerikler basıyor. o yayınevleri de yeniliğe kapalı. sürekli tekrara düşüyorlar. (iletişim'i bu konuda ayrı tutuyorum)

çevirmen kazanmıyor.
kapak tasarımcısı, grafikçi kazanmıyor.
yazar az uz kazanıyor.
devlete giden verginin fiyatlar yanında hiçbir değeri yok.
verdikleri telifler çok komik ücretler. zaten telif- baskı arasında doğrudan bir ilişki var. biz telifi alıyoruz satmıyor gibi bir durumda da söz konusu değil.

işin özü herkes kendi emeğini olması gerektiğinden pahalıya satıyor.emek demek de doğru olmaz aslında. kendi işini pahalıya satıyor. bu işi kaliteli ve ucuz yapmaya çalışan butik yayınevleri de bir süre sonra "bir keriz biz miyiz?" diyerek vazgeçiyor. geçmişte çok örneği vardır.
0
mind mischief
(15.03.18)
kitaplar pahalı değil bence ortalama 100 sayfalık bir kitap 3 lira, 300-400 sayfalık bir eser 10-15 lira; bir kahve parası bile değil.

Nereden bakıyorsunuz bilmiyorum ama yazdığınız iki kitabı da dediğiniz fiyatların çok altında buldum, diğerleri de daha ucuzdur muhtemelen, arayınca bulunuyor bence.

www.idefix.com

www.dr.com.tr


Ayrıca bugün idefix'de sepette %10 indirim var, madem ucuza bulamıyorsunuz biz söyleyelim.

Son olarak kitabın alıcısı var, düzenli kitap okuma oranı %50 civarı, yani yok değil.
0
gezegen olan pluton
(15.03.18)
Burada kitap fiyatlarını pahalı bulamayanları görünce epey şaşırdım. Gerçekten nasıl pahalı değil ya? İş Bankası haricinde kalburüstü yayınevlerinin klasikleri bile o kadar pahalı ki zannedersin hala telif ödüyorlar. Bir yazar, bunun arka planında dönen olayları paylaşmıştı Ekşi Sözlük'te. Kitabın yazarı bile çok cüzi miktarda kazanırken yayınevlerinin kan emiciliği yüzünden kazıklanıyoruz hep.
0
m e b
(15.03.18)
Kim kazanıyor bilemem de baktım şimdi öylesine aklıma geldi.

Stephen Hawking - Zamanın Kısa Tarihi türkçe hb fiyatı 12 lira
(1 porsiyon yemekten ucuz)

Aynı kitap isveççe hali 111 kron yani 52 lira.

Hadi amerika fiyatına da bakalım
6 dolar diyor 23 lira yapar.

Ülkemiz fakir kardeşim kitap ucuz yoksa.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.03.18)
bu arada Türkiye'de aslında kitap okuyan kesim için okuma oranı düşük değil. fakat ortalamayı düşüren bir grup var, hiç okumayanlar. Yani ülkece bazı şehirler hiç okumuyor, bazı şehirler avrupa ortalaması civarında okuyor.

bu yüzden de yaşadığınız yerde ne yana baksanız kitapçı görürken, kitabevi olmayan şehirler olmasına şaşırıyorsunuz.

yoksa kitap pahalı değil, biz fakiriz.
0
babilbaligi
(16.03.18)
(2)

Hamlet ama hangi çeviri?

ziya özdevrimsel
Hepinizin malumu olduğu üzere kötü çeviri edebiyattan soğutuyor insanı. Hal böyleyken Hamlet’i hatta bütünüyle Shakespeare’i hangi çevirilerden okumak gerekir acep pek muteber İngiliz dili üstadları?
Hepinizin malumu olduğu üzere kötü çeviri edebiyattan soğutuyor insanı. Hal böyleyken Hamlet’i hatta bütünüyle Shakespeare’i hangi çevirilerden okumak gerekir acep pek muteber İngiliz dili üstadları?
0
ziya özdevrimsel
(06.03.18)
Hasan ali yücel
0
Amaranta ursula
(06.03.18)
İş bankası yayınları Hasan Ali Yücel klasiklerinden okunmalı
0
mutlusismankedi2015
(06.03.18)
(4)

kitaplık sorusu

MtKrt
https://www.hepsiburada.com/boo-jayden-kitaplik-p-HBV000005JG3Nhttps://www.hepsiburada.com/dekorumbu-retro-3-gozlu-rustik-raf-kitaplik-14810058-p-HBV0000097KWAbu kitaplıklara benzeyen kitaplık biliyorsanız linkini verir misiniz? (kutularıyla viski şişelerini koymak için arıyorum, başka tavsiyeniz va
www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com

bu kitaplıklara benzeyen kitaplık biliyorsanız linkini verir misiniz? (kutularıyla viski şişelerini koymak için arıyorum, başka tavsiyeniz varsa onlara da açığım.)
ayrıca bunları istediğim boyutlarda (5-10 cm daha genişini ve yükseğini) sanayide yaptırmak istesem ne kadara patlar?
0
MtKrt
(03.03.18)
Biraz pahalı ancak tam istediklerine benzeyen
www.ahsapatolyesi.com
0
buff
(03.03.18)
Bunlar kitaplıktan çok rafa benziyor.
m.n11.com
m.n11.com
0
Amaranta ursula
(03.03.18)
sanayide de 250-300 civarı olur. istediüin gibi olmaz.

www.vivense.com
0
rhan
(03.03.18)
Ben GittiGidiyor’dan aldım hemen hemen ayni fiyata. Üstelik gerçek ahşap.
0
cemiyetin ünlü siması
(03.03.18)
(10)

lazio-juventus maci ne olur?

e haliyle
neden?
neden?
0
e haliyle
(03.03.18)
2-2'den 0 demek istiyorum. İkisi de üst sırada. Bence çekişmeli geçer.
0
dissendium
(03.03.18)
juve normal şartlarda çiğ çiğ yer, biraz zorlanırsa ısıtıp yer. yakın tarihte juve'nin puan kaybetmesi beklenen bir lig maçında takıldığını hatırlamıyorum. kalburüstü takımlar artık ezikliklerinden mi bilmiyorum ama juve'yi görünce afallıyor. şu maç genoa-juventus maçı olsa ev sahibinin puan alma ihtimalini daha yüksek görürdüm ama lazio, napoli, inter vs. bu takımlara hiç mi hiç güvenmiyorum juve karşısında. 10 kez oynuyorlarsa juventus 2'sinde puan bırakıyor.

kazanmalarını istemiyorum ama kazanırlar muhtemelen. immobile iyi oynarsa 2-1, oynamazsa 2-0 juve.
0
der meister
(03.03.18)
juventus kazanır gibi geliyor bana da. her ne kadar napoli'yi tutsam da. juve son 10 maçta gol dahi yemedi.
0
EasyTiger
(03.03.18)
Juventus'un 4 gun sonra tottenham'la maci var sizce bugunku maca etkisi olur mu?
0
qazwsx
(03.03.18)
bence olmaz. serie a'yı ikinci plana atabilecek bir pozisyonda değiller. 5-6 puan farkla lider olsalar belki derdim ama şu durumda akıllarına tottenham maçı gelmemeli. hata yapabilecek durumları yok şu an için. juve'de sakat sayısı da bol ama bu seviyeye alışmış topçular için 4 gün az zaman değil, sorun olmaması lazım.
0
der meister
(03.03.18)
3-2 Juventus alır
0
Amaranta ursula
(03.03.18)
Juventus babayı aldı, umarım oynamamışsındır.
0
i was made for you
(03.03.18)
der meister
(03.03.18)
Maç bitmeden "babayı aldı" yazmak da ne bileyim...
0
038576
(03.03.18)
:) Bana niye geliyor ki ne bahis yaptım ne de Lazio taraftarıyım, kazandıysanız hayırlı olsun. 90'da baktım 0-0'dı biter öyle dedim bitmemiş.
0
i was made for you
(03.03.18)
(3)

çocuk istismarını önlemek adına çocuklara eğitim veren bir oluşum?

error522
biliyor musunuz?türkiye'de böyle bir eğitim veren bir eğitimci bilim insanı grubu vs?aamir khan'ın şurada yaptığı gibi: https://www.youtube.com/watch?v=YD-HaiksC0I
biliyor musunuz?

türkiye'de böyle bir eğitim veren bir eğitimci bilim insanı grubu vs?

aamir khan'ın şurada yaptığı gibi: www.youtube.com
0
error522
(02.03.18)
Şunlar var iletişime geçebilirsiniz:
cbgd.org
m.facebook.com

Yine baroların çocuk hakları merkezleri var. Çocuklar üzerine yoğunlaşan stklarla iletisime geçip sosyal hizmet uzmanlarindan yardim isteyebilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(02.03.18)
Bana hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk istismarı konusunda çocuğun yapabileceği ne var ki? Bir de önleyelim derken çocuğun kafasını karıştırıp psikolojisini bozmasın bu olay?

Türkiye'de çocuk büyütülmez bu zamanda zor.
0
bos gezenin bos ustasi
(02.03.18)
bos gezenin bos ustasi verdiğim örnekteki videoya bakarsanız ben gayet doyum aldım. tatmin edici bir eğitim. bildiğim kadarıyla kapsamlı değil ve kullanılan kelimeler yumuşak. ayrıca çocukken bana da ''tanımadığın kişiler sana çikolata vericem diye kandırabilir bilmediğin kişilerle konuşma onlarla başka yerlere gitme sokağımızdan dışarı çıkma'' gibi şeyler söylendi ailem tarafından. ben mevzuyu çakmıştım. ama o zamanlar organ mafyası olarak düşünüyodum. cinsel taciz tecavüz aklıma gelmemişti. fakat kendimi yabancılara karşı korumam ve dikkat etmem gerektiğini anlamıştım. psikolojim de bozulmadı. eğer önlem almazsak işte o zaman olumsuz durumlar psikolojiyi geri dönülmez şekilde bozabiliyor
0
🌸error522
(02.03.18)
(25)

Kiz isteme olayi

uzun kulaklı yalnız tavşan
En kucuk kardesim evleniyor. Oglan tarafi Mardinin bir ilceinden ve asiretmis. Oldukca kalabaliklar. Soz kesmek icin gelecekler ama bizim sulale tas catlasi 15 kisi olur. Onlar 60 kisi geleceklermis. Sayinin fazla oldugunu azicik citlatmis kardesim hani daha minimal bisey mi yapsak diye ama oglan ta
En kucuk kardesim evleniyor. Oglan tarafi Mardinin bir ilceinden ve asiretmis. Oldukca kalabaliklar. Soz kesmek icin gelecekler ama bizim sulale tas catlasi 15 kisi olur. Onlar 60 kisi geleceklermis. Sayinin fazla oldugunu azicik citlatmis kardesim hani daha minimal bisey mi yapsak diye ama oglan tarafi ona ayip olur buna ayip olur diye yanasmamis pek.

Simdi evimiz kutu gibi. Sigmamiz mumkun degil. Kardesim cafe falan mi kiralasak Cok dedi ama o da annemlerin icine sinmedi. Nasil hem sik hem ucuz hem de uygun bir sey yapabiliriz?
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(01.03.18)
tutun bir cafe orada yapın. aşiretlerse parayı çıkartırsınız da :p

bu işler bazen karşı komşunun da yardımıyla çözülür ama yaşadığınız yeri falan bilmediğimden bir şey diyemem. karşı tarafın bunu düşünmemiş olması çok absürt bir durum.
0
blue eyes white dragon
(02.03.18)
Cafe isine annemler sicak bakmadi ayip olur falan dediler. Bence asil bize ayip dugun gibi kiz isteme mi olur :)

Istanbuldayiz bu arada komsu olayi mumkun degil.
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
Doğuda öyle düşünülmez. Yani az kişi gidelim ayıp olur demezler. Çünkü çok kişi gitmek ayıp değildir. Bilakis fazla kişi gitmek bir onurlandırma olarak görülür. Mutluluğu paylaşmak olarak görülür. Bunun için yan komşuyu ayarlanabilir, mini bir düğün salonu tutulabilir. Doğuda böylesi merasimler ayrıca yemekli olur. Lahmacun, içli köfte vb. Şeyler gider.

Doğuda cenazede hep birlikte ağlamasını, düğünde hep birlikte oynamasını bilirler.

Tutun bir yer maddiyat iyiyse.
0
iddaaci
(02.03.18)
Soruya tam cevap olmayacak ama bir fikir vereyim. Benim kuzenimin nişanı oldu geçen. Teyzemin evi de nişan için küçüktü. Eniştemin kardeşi Almanya'da yaşıyor. Türkiye'de tripleks villası var. Nişanı onların evinde yaptılar çünkü ev boştu. Sizin de geniş evi olan bir akrabanız varsa rica edebilirsiniz. Bir akşamlık olay için çok para dökmeye gerek yok. Kafe ayıp olur diyorsanız otel düşünün diyeceğim de o da tuzlu olabiliyor.
0
dissendium
(02.03.18)
@acemi 4 amca var darilir. 3 hala var darilir. 2 teyze var darilir. Kuzenleri var darilir vs vs.diye kibarca anlattilar ama imkanlarda bi yere kadar. Tatsizlikta olsun istemiyoruz. Iki ucu degnek bizim durum.
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
kız istemeye yer tutun diyeni de gördük ya ne diyeyim. anne babanız haklı. evde olsun. gelenler kapıdan taşsın, ayakta dursunlar akılları başlarına gelir.
sıkıntı yok. devam.
0
ozdek
(02.03.18)
geçmiş olsun. hem mardin hem aşiret. ksuura bakmayın ama siz kardeşinize değer vermiyor musunuz? hadi kardeşiniz kendine vermiyor bu belli de..

olacakları yazayım; kültür savaşı, anlaşamamazlıklar, şu an el üstünde tutulan kızın iki gün sonra 2. sınıf insan muamelesi görmesi, gelenek-görenek adı altında hayatının zindan edilmesi falan filan.

bu heriften bi an önce kurtulun derim.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(02.03.18)
@iddiaci aynen senin dedigin cumlelerle geldi damat. Asil az kisi gidersek ayip olur diyor babamlar ikna olmuyorlar diye. Hatta kendileri de "kasayla" cerez, meyve, ikramlik falan getireceklermis adetleri oyleymis. Biz once yok artik dedik daka yapiyor falan sandik ama ciddiler baya.
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
Bir Öneri daha. Kiralık villalar var. Büyük evler var. Çözüm olabilir.
0
iddaaci
(02.03.18)
@ozdek onlarin boyle bir talebi olmadi aslinda ama eve sigamayacagimiz icin bizimkiler bir yer bulalim bari dediler. Belki adamlar ayakta kalmaya razi da babam gurur meselesi yapti isi.

@susadim ikisi de univ.mezunu isi gucu olan 27-28 yasinda insanlar. Herhalde dogruyu yanlisi gorup karar vermislerdir. Bu noktada "kurtulalim" durumu yok. Hem belki farklilik zenginliktir. Umalim oyle olsun.
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
açıkcası pişman olacağınız bir yol bu. farklılık zenginliktir diye kendinizi aldatmaya devam edin siz.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(02.03.18)
şimdiden geçmiş olsun. bu isteme olayını bir uyarı olarak görüp yol yakınken dönseymiş keşke.
0
catch the arrow
(02.03.18)
@mermize+1
Öncelikle hayırlı olsun.

Benzer durum yaşayan bir arkadaşım oldu onlarınki nisandi ama. Komşudan sandalye vs isteyip sıkış tıkış da olsa hallettiler. Zaten yer o kalabalıkta kimse sorun vs cikarmadı. Herkes anlayisli oluyor genelde. Ayrıca en fazla 2 saat sürecek bir süreç. Geniş evi olan bir akrabadan rica edilebilir. Belki damat kişisine sayının yer olmadığı için azaltması da söylenebilir.
0
Amaranta ursula
(02.03.18)
Bu altmış kişi nerede yatacak? Kalacaklar mı?

Ek: NEREYE SIÇACAKLAR?!
0
rahip janick
(02.03.18)
ozdek +1

gerekirse apartman boşluğuna oturtun kalanları 60 kişi nedir, inceden bu işi evde yapacağınızı buna uygun sayıda gelmelerini ima edin, eğer 60 kişi gelirlerse de ayakta tribün misali dursunlar ya da değişmeli 15'er 15 'er eve alın :)

o evin tuvaletini hayal edemiyorum.
0
gezegen olan pluton
(02.03.18)
@rahip janick kendi evlerinde :) 2-3 saat bizdeler. Tutarlar cislerini herhalde ya da ev yatili okul helasina doner.
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
Mardin'den gelmiyor mu abi bu insanlar? Geri mi dönecekler iki saat sonra? Valla yanında kasayla çerez getiren adam iki saat kalıp dönmez bence. :B
0
rahip janick
(02.03.18)
Mardinden gelen de var ama oglan tarafinda kalacaklar. Cerezleri bitirmeden gitmezler bence de ama hayirlisi :d
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
@gezegen evde tek tuvalet var abi camiye falan yonlendiririz herhalde ;)
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(02.03.18)
5-10-15 hadi 20 de tamam. 60 nedir? 60 kişi aynı anda lüks bir restorana gitse orada dahi sistem çoker 1 saat. bu işin sonu yaş. ya doğru düzgün organizasyon yapılacak, paraya acınmayacak ya da sayı azaltılacak. ortası yok. ev ile olacak iş değil.
0
tukenmez adam
(02.03.18)
Mardin'de ya da herhangi bir Anadolu şehrinde kalabalık gitmek adet olabilir, ama Anadolu'daki evler de buna müsait. Büyükşehirlerde, hele ki İstanbul'da bir evde 20 kişiyi bile misafir edemezsiniz. Bunu karşı tarafa anlatın, damat halletsin bu işi "evleri küçük 20 kişi zor sığar sokakta mı kalacaksınız?" desin.
0
John Bloor
(02.03.18)
bu duyuruya yazacağım cevabı kız istemeyle ilgili diğer duyuruya yazmışım. Bizim de nişan/söz/isteme bir arada oldu. ben bu tip şeyler için salon vs tutulmasının sıcak bir ortam yaratmadığını ve gereksiz olduğunu düşündüğüm için evde yapmaya karar vermiştim. eşim kendi tarafından gelenlerin 60 kişi civarı olacağını söyleyince bayağı bir tutuştum nasıl sığacaklar diye. burda herkes kalabalık geliyorlar diye karşı tarafa kızmış ama napsınlar, zaten 2 dayı 2 amca 2 hala 2 teyze olsa çocukları falan oldukça fazla bir sayı oluyor. ben onlar kalabalık diye kendi sayımızı azaltmaya çalıştım. mesela sadece 1 arkadaşımı çağırdım. ortama fazla uyum sağlayamayacak olan ve aramızın limoni olduğu halalarımı çağıramadım. sonradan küstüler ama zaten bu olmasa başka şeye küserlerdi. eve komşulardan bir sürü sandalye istedik. büyükleri salona, küçükleri odalara yerleştirmeyi planladık. ama küçüklerde büyük bir zamanı salonda yerde oturarak geçirdiler. heleki yüzüklerin takılıp pasta kesilen anda insanlar video çekmek için birbirlerinin üstüne çıktılar. çoğunluk şehir dışından geldikleri için akşam yerine öğleden sonra yapmıştık nişanı, dönecek olanlar akşam dönsün diye. biz konaklama işine karışmadık zaten, karşı taraf ayarladı hepsini. karnı aç olan olur diye ikramlık ufak poğaça, kurabiye, minik börekler vs hazırladık pastayla beraber ikram ettik. oldu bitti, atlattık valla. siz de çok takmayıni kalabalıklar diye karşı tarafın kötü hissedeceği şekilde bir davranış sergilemeyin. sonuçta gelin ve damada değer verip önemsiyorlar ki bu özel günde orada olmak istemişler. şimdiden hayırlı olsun, mutlu olsunlar :)
0
curukturpkokusu
(02.03.18)
legalize marijuana
(02.03.18)
benzer bir şey bizimde başımızdan geçti. karşı taraf doğuluydu bıraksak tüm sülaleyi alıp getirecekleri gibi geleceklerin tüm uçak, konaklama ulaşım masraflarını da benim eşime kitleyeceklerdi. bizim de hem o kadar kişiyi ağırlama kapasitemiz olmadığı hem de gereksiz kalabalığı istemediğimiz için annem kibar ama net bir şekilde karşı tarafa 10 kişilik sınır koydu. onlar da istese de istemese de uymak zorunda kaldılar. yaşadıklarımdan yola çıkarak şunu söylemek isterim kesinlikle insanlara karşı ayrımcı değilim ama özellikle bu evlilik işlerinde kültürler farklıysa doğulu olan tarafın artık saçma düzeye varan adetlerle ilgili istek ve arzularına kesin bir dille dur demeniz gerekebiliyor yoksa siz üzülüyorsunuz. :/
0
iwillsee
(02.03.18)
Bir üstteki arkadaşın annesi çok iyi yapmış bence. Dağ başında yaşamıyoruz herkesin bir evi var, o evin de kapasitesi belli. Teyzeye amcaya ayıp oluyor da size ayıp olmuyor mu?
0
mutlusismankedi2015
(02.03.18)
(11)

kimselere söyleyememek

her giriste sifresini unutan adam
hiç, sizi tanıyanlara söyleyemediğiniz, içinizi dökemediğiniz, fikirlerini alamadığınız vs. ama her an aklınızda olan bir derdiniz oldu mu?yani bu, bir şeye üzülmek de olabilir. bir sebepten sizi tanıyanlarla paylaşmıyor ya da paylaşamıyor olduğunuz...olduysa ne yapıyorsunuz? ya da ne yapmıştınız?
hiç, sizi tanıyanlara söyleyemediğiniz, içinizi dökemediğiniz, fikirlerini alamadığınız vs. ama her an aklınızda olan bir derdiniz oldu mu?

yani bu, bir şeye üzülmek de olabilir. bir sebepten sizi tanıyanlarla paylaşmıyor ya da paylaşamıyor olduğunuz...

olduysa ne yapıyorsunuz? ya da ne yapmıştınız?
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.03.18)
Böyle durumlarda kimseye etmem şikayet dinleyip sakinleşiyoruz. Cuk oturuyor da kendileri.
0
onemoremile
(01.03.18)
kağıda yazmak sonra da yırtıp atmak çok etkili oluyor. :) ayrıca yarın yeni bir gün olacak diye içinizden düşününce motivasyonu arttrıyor. her şey geçiyor çok da şaapmamak lazım.
0
burchak
(01.03.18)
Benim 3 tane derdim var o şekilde kimselere söyleyemediğim. Ne yapıyorum peki? Hiçbir şey.
0
i m cool with that
(01.03.18)
Duyuruya yazarım. Kablelvukuya anlatmam ama o anlamaz ne anlatacam.
0
kablelvuku
(01.03.18)
Çok var öyle düşüncelerim. Ama öyle ya da böyle bir yerde fazla vakit geçirince, örneğin burada, yine anlatamadığım dertlerim, düşüncelerim oluyor çünkü yine etiketlemelerden, yargılardan kaçamıyorsun. Anlatmaya karar versen bile kırpıp anlatıyorsun, bu sefer de tam anlamıyla içini açmamış oluyorsun. Mesele de kafanda hala tam açıklığa kavuşmamış ya da bir noktadan kafanda yer etmiş oluyor. Sadece dert konusunda değil, hayatta genel olarak hepimizi rahatlatacak bir alıntı vardı Peyami Safa'nın Fatih-Harbiye romanında. Kaba taslak olarak da şöyleydi:
-Halbuki karşı tarafı tam anlamıyla dinlesek, ama kendi düşüncelerimizi, yargılarımızı ve eleştirilerimizi bir yana bırakarak dinlesek her şey ne güzel olacak.
0
m e b
(01.03.18)
Şu an var öyle bisıkıntım. Kimseye söyleyemiyorum. Hatunla ilgili.
0
[GODDARD]
(01.03.18)
öncelikle: Jay-z 99 problems : youtu.be

Sıkı bir yumruk gibi içimde tutuyorum.

Hatun problemleri? güldürmeyin.
0
binder dandet
(01.03.18)
Olay hatunla ilgili. Kendi de bilmiyor.
0
[GODDARD]
(01.03.18)
Var anlatmıyorum kimseye.
0
Amaranta ursula
(02.03.18)
evet. söylemem. çekiyorum derdimi napayım...
0
runagain
(02.03.18)
valla anlattığın zaman genelde arkadaş kısmıysa yüzüne farklı konuşup arkandan dedikodu yapabiliyor. o yuzden çok yakının değilse güvenme. ailene anlatabilirsin kardeşine falan ona da anlatamıyorsan sürekli böyleyse ve kafana takıyorsan bence psikologa git büyümeden çöz derdini
0
kveldulv
(02.03.18)
(13)

Kişiler arasında eğitim uçurumu

thomson'un uzumlu keki
Başlıkta tam anlatamadım aslında. Esasen eğitim durumu (biri lise, diğeri üni mezunu gibi)veya kültür seviyesinin eşit olmaması durumlarında ilişkiler nasıl yürüyor? Yürüyor mu? Eğitimi yüksek tarafta kadınlar mı daha çok tolerans sahibi, yoksa erkekler mi? Böyle ilişkiler hemen bitiyor mu, nasıl ol
Başlıkta tam anlatamadım aslında. Esasen eğitim durumu (biri lise, diğeri üni mezunu gibi)
veya kültür seviyesinin eşit olmaması durumlarında ilişkiler nasıl yürüyor? Yürüyor mu?
Eğitimi yüksek tarafta kadınlar mı daha çok tolerans sahibi, yoksa erkekler mi?
Böyle ilişkiler hemen bitiyor mu, nasıl oluyo? Anlatın.

Mevzubahis ben değilim, aklıma takıldı yalnızca.
0
thomson'un uzumlu keki
(28.02.18)
Eğitimsiz tarafın erkek olduğu senaryoda kadının tahammülü, tam tersi senaryodaki erkeğin tahammülünden çok daha düşük bence.
Eğitimsiz adamın zengin olması durumu bu durumun istisnası ama, o durumda kredisi sonsuz gibi bir şey oluyor. Tabii bu sonsuz krediyi verecek profil de üç aşağı beş yukarı belli. O da aslında muhteşem bir eğitim hayatının meyvesi olmuyor genelde, o yüzden çok da vahim bir durum yok.

İlişkinin yürüyüp yürümemesi de tarafların beklentileriyle alakalı. Mesela yakın çevremdeki arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu mevcut veya olası sevgililerinden eğitim temelinden gelecek çok fazla şey beklemiyorlar. Sana bana belki çok önemli bir konu ama başkası için hiç mühim bir mesele değil yani.
0
cay koy geliyorum
(28.02.18)
Erkekler daha cok tolerans sahibi bu konuda. Kadin katlanamaz.
0
stavro
(28.02.18)
eğitim seviyesi ile cahillik seviyelerini bir tutuyorsak eğer (ki bu soruda bunu kastettiğini varsayıyorum) ilişkiler bir yerden sonra kopuyor gözlemlediğim kadarıyla. ilk birkaç sene idare edilebiliyor en fazla, ondan sonra taraflar kendi kabuklarına/çevrelerine dönüyor, ilişki bitiyor.

ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: eğitim seviyesi ile (hele ki üniversiteye girmenin aşırı kolay olduğu türkiye'de) cahillik arasında doğru bağlantı kurmak mantıklı değil. misal, iyi bir liseden (kadıköy anadolu seviyesinde bir yer mesela) mezun bir lise mezunu çoğu üniversite mezunundan on kat üstündür. şimdi o lise mezunuyla taşra üniversitesi mezununu bir tutmak mümkün mü? değil.
0
sen git ben geliyorum
(28.02.18)
Annem üniversiteden dereceyle mezun, babam torna tesviye meslek lisesi mezunu.
Annem babamın neredeyse 2.5 katını kazanıyor.
30 senedir evliler.

Benim de kendimden daha az eğitimli erkek arkadaşım olmuştu.
Gayet mümkün yani. Kadınlar anca zenginse tahammül eder yorumu çok çirkin.
0
bir nick var benden iceri
(28.02.18)
İstanbul hukukta okuyan çok yakın bir kız arkadaşım var. Ki bu arkadaşım neredeyse 1 kütüphane kitap okumuş bilgili entelektüel seviyesi bayağı yüksek birisi. Mevzu bahis sevgili ve eş olduğunda kendisi gibi kültürlü birikimli birini istedigini söylerdi. Sonra ne mi oldu? Lise mezunu olup babasının toptancı dükkanına bakan bir çocukla evlendi. Çocuk bilgi ve birikim açısından arkadaşımın tırnağı dahi etmiyor ama arkadaşim çok seviyor ve çok iyi biri olduğunu söylüyor. Çocuk için 3. Sınıfta istanbul hukuku bırakıp memleketteki üniye geçiş yaptı. 4. Sınıfa geçerken evlendi. Şimdi mutlu olduğunu söylüyor. 2015 te tanıştilar gecen eylülde evlendiler. Bu arada çocuk arkadaşimin eniştesinin kardeşi.
0
Amaranta ursula
(01.03.18)
Kadınlar tahammülsüz bu konuda.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(01.03.18)
ben erkek olarak tahammülsüzüm bu konuda. cahil kadın çekilmiyor.
0
empedokles
(01.03.18)
sevgilim beni taşıyabilecek biri olmalı' sözü kadınlar tarafından çokça edilen bir söz aslında. fakat tek koşul bu değil mesela aşağıda örnek vermişler kadın hukuk mezunu,entelektüel adam baba işi toptancılık yapıyor buradaki bahsettiğimiz adam muhtemelen erkeksi,kendi işini yapıp parasını kazanan,kendi hayatını ön planda tutup kadını merkeze koymayan,söz geçiren bir tip. burada kadını etkileyen bir çekim merkezi davranış var. bu davranış olduğunda sanırım entelektüel birikimin önemi kalmıyor.
0
biravekahve
(01.03.18)
eğitim, kültür farklılığı ilişkinin yürümesine engeldir tabi ki.

fakat lise hatta ilkokul mezunu biri, üniversite mezunundan çok daha eğitimli, kültürlü olabilir. diplomayı baz almak ahmaklık bu ülkede.
0
soft
(01.03.18)
Erkek eğitim ve kültür olarak daha düşük seviyede ise kadınların %99'u için çok olumsuz bir şeydir ve bu işin tek oluru erkeğin zengin olması,kendi işini yapması vb.

Kadın eğitim ve kültür olarak aşırı düşükse güzellik aranıyor işin oluru için.

Gerçek dünyaya hoş geldiniz.
0
turkuaz
(01.03.18)
Boyle durumlarda iliski baslamiyor, sahsi fikrim.
0
bruceandwayne
(01.03.18)
erkekler tolerans sahibi tabii, tartışmasız. ben kendi eğitim seviyemden düşük biriyle birlikte olmak istemezdim. arkadaşlarımı düşünüyorum, onlar da öyle.
0
pinkpeony
(02.03.18)
benim yürümedi
0
Rudy Baylor
(02.03.18)
(24)

ölüm ve sonrası hakkında ne düşünüyorsunuz?

demirr
Ölümden korkuyor musunuz?Ölüm sonrasına inanıyor musunuz?Ölümü düsünüyor musunuz,düşününce ne hissediyorsunuz?Ben de her fani gibi ölümden korkuyorum.aklima gelince ister istemez bir ürperme oluyor.ölüm sonrasina da inaniyorum.Bu arada ben ölmekten hicc korkmuyorum diyen olmaz insallah :-)
Ölümden korkuyor musunuz?
Ölüm sonrasına inanıyor musunuz?
Ölümü düsünüyor musunuz,düşününce ne hissediyorsunuz?

Ben de her fani gibi ölümden korkuyorum.aklima gelince ister istemez bir ürperme oluyor.ölüm sonrasina da inaniyorum.

Bu arada ben ölmekten hicc korkmuyorum diyen olmaz insallah :-)
0
demirr
(26.02.18)
ölümden korkuyorum, çünkü hazır değilim
ölümden sonrasına inanıyorum
ölümü düşünüyorum, düşününce yapmam gereken bir çok eksikliği farkediyorum
0
dieselsingle2
(26.02.18)
Hayır
Evet
Evet, "oh ne güzel dert yok tasa yok" (tabi günahlarımız bağışlanırsa) diye düşünüyorum.

Hiç korkmuyorum, hatta arada sırada fani işlerden sıkılınca "komuşum amına ölücez nasılsa" diye kendimi avutuyorum :)

Sadece zamansız ölmekten korkuyorum, arkamda eksik işler bırakmak istemiyorum. Ama "benim işim 80'e kadar bitmez" demiyorum tabi ki :)
0
John Bloor
(26.02.18)
Bununla ilgili olarak (ölüm sonrası) aklıma gelen her ihtimalde de "o da olumlu, bitse de gitsek bari" diye düşünüyorum.

Eh, tabii ki içgüdüsel olarak ölüm anına ve ölmeye ilişkin bir korku var mutlaka.
0
skooma
(26.02.18)
çok korkuyorum.
inanmıyorum, yaşamdan öncesindeki yokluğa dönüş olacak sadece bence.
çok defa geliyor aklıma, nefesim daralıyor.
0
rare
(26.02.18)
@john bloor: korkmuyorumla baslayip korkuyorumla biten bir cevap olmus. Olum de sanirim boyle birsey.korkmuyoruz gibi oluyor fakat insan o soguklugu dusununce mutlaka bir korku doluyor icie
0
🌸demirr
(26.02.18)
hayır
hayır
hayır

hayatın pek bir önemi yoktur, ancak ondan başka bir şeyimiz de yoktur.
0
tukenmez adam
(26.02.18)
kendi ölümümden korktuğum söylenemez ama bazi seylerin yarida kalacagi dusuncesi biraz icimi buruyor. sanirim hayatim boyunca hep o his olacak icimde bi yerlerde. aslinda düşününce bu da çok mantikli degil, öldükten sonra yarim kalan şeylerin bi anlami olmayacak nasilsa. ölümden sonrasina da cok inandigimi soyleyemem. dogmadan öncesi hakkinda nasil fikrim yoksa öldükten sonrasi da boşluk olacaktir diye düşünüyorum.
0
in vino veritas
(26.02.18)
Eh iste nasil bir olum olduguna bagli, acili bir sekilde olmekten korkarim, uykumda olmek dusuncesi o kadar korku yaratmaz.
Olum sonrasi tamamen belirsizlik benim icin, varligindan da yoklugundan da supheliyim.
Yani ara sira dusunuyorum, hatta intihara yatkin biri oldugumu bile dusunuyorum. Dusundugumu fark edince dusunmemeye calisiyorum, dusuncelerimden korkup.
0
yuzır
(26.02.18)
1- Korkuyorum
2- İnanıyorum
3- Düşünüyorum. Şu dünyada yapmam gereken, yaşamam gereken şeyler var. Bunlar öyle ekstrem şeyler değil. Baba olmak, çocuklarımın büyüdüğünü görmek, sevdiğim memleketimde yaşayabilmek.. Bunları yaşamadan ölmek istemiyorum. İnsan dünyaya doymaz herhalde ama biraz yaşadıktan sonra ölüm de bir başlangıçtır bana göre.. Kalabalık yapmamak lazım, arkadan gelenlere yer vermek lazım :)
0
silah taciri
(26.02.18)
ölümden korkmayan yoktur heralde.
ölüm sonrası varsa da yoksa da o an düşünülecek bir durum.
çok fazla düşünmüyorum, sürekli düşünürsen ölürsün.
0
mikahakkinen
(26.02.18)
korkuyorum, inanıyorum, düşünüyorum dua ediyorum en sevdiğim yere gidecekmişim gibi mutlu olayım diye. tüm insanlar için. mevlana gibi düğün misali.
0
for day to break
(26.02.18)
Ben ölümden hiçç korkmuyorum:)
Ama mümkün olduğunca uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorum yani hemen gelmezse iyi olur :)
Ölüm sonrası derken; cennet cehennem reenkarnasyon vb şeylere inanmıyorum. Doğayla buluşacağız işte.. Kadavra bağışı yapma düşüncem var, gerçekleştirirsem tıpa katkının yanısıra öğrencilerin elinde şaklabanlık malzemesi olurum diye düşünüyorum. (bence sakıncası yok, dersleri ağır, sorumlulukları ağır biraz eğlensinler yavrucaklar)

Ölümü tabii düşünüyorum ama çok sık değil. Ayda alemde bir aklıma geliyor. Ölümle ilgili tek endişem arkada kalan evlatlarımın çok üzülmeleri. Bunu istemiyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.02.18)
- Aktif bir korkum yok, bir hafta sonra öleceğimi öğrensem korkardım.
- Hayır.
- Evet, bazan her şeyin yok olacağı düşüncesinden kaynaklanan komple bir boşluk ve karanlık hissi, bazan da her türlü sıkıntının sona ereceği hissiyle bir rahatlama.
0
i was made for you
(26.02.18)
valla öyle tuhaf olay ki bu, sözcüklerle tarif edilmesi zor geliyor bana. mesela ölümden korkuyor musun dediğinde ne diyeceğimi bilemiyorum, zira öldüğümden haberim olmayacak ama şöyle diyeyim; hayatta kalmak, varlığımı sürdürmek istiyorum. bu yüzden şu yakın gelecekte ölmek istemem. kendi ölümümden ziyade çok yakınlarımın ölümü korkutuyor beni daha çok, çünkü o süreci ben yaşayacağım, üzüntüsünü hissedeceğim. kendi ölümümde his mis yok.

anlayabileceğin üzere ölüm sonrasına da inanmıyorum tabii, keşke inanabilsem.
0
soso
(26.02.18)
Ölümden tabii ki korkuyorum.
Ölüm sonrasına normalde inanmıyordum ama baktırdığım bir faldan çok etkilendim. Söylenilenler tek tek çıktı, şu an metafiziğe inansam mı inanmasam mı kafasındayım.
Ölümü düşündüğümde toprak olup çürüyüp gideceğim geliyo açıkçası sadece aklıma. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Sonra amaaan diyorum, geriye kalmayacak olan sadece ben değilim. Dünya da bi noktada yok olacak. İnsan ömrü şu evrende bir nefes alıp verme bile değil.
0
sec guard
(26.02.18)
Ölünce bunun bilincinde olmayacağım için ölümden korkmuyorum, sonrasına dair bir inancım da yok. Beni asıl korkutan başkalarının ölmesi, bunun üzerine düşününce çok kötü oluyorum.
0
pike
(26.02.18)
Dilde korkmuyorum diyorum ama yüzleşince korkmuyorum diyenin olacağına inanmıyorum.
Ölüm sonrasına inanıyorum ve bu yaşam tarzıma etki ediyor.
Ölümü düşünüyorum düşününce üzüntü duymuyorum aksine buradan kurtulacak olmanin verdiği huzur var. Tabi öte yandan diğer tarafta nelerle karşılaşacağımı bilememenin endişesi var.
0
Amaranta ursula
(26.02.18)
ölümden korkuyorum evet. ayu gibi duygusal biriyim ve hiç yakınımı kaybetmedim. terk edilince bile az buçuk toparlanmam 1 sene sürüyor. bu acıyı yaşamak da, etrafımdaki insanlara yaşatmak da istemiyorum. hepsini geçtim, ben 30 sene sonraki şampiyonlar ligi finalini izleyebilmek, önümüzdeki kış yağan karı görebilmek istiyorum. öyle çok rafine, sofistike, efendime söyliyim göt göt zevklerim yok. yaşamaya bayıldığımı da söyleyemem, bazen düşüp wefad edesim geliyor. ama tek bir hayatım olduğunu biliyorum ve acısıyla tatlısıyla, dolu dolu yaşamak istiyorum. hani ölürken "tamam yeter artık amk hadi sktir git" desin insanlar benim için, gençti şöyle hayali vardı böyle karı götürecekti vs. diye üzülmesinler. isteğim o.

ilk paragraftan da anlayabileceğin üzere ölüm sonrasına inanmıyorum. o yüzden, adanalı serserinin de söylediği gibi, BU DÜNYADA UNUTULAN DEĞİL İZ BIRAKAN OLmaya çalışıyorum. tek bir roman veya makale yazsam, neblim 30 sene sonra birisi benim yaptığım bi işi görüp "vay aq ne güzel yapmış gebeş" dese falan bana yeter sanırım.

dünyaya kazık çakmak veya dünyayı değiştirmek gibi bir gayem yok. geldim ve gideceğim, bunun farkındayım. ama öyle mal gibi yaşayıp gitmeyeyim istiyorum, tek derdim o. ha bunun için ne yapıyosun dersen hiçbi şey yapmıyom, rastgele yaşıyom öyle. daha bugün aceleyle yola atladım diye araba biçiyodu mesela.

ama bana uzun süre yaşayacakmışım gibi geliyo, neden bilmiyorum. hani böyle "93 yaşında her gün mc donalds'tan yiyen ahlaksız it" tarzı haberler çıkıyo ya, o tarz bi herif olurum gibime geliyo. "iyiler erken ölür" diyolar, o yüzden her türlü ayak kaydırma ve şerefsizliğe de yatkınım, hiç öyle dünyalar tatlısı bi insan değilim. umarım 97 sene daha yaşayıp 120'de ölürüm diyorum şahsen.

buraya da not düşeyim: intihar ettiğime dair çok net, kesin bir kanıt yoksa bilin ki intihar süsü verilmiş cinayete kurban gitmişimdir. kılıçdaroğlu'nun adamlarından korkuyorum.
0
der meister
(26.02.18)
korkmuyorum.
inanmıyorum.
rahatlatıyor.

babam öldü mesela, ölümün kötü bi şey olduğunu düşünseydim muhtemelen asla uyuyamazdım.
0
ghilleinthemist
(26.02.18)
korkmuyorum da, sevimsiz geliyor.
olum sonrasina degil de arasina inaniyorum, arada bir sey var sanki, yeniden dogmaya inaniyorum, ara bir yer, bir form var gibime geliyor, elbette emin degilim,
olumu sik sik dusunuyoum, anne baba vs sik sik aklima gelip senaryolar uretiyorum,
olum beni daha cabuk kararlar vermem, islerimi daha hizli yapmam ve surekli sikayet etmeme konusunda gizliden gizliye motive ediyor.
0
tresrichesheures
(26.02.18)
1) yapmak istediğim şeyler bitene kadar 'evet' , sonra korkmayı bırakacağım.
2) korkma
sadece toprağa gideceksin
sonra toprak olacaksın
sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin
oradan özüne ulaşacaksın
çiçeği özüne bir arı konacak
belki
belki o arı ben olacağım

3) hayır
0
Fayfa
(26.02.18)
kuran' ı kerim mealini okuyorum ve ona, allah' a, ahirete inanıyorum.
0
preldzic
(26.02.18)
1- evet
2- hayır
3- düşünmemeye çalışıyorum
0
i m cool with that
(26.02.18)
1-3) Ölümü günlük hayatta düşünmüyorum ama hatırlatıcı bir şey olursa korkuyorum. Geçen gün kan ve ilik bağışı için bir testler yaptılar; “İhtiyacı olan ben de olabilirim” diye aklımdan geçti, anlık dehşete düştüm.

Ölümden çok korkuyorum, hatta sadece ölümden korkuyorum. Deseler ki “En sevdğin on kişiyi öldüreceksin, sana bin yıl bizden”, oynaya oynaya kabul etmem ama “Yapmam gereken bıysa, yapayım” diyekabul ederim. İyi ama kısa yaşamaktansa uzun ama dandik yaşamayı tercih ederim. Nefes almayı o derece seviyorum ama günlğk hayatın koşturmacasında aklıma gelmiyor.

2) Sonraki hayata, “yalan dünya”ya, sevdiklerimle yeniden buluşacağıma inanmıyorum. Bu dünyada artık 30-40-90 ne yaşarsam o.
0
aychovsky
(26.02.18)
(4)

Geometri sorusu-üçgende açı

nickini degistiren yazar
Soru resimde.https://i.hizliresim.com/EPOOLn.png
Soru resimde.

i.hizliresim.com
0
nickini degistiren yazar
(26.02.18)
Cevap 3 mü?
0
Amaranta ursula
(26.02.18)
Evet tamsayı.
0
🌸nickini degistiren yazar
(26.02.18)
Evet. Cevap 3. Nasıl buldunuz?
0
🌸nickini degistiren yazar
(26.02.18)
Amaranta ursula
(26.02.18)
(5)

yüksek kaliteli filmleri nereden indiriyorsunuz ?

sylr
torrent turk diye bir yer var ama ücretli. birşeyler indirmeyeli seneler oldu. hatta hiç film indirmedim şimdiye kadar diye hatırlıyorum.
torrent turk diye bir yer var ama ücretli. birşeyler indirmeyeli seneler oldu. hatta hiç film indirmedim şimdiye kadar diye hatırlıyorum.
0
sylr
(24.02.18)
Zamunda
0
himmet dayi
(25.02.18)
torrentleech/zamunda.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(25.02.18)
zamunda
piratebays

bazen rarbg, kickass falan da bakıyorum

spark yayıncılı fimler güzel oluyor yaklaşık 5 gb falan oluyor ortalama bi film ve görüntü kalitesi ses falan da iyi baya
0
nundu
(25.02.18)
Zooqle
0
Amaranta ursula
(25.02.18)
yts(nokta)am
0
yirmisantim
(25.02.18)
(8)

Politika'dan İktisat'a Geçsem Mi?

yeteramadenedimherseyi
Boğaziçi politika'da okuyorum. sizce merkezi yerleştirme şeysiyle ekonomi bölümüne geçsem mi? Şimdi diceksiniz ikisi çok farklı, hangisine ilgi duyuyosan ona yönel ama ben dünyanın en kararsız insanı olduğum için yardımlarınıza ihtiyacım var. Lisede neredeyse bütün fen derslerinden kalmış olmama rağ
Boğaziçi politika'da okuyorum. sizce merkezi yerleştirme şeysiyle ekonomi bölümüne geçsem mi? Şimdi diceksiniz ikisi çok farklı, hangisine ilgi duyuyosan ona yönel ama ben dünyanın en kararsız insanı olduğum için yardımlarınıza ihtiyacım var. Lisede neredeyse bütün fen derslerinden kalmış olmama rağmen "lan keşke fizik profesörü filan olsaydım" diyen bi adamım sonuçta.

aslında politikadaki okumalarını filan seviyorum ama sonuçta ekonomi içerdiği matematikten dolayı daha bir bilim gibi geliyor bana, bu yüzden ilgimi çekmeye başladı.

mezun olduktan sonra iş imkanları açısından da yorumlayabilirsiniz.
0
yeteramadenedimherseyi
(23.02.18)
Ekonomiye geç. Politikada ilerde master yap.
0
Amaranta ursula
(23.02.18)
İkisi de bilim değil, ekonomiye geç güzel iş bulur sağlam para kazanırsın, başarılı bir öğrenci olursan tabii ki. Master'ı da siyasette yapma MBA yap.

Edit: Siyaset bilimi de bilim, yersen. Piyasa ne isterse onu söyleyen bilim dalı olmaz.
0
i was made for you
(23.02.18)
Ekonomi bilim dalıdır yalnız. Politikayı bilmiyorum ama iktisadın önü daha açık. Yine Boğaziçi'de okuyacaksan iş bulma şansın zaten yüksek. Boğaziçi'de okumayacaksan da yine İngilizcesi en az Boğaziçi kadar iyi olan bir okula git. Olmazsa da Koç, Galatasaray, Sabancı gibi yerlere gitmeye çalış.
0
dissendium
(24.02.18)
matematikten korkmuyorsan kesinlikle gec. politikadan secmeli ders vs. alip o istegini de giderebilirsin. coursera'dan suradan buradan dersler alip okuma yapip da ogrenebilirsin. iktisat derecesi cok daha ise yarayisli olur. akademisyen olmayacaksan da politikadan master yapmak hemen hemen herhangi bir ise yaramaz, tabi bi sonraki asama.

ben her turlu bogazici'ni birakip galatasaray'a gitmezdim bu arada. sabanci ve koc ok
0
hot potato
(24.02.18)
iktisat iş imkanı açısından çok daha iyi bence. ha diyorsan ki boğaziçini bırakabilirim, o zaman puanın hukuk falan tutuyorsa geç başka üniversitede oku. iş imkanı açısından kendini sağlama almış olursun.
0
Cruyff
(24.02.18)
Politika mezunu arkadaslaeimin bi cogu ekonomi mezunlariyla ayni isleri yapiyor. Gerci okul oncesi okuyan bir arkadasim da marketing sektorundeydi en son :D

Ekonomide daha rahat olacagini dusunuyorsan oraya gec. Mezun oldugun bolumden bagimsiz, universitede kendine ne yatirimlari yaptiysan mezun olunca o alanlarda calisiyorsun.
0
fakyoras
(24.02.18)
ekonomi.
0
little big man
(24.02.18)
kesin geç. kararsız adamdan manager olmaz bari uzman olursun ekonomide.
0
ekşi yazarı olmak istiyorum
(24.02.18)
(14)

erkek saati olarak nasıl sizce bu model ?

paralanka
http://www.1v1y.com/urun/erkek-saat-fs4813-11963964?cid=106124
0
paralanka
(23.02.18)
Güzel.
0
Amaranta ursula
(23.02.18)
Model güzel fakat renkler çirkin.
0
harvey
(23.02.18)
güzel
0
neo
(23.02.18)
www.1v1y.com
Farklı renkte , aynı model
İkisinden hangisi sizce ?
0
🌸paralanka
(23.02.18)
Daha bugün aynı modelin değişik rengini aldım. Dış çerçevesi altın sarısı içi mavi olanından. Çok ama çok şık bir saat. Model çok güzel ama renkleri bence de bir gözden geçirin.
0
voyager 1
(23.02.18)
ikinci attığın daha iyi.
0
sir gawain
(23.02.18)
www.1v1y.com
Skagen markasını öneren arkadaşım bu model de fena değil aslında . çok kararsız kaldım şimdi
0
🌸paralanka
(23.02.18)
Herkeste olan bir model artık ve pek hoş değil
0
Uncle Sam
(24.02.18)
güzel fiyat da uygun gibi
0
burya
(24.02.18)
model guzel. ayrica siyah candir...
0
muratti36
(24.02.18)
ikincisi daha hoş +1
0
burya
(24.02.18)
ikinci daha iyi. birinci her yerde var artık.
0
silver apple
(24.02.18)
saati beğendim. turk telekomda bu site üzerinden 100 tl üzeri alışverişe 10 tl indiirim var. donanımhaber bildirdi...
0
elorelia
(24.02.18)
Orijinalliğine nasıl güveniyorsunuz bunların?
0
bass solo take one
(24.02.18)
(7)

Bilimsel Boyama Kitabi

evrim halkasi
Burada bir suru colugu cocugu olan, bilimle ilgilenen insan oldugunu biliyorum. Max Planck Enstitusundeki bilim insanlari tarafindan hazirlanan Arkeoloji Biliminde Maceralar kitabini Turkce'ye cevirdik. Sadece cocuklar icin degil, buyukler icin de oldukca eglenceli. Linkten pdf'ine ucretsiz ulasabil
Burada bir suru colugu cocugu olan, bilimle ilgilenen insan oldugunu biliyorum. Max Planck Enstitusundeki bilim insanlari tarafindan hazirlanan Arkeoloji Biliminde Maceralar kitabini Turkce'ye cevirdik. Sadece cocuklar icin degil, buyukler icin de oldukca eglenceli. Linkten pdf'ine ucretsiz ulasabilirsiniz: christinawarinner.com

Soru olarak acmamin sebebi, arada uplariz daha cok kisiye ulasir diye. Yine de bir sorum var. Ucretsiz basilip dagitilmasini saglayacak kurumlar biliyor musunuz?

edit: tabii ki sozlukte kimsenin ilgisini cekmedi ama belki uplamak istersiniz arada. eksisozluk.com
0
evrim halkasi
(21.02.18)
Harika olmuş emeğinize sağlık :)
0
neferkitty
(21.02.18)
küçükken arkeolog olmak isteyen biri olarak çok beğendim, elinize sağlık. eşe dosta dağıtıyorum, mail adresi de ekleyin bence, basım konusunda size ulaşmak isteyen için kolaylık olur.
0
Bruce
(21.02.18)
Bayıldım!
Özellikle bilgi verici yazilar olmasi harika olmus. Elinize emeģinize sağlık.
0
Amaranta ursula
(21.02.18)
Çok güzel ya ellerine sağlık. Hemen kızım için indireceğim.
0
old possum
(21.02.18)
Mail adresimi buraya yazip spam yuvasina donusturmeyeyim ama bana da mail adresime de linkten kolaylikla ulasabilirsiniz. twitter.com

Ay begenmenize cok sevindim. [kalpli goz smaylisi]
0
🌸evrim halkasi
(21.02.18)
Cok guzel olmus. Ellerinize saglik. 23 aylik oglum icin indirdim hemen.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(21.02.18)
Emeğinize sağlık! Ben de çevremdeki çocuklarla paylaşacağım.
0
fotrsapka
(22.02.18)
(15)

Komşudan bir şey rica ediyor musunuz?

thomson'un uzumlu keki
Demek istediğim somut bir şey. Gürültü etmeyin gibi ricalar değil. Sizde olmadığı zaman gidip istiyor musunuz? Rahat hissediyor musunuz isteyince? İstediğiniz şey tuz gibi basit bi şey de olur, başka şeyler de. İstediğiniz şey genelde ne oluyor? En absürt isteğiniz ne olmuştu?
Demek istediğim somut bir şey. Gürültü etmeyin gibi ricalar değil. Sizde olmadığı zaman gidip istiyor musunuz? Rahat hissediyor musunuz isteyince? İstediğiniz şey tuz gibi basit bi şey de olur, başka şeyler de.
İstediğiniz şey genelde ne oluyor? En absürt isteğiniz ne olmuştu?
0
thomson'un uzumlu keki
(21.02.18)
biz değil de, çocukken hatırlıyorum, komşunun torunu gelip "x teyze, anneannem varsa 4, yoksa 2 tane ekmek istedi" demişti. bence komik.
0
rahip janick
(21.02.18)
istiyorum. onlar da benden istiyor. en son konserve acici istedim, yoktu. ilac istiyor, karanfil istedikleri oldu, kedi mamasi verdim, ben ekmek istedim bi aksam. yaptigimiz yiyeceklerden de ikram ediyoruz. guzel sey komsuluk. illa ki apartman teyzesi olmak gerekmiyor bunun icin.
0
jimicik
(21.02.18)
Komşulardan biri için internetten kedi maması siparişi veriyorum. Onun dışında ne benden bir şey isteyen oluyor ne de ben kimseden bir şey istiyorum. Birkaç defa soğan lazım olmuştu. İsteyebileceğim biri olsun isterdim.
0
auroraaurora
(21.02.18)
Eski binamda komsulardan baya bir sey istemistim, ufak tefek tuz gibi seyler (pazar gunleri tum marketler kapali yasadigim ulkede)

Bir de elektrik supurgem bozukken elektrik supurgesi istemistim :D
0
kuehles blondes
(21.02.18)
Ben apartmana yeni taşındığımda tornavida lazımdı. Yanımda bana yardıma gelen arkadaşım apartmanda gördüğü insanlara “pardon, komşu musunuz?” diye sormuştu, hala aklıma geldikçe gülüyorum.

Ben bir şey istemedim sessiz olmaları dışında.
0
sopiro
(21.02.18)
Ben evde yokken gelen kargomu teslim almalarını rica etmiştim başka da bi şey yok
0
mutlusismankedi2015
(21.02.18)
Evet istiyorum
0
balpolen
(21.02.18)
istiyorum. ketçap.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.02.18)
2 bloğu bulunan apartmanda yaşıyoruz, yapıldığı ilk günden beri. normalde 2 binadakilerle de aile gibiyiz ama yan binadan çok taşınan oldu, artık takip edemiyoruz gasdgfdaasd. şuan oturduğumuz bina tam bir aile gibi. evimizin yedek anahtarı sürekli 1 ya da 2 komşumuzda bulunur, onlarınki de bizde. annemler/komşular sürekli birbirini kontrol eder zaten hastalanan eden var mı diye. yemek yapsak bir tabak komşuya gider, ben de arada instadan gördüğüm değişik tarifleri dener götürürüm, "ulan bu eleman bizi bigün zehirlicek ama hadi hayırlısı" diyip gülümserler. çoluk çocuğa zaten bakılır,emanet edilir. hastaneye veya otogara gidecek varsa arabayla götürülür. toplanıp tarhana yaparlar, reçel de yaparlar. öyle işte.
0
MtKrt
(21.02.18)
Üniversitedeyken hostes olan komşumdan 2 gecede bir şeker isterdim......... :)))

o da sağolsun verirdi.
0
binder dandet
(21.02.18)
30 yasindayim hicbir sey istediğimi hatirlamiyorum. Tanımıyorum zaten hicbirini, apartmanda kim var kim yok bilmem. Evcil biri degilim.
0
stavro
(21.02.18)
ohh başıma gelen şeyi anlatabileceğim bir yer çıktı. aylardır bir yere yazasım var bu saçmalığı, kısmet burayaymış.

öncelikle evet, ben isterim, benden de isterlerse seve seve veririm. ofiste yan komşumuz çok iyidir mesela. misafir gelir kahve bitmiştir, hop gider kahve alırız. onun şekeri biter, gelir şeker alır. 2-3 günde bir şarj aleti alışverişi olur. para üstü çıkışmaz, gelir para alır, akşama getirir geri verir.

eski evimizde de bu kadar olmasa da yan komşulardan isterdik, isteyene verirdik. 11 sene yaşadık o apartmanda.

eylül ayında taşındık. yine aynı mahalle içinde. yobaz bir mahalle de değil ha, ankara öveçler. nakliye firmasının 7 elemanı ev taşıyor. kayınvalidem de bizde.

bir gün önce konuştuk, öğlen pide söyleyelim çocuklara dedi. dedim anne onlar her gün pide yiyordur zaten, her gittikleri yerde pide söylüyorlardır. başka bir şey söyleyelim. dur o zaman ben yemek yapayım dedi. taşınma günü etli nohut yapmış getirmiş, bi de pilav için bulgur, yağ falan almış. pişirdi pilavı, tuz yok. yani var da amk kimbilir hangi kolinin dibinde. her şey üst üste zaten. bi tutam tuz için de gelirken almamış marketten. kolileri de deşmedik daha taşınma bitmeden.

karşı komşunun kapısını çaldı, eline de kağıttan külah yapmış, "kızım varsa bi tutam tuz verir misin, yeni taşındık, tuzu bulamadık, nakliyecilere yemek" falan diye, karşıdaki kadın ne dese beğenirsin? "ben yeni evliyim veremem" demiş. tövbe estafurullah göt istedik sanki, tuz lan tuz altı üstü, bi tutam tuz. kadıncağızın nasıl gücüne gitmiş, bütün gün zor tuttu kendini ağlamamak için. bizde de yok dersin, kalmadı dersin de "yeni evliyim veremem" neymiş lan?

"tuz gibi basit şeyler" demişsiniz ya, haldır huldur taşınma telaşında yeni evli olduğu gerekçesiyle bi tutam tuzu esirgedi lan kadın bizden. 7 tane nakliyeciye tuzsuz yemek yedirmemek için kadın kalktı bi tutam tuz için taa markete gitti, paketle tuz aldı geldi.

yine lazım olsa gider marketten alırım, tuzsuz yerim, ne bileyim başka komşudan isterim belki ama bu görgüsüz eşşeklerden çöp bile istemem daha. ama gelir isterse de veririm, az insanlık görsünler.
0
kibritsuyu
(21.02.18)
Karşı komşu selam vermiyor ne tuzu, sekeri
0
all girls dream
(21.02.18)
Evet istiyoruz. Yumurta, yoğurt, kahve, baharat vs. Karşılıklı isteniyor ama. Zaten birbirimize anahtarlaarımızı bırakan insanlarız.
0
Amaranta ursula
(21.02.18)
bizim karsi komsuyla tasindigimizdan beri gunaydin merhaba harici muhattabimiz yok. onu da biz demesek demicekler nerdeyse.
0
kveldulv
(21.02.18)
(3)

20 & 21. yüzyıl Türk ve Dünya Siyaset Tarihi

femme vitale strikes back
Konusunda kitap, makale, belgesel önerilerinize açığım. Bu konuda epey bir eksiğim olduğunu düşünüyorum.Teşekkürler.
Konusunda kitap, makale, belgesel önerilerinize açığım. Bu konuda epey bir eksiğim olduğunu düşünüyorum.

Teşekkürler.
0
femme vitale strikes back
(20.02.18)
Oral sander-siyasi tarih
Tanil bora -cereyanlar
0
Amaranta ursula
(20.02.18)
20.yy'da Dünya siyasi tarihi için, Marksist/eleştirel bir bakış açısı da bulunsun: Eric Hobsbawm - Aşırılıklar Çağı.
0
protector
(20.02.18)
Ataturk, Founder of a Modern State - Ali Kazancigil, Ergun Ozbudun (1981)
Yanlis Cumhuriyet: Ataturk ve Kemalizm Uzerine 51 Soru - Sevan Nisanyan (2008)
0
common of demons
(20.02.18)
(30)

afrin'de ne saçmalıyoruz?

godoşu beklerken
afrin'de suriye'ye rağmen bulunma hakkını kendimizde nasıl buluyoruz?tayyip erdoğan Türkiye Cumhuriyeti'ni ne hakla egemen bir devletin topraklarına, o ülkeye ve ismini deforme ettiği başkanına yardım etmek üzere, o ülkenin ordusunun yönetimi altında işbirliği amacıyla değil de ülkenin iradesine kar
afrin'de suriye'ye rağmen bulunma hakkını kendimizde nasıl buluyoruz?


tayyip erdoğan Türkiye Cumhuriyeti'ni ne hakla egemen bir devletin topraklarına, o ülkeye ve ismini deforme ettiği başkanına yardım etmek üzere, o ülkenin ordusunun yönetimi altında işbirliği amacıyla değil de ülkenin iradesine karşı gelerek sokuyor?

tabii ki kendimizi korumak istiyoruz, tabii ki topraklarımızın bölünmesine karşıyız.

ama bu başkalarının topraklarına göz diktiğimiz anlamına gelmiyor.
onların ülkelerine babamızın çiftliği gibi girebilip onları sırtlarından vurabileceğimiz anlamına da gelmiyor.



abd ile görüşüp durmak, ay beni harcama halla kullanabilirsin onursuzlukları şahsen benim vatandaş olarak boğazıma kadar geldi.

öso'yu istenilen her yerde kullanırız kaygısıyla hükümet artık her ama her açıdan biz de dahil bölgenin her insanına, yani ortadoğu'ya ve çıkarlarına aykırı davranmakta ısrar ediyor.

yok mu bu ülkede suriye'de savaşa da, kendi ülkesinin barış zart zurt denerek bölünmesine de karşı bir siyasetçi, abd'ye, ab'ye yaranmayan, doğu'nun egemen devletlerini de tanıyan, onları parçalayacak pazar olarak görmeyen, ülkesini de yönetecek bir şirket zannetmeyen bir siyasetçi?

hadi aldım yine başıma belayı ama bıktım artık ya. nedir bunlardaki beşar esat nefreti? adam çakı gibi duruyor orada, savunuyor ülkesini, aynı Atatürk'ün yaptığı gibi?

bu mu dokunuyor size? kendine saygılı, ülkesine saygılı, insanlarını da seven bir siyasetçi?

abd ile ne anlaşması yaptınız gene? utanıyorum abi sizden. hiçbir şeyden utanmadığım kadar utanıyorum. artık sadece iktidardan bahsetmiyorum. bu halktan da bahsediyorum. kimseden ses çıkmıyor : (((((((((((((((


EDİT: Bu öfkeli soru dünyaya dağılan "Suriye Ordusu'nu Afrin'de vurduğumuz" yönündeki, şimdi YPG vs provokasyonu olduğu söylenen yalan olma ihtimali yüksek haber yüzünden burada var.

Konuyla ilgili önceki cevaplarımı bilenler sadece bizim değil, sömürü tehlikesi altındaki her ülkenin egemenlik haklarını şiddetle savunduğumu bilir. Yani TSK'nın Suriye'de olması bana dokunmuyor. Suriye Ordusu ise çok başka. Anlatmaya çalıştım ama insanlar okumadan cevaplıyorlar, edit farz oldu.
0
godoşu beklerken
(20.02.18)
türkiye o izni SAA'yı çiğnememek kaydıyla aldı ama.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
Halk sindirilmiş durumda, sesini çıkardığı anda vatan haini ilan ediliyor o nedenle kimsenin sesini çıkarmaması normal. Onun dışında Türkiye Suriye'ye girerken Rusya'dan izin aldı o nedenle girebildi, yoksa zaten giremezdi, bunun için nasıl anlaşmalar yapıldı bilmiyorum, zaten bu olay için savaş değil de bölgedeki terörist yapılanmalarına karşı bir harekat diye yumuşatıldı olay, durum böyle biraz.
0
angelus
(20.02.18)
attila insanlar ölürken espri yapmaya devam et, evrim senin genlerini doğruluyor, ghaklısın aynı bir tek hüceliyi de galip kıldığı gibi bu adaptasyon savaşında.

"tomom" ay ne şirinsiniz allahın cezaları.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
kimsenin toprağına göz diktiğimiz yok. sınır güvenliğimizi sağlamamız gerekiyordu. Dibimizde kürdistan kurulmasına izin verecek değiliz. Muhalefet olmanın da bir sınırı var. Akp'ye bir kere bile oy atmadım ancak bu politikada erdoğan'ın yanındayım.
0
kompisko
(20.02.18)
Sınırımızda devlet kurma derdine düştüler, topraklarımıza bomba düşüyor siz ne işimiz var orda diyosunuz:) hadi kardeşim yallah afrine orda savun topraklarını.
0
England
(20.02.18)
ırak'ın kuzeyi gibi olmasın suriye'nin kuzeyi diye saçmalıyoruz!

esad çakı gibi duruyor orada, ülkesini koruyor aynı Atatürk gibi mi :)) ülkede bilmem kırk türlü grup, millet, ülke var ve bunu diyorsun.

utan diyeceğim ama yok, nafiledir.
0
attila
(20.02.18)
öncelikle hükümet yanlısı değilim çoğu siyasetini de doğru bulmuyorum ancak bakış açını yanlış buluyorum. Terör dış kaynaklarca besleniyor bu gerçek, bu desteği insanlıkla güzel sözle kırmak bu noktadan sonra mümkün değil, adam silahlanıp gelip beşiktaş'ta, havalimanında bomba patlatıyor hepimizin ailesinden insanlar ölüyor, çoğu terör örgütünün kaynakları yuvaları belli bunları bertaraf etmezsek daha büyükleri ile mücadele etmek zorunda kalacağız.

Bu sebeple afrine yapılan operasyonu ben geç kalmış bir hareket olarak görüyorum. Hatta aynı hareket kuzey ırakta pkk kamplarına da uygulanmalı diye düşünüyorum.
0
basond
(20.02.18)
attila, tc'de de kırk türlü grup vardı ama yine de istiklal savaşımızı verdik.

mesele, olay bu zaten. suriye ise bu mirası bizden daha iyi devraldığını gösterdi.

utanması gereken sensin ama farkında bile değilsin.



diğer herkese:

bugüne kadar ki her türkiye girişimi suriye'de rusya'nın da aracılığıyla denetim altındaydı.

abd'yle görüştükten sonra eset eset diye gezindiklerinde ortada başka bir numara döndüğü ihtimalini göz önüne almanız gerekir.

yoksa bu muhabbeti herkes tersine konuşuyorken yapan bendim zaten merak etmeyin. rus haberlerini takip ediyorum zira, o jeti bunlar vurmadı diyen de bendim mesela, darbe girişimi sahne değil diyen de bendim.

lütfen dikkatli okuyun ve anlattığınız şeyleri zaten hesaba kattığımı görün. onu gördükten sonra "sana katılmıyorum bence durum aynı ilerliyor" derseniz anlarım. belki anlaşmayız ama cevap vermiş olursunuz.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
Afrin mafrin umurumda değil de yahu Suriye de adam olsun da sokmasın başka ülkeyi o zaman, bu işler böyledir. Şimdi diyelim bizim canımız Yunanistan'a girmek istedi, girebilir miyiz? Giremeyiz. Suriye'ye niye girebiliyoruz? Çünkü ülke mülke yok ortalıkta, güçlü değilsen girerler de dalarlar da.
0
i was made for you
(20.02.18)
kompisko ben senin aklının almayacağı kadar vatanı sevmesini bilen biriyim hiç merak etme. kendi vatanımı sevdiğim için suriye'yi de sevebiliyorum. emperyalistlere karşı savaşan her ülkeye sempati falan duyabiliyorum. çalış üzerine bence. oldu mu kompişko.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@doxanikee, senin suriye'de olmamızı beğenmeme sebebin nedir peki, kürtçü olman dışında? gerçekten merak ettiğim için soruyorum. niye girmemeliyiz yani, güneydoğu sınırı hallaç pamuğuna dönüp de bütün teröristler istedikleri gibi girebilsinler ve hatta abd destekli ülke kursunlar, sivil-asker demeden binlerce türkü öldürüp başımıza bela olsunlar diye mi?

"hayır ben türkiye cumhuriyetini ve bu ülkenin insanlarını düşünüyorum, bu yüzden yanlış diyorum" diyorsan fikirlerini paylaş lütfen, gerçekten dinlemek isterim çünkü. farklı bir bakış açısı.
0
der meister
(20.02.18)
Suriye kendi topraklarini koruyamadigi icin olabilir mi? Elin amerikalisi, rusu bile kaygi duyuyor gidisattan mudahale ediyor. Sen en buyuk dusmanin pkk ypg ye sinirina kadar müsaade edersen bi 5-10 sene sonra guclenirler kafana roketi yersin.
0
imelih
(20.02.18)
92, ben o ulusalcı tiplerdenim, görüşlerine de aşinayım, hiçbirine de katılmıyorum.

benim derdim kendi ülkemin toprak bütünlüğünü önemsediğim kadar suriye'ninkini de, her devletinkini de önemsemek.

ben ülkeme ne olmasını istemiyorsam, başkasına da olmasını istemiyorum ve toplumumuzda bu vicdanın olmayışını yadırgıyorum.

yoksa maalesef, kürtleri temsil ettikleri iddiasıyla kukla ülkenin sermayedarları olmayı planlayan abd silahları ve armalarıyla biji obama diye dolaşırken, ışid'in kırım yaparak boşalttığı yere, zımni anlaşma içerisinde demografi değiştirmek için dolduran bütün bunları yaparken che guevara ayaklarında cemo söyleyen tipleri insan yerine bile koymuyorum.

onlar ortadoğunun lanetidir. üç otuz paraya ortadoğunun rönesansını satan adamlardır. yüzyılalrdır böyle.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
esad'a öyle hitap edebilmek için gerçek bir abd sevici olmak lazım. israil sevici. istediğini sev de ben de istediğimi sevmeyeyim.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
ayrı ayrı cevap vermediğim arkadaşlara sorum şu: bu sefer ki girişimde fırat kalkanı'ndan farklı olarak başka -alttan alta- ilerleyen gizli bir gündem sezip sezmediğiniz?

ben bu sefer korktum. öncekilerde korkmamam için her sebep avrdı. ama bus efer alarm oldum.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@imelih, suriye'ye suriye topraklarını korumak için giriyoruz. bu gülünç bile değil acınılası düzeyde facia bir şey. üstte bahsettiğim zırvalıklardan bile zavallıca.
0
doxanikee
(20.02.18)
sınır güvenliği tehlikeye girerse yunanistan'a da gireriz. zamanında kıbrıs'a nasıl girdiysek her yere gireriz. sizin gibilere rağmen hem de. bu ülkeyi küçümseme huyu da yeni peydah oldus anki emperyalist devletmişiz gibi. demek ki 1936'da yaşasaydınız ne gerek var canım hatay suriye'nindir onlarda kalsın diyecektiniz. babadan oğula nesil bunlar dedikleri bu olsa gerek.
0
kompisko
(20.02.18)
kompişko neyi anlamıyorsun biraderim sen? benim gibiler ne demek ya?

ben bu seferki giriş diğerleri gibi değil, diyorum. bir şey biliyorsan onu söyle, tüm dikkatimi vererek okuyacağım.

bu sefer işin içersinde abd ile anlaşmış olma ihtimali var. yani kendimizi korumakla kalsak tamam ama başka bir ülkeyi parçalama eylemi söz konusu olabilir.


çünkü suriye ordusu'nun ta kendisini vurduğumuz söyleniyor. bu farkı anlayabiliyor musun?


haber kaynağı olarak yalanlayan bir şey varsa inan bana içten bir gönül rahatlaması umarak okuyacağım.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
bu bir ajan provokasyon haberiyse bu arada, o zaman uluslararası şekilde başarılı olmuş bir haber denebilir.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
bana vatan haini diyenlerinin alnını karışlarım, provokasyon yapmayın.

haber SURİYE ORDUSUNUN VURULDUĞU yönünde.

ne sınır koruması ya? haber yalansa yalan deyin de bana sakın yafta yapıştırmaya kalkmayın. kimsiniz lan siz?

yurtta sulh cihanda sulh ne demek süşündünüz mü, the right to sovereignty ne demek biliyonuz mu? nesiniz lan siz? aaaaaaa
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
HAH alın şimdi haber geldi:

"halep'ten gelen terör unsurlarının REJIM BAYRAĞI çektiği" düşünülüyor.

oldu mu?

yani bu son haber doğrusysa bizim askerlerimizin hepsi Esad'a çatmadıkları için kiminize göre vatan haini. abi nasıl insanlarsınız ya.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
bu harekata karşı çıkanlar yarın ülkeye sınır ötesinden saldırı olduğunda 'devlet nerede' diye bağırmaya başlayacak ama -teröristte insandır diyen- aynı kitledir. hiçbir şeyi beğenmeyen, memnun olmayan; pkk tarafından güdülen kitle tam bu kitledir. kötü huyludur.
0
attila
(20.02.18)
Hiçbir güç beni rte'nin bu operasyonda sınır güvenliği denen, 10 küsür yıldır folloş olmuş, folloş okurken kimsenin sesini çıkartmadığı, yol geçen hanına izin verilmiş bu tabiri ilk plana koyduğuna inandıramaz. Yahu bu adam dış politikada bu ülkenin yararına ne yapmış? Hangi askeri müdahale ülkenin lehine sonuçlanmış ki bu seferkinden umutlusunuz?

3-5 teröristi vurup milliyetçi gruba gaz vermekten başka hiçbir stratejik artısı olmayan bu eylemi desteklemek için çok naif olmak lazım. Afrin'i teröristlerden "temizleyince" terör sorunu çözülecek mi, cidden inanıyor musunuz buna?
Yapılacak ilk hamle bu mu yani?

Kanayan parmağa kan dursun diye tütün basmak gibi. Kan durur belki ama o yaranın mikrop kapması, sonrasında tütünün temizlenmesi gibi işi daha zahmetli hale getirecek. Sorsan mehmetçik de mehmetçik, bu kadar kolay mı askeri ölüme göndermek. Savaş karşıtlığı değil bu, ülkeyi kafasına göre yönetenlerin karşısında durmak.
0
Bruce
(20.02.18)
attila beni konuşturtuyorsun.

sen bana 2007'de pkk ile oslo'da gizli anlaşma imzalayanın kim olduğunu bir söyle, ben de sana vatan öyle sevilmez böyle sevilir demek zorunda kalmayayım.

kim diyarbakır'ı star yapmaktan, eşbaşkan olmaktan bahsetti?

insanlara sonsuz kere kandırılma hakkı tanıdığınızda ülke mi sevmiş oluyorsunuz?


bizim Afrin'deki faaliyetimiz Suriye'ye rağmen olmamalı. Suriye ile beraber olmalı.

yoksa bir gün Suriye de bize rağmen davranır.


bakın ilk haber doğruysa biz suriye'yi sırttan bıçaklamış oluyoruz.
eğer provokasyon ve yalan bir haber olduğu doğruysa, biz suriye ile beraber ordayız demektir, sorun yok.

bu nüansları önemsemeye başlasanız iyi olacak çünkü bunlar nüans bile değil dev çizgilerle ayrılan, farklı niyetler belirten durumlar.

kendini koruymakla işgalcilik arasındaki fark öyle dev bir fark ve ben haklıyım ki bunun provokasyon olduğu haberlerini veriyorlar şimdi. sizin gibi gazlamacıların aslında kim olduklarını bazen merak etmiyor değilim.

mesela ben ortalığı bölmek isteyen biri olsam aynı ülke korumayı senin yaptığın gibi başka ülkeyi parçalamaya falan eşitler ve millete tiksinti saçarım. ayrılıkçı bir troll olarak işimi tam manasıyla yapmış olurum.

hani 70lerdeki sözümona ülkücü ajanlar gibi. sonra yaşar okuyan 2000lerde gelir günah çıkarır falan. zamanında böyle trollere inanmıştır çünkü.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@Bruce+1
0
Amaranta ursula
(20.02.18)
Aslında Fırat Kalanından bağımsız düşünmemek lazım bunu. Hala Fırat'ın batısındaki oluşumlara müdahale ediliyor. Menbiç de keza öyle. Henüz oraya müdahale olmamış olması, olmayacağı anlamına gelmiyor. Kaldı ki burayla da kalmayıp, Fırat'ın doğusu da var daha. Kuzey Irak'ta yapılan hata Suriye'de yapılmamalı.

Bir başka devletin topraklarına, o ülke askeri dışında bir birlik ile operasyon düzenlemek kağıt üzerinde gözüktüğünden çok farklı bir eylem. Öncelikle müdahaleyi birlikte gerçekleştirdiğin birlik, yerel. Yani yabancı bir unsur ile işgal değil, yerel halka destek. Haline eğer işin bitince çıkarsan, ister iç savaş çıkarmak de ister terör de işgal kategorisine girmiyor. Ne olarak tanımlanacağı ise nasıl sonuçlanacağına bağlı. Tarihi kazananlar yazar. Atatürk başarısız olsaydı, Mustafa Kemal isyanı adıyla o tarihi işleyip, dahili bedhah olarak anlatacaktık.

Bir diğer konu ise müdahale ettiğin grupların Suriye devletine bağlı olmaması ve asker yığdığın bölgelerin Suriye kontrolünde olmaması. Durumu meşrulaştıran bu. Mesela bundan yıllar önce yine PKK Suriye'de yapılanma içinde ve Türkiye'ye saldırılar düzenliyorken, Abdullah Öcalan orada gizleniyorken yine aynı şekilde girmek istesen, aynı şekilde güçlü elin olmazdı. Çünkü aynı örgüt, aynı yerden saldırıyor olsa da o yer, o sırada bahsettiğin egemen devletin hakimiyeti altında. Yaptığın müdahale Suriye devleti ve ordusu ile koalisyon içinde olmazsa savaş oluyor. ABD ya da Rusya değilsen paçanı kurtarabileceğin bir şey değil o. Tabii o da çok karşı çıktığım bir şey değil. Benim ve vatandaşımın güvenliği, tehlikeyi engelleyemen ya da engellemeyen ülkenin egemenlik haklarından daha önemli. Örnek vereceksek Kıbrıs harekatı.

Şu harekatı Suriye ile ortak yürütüyor olmak daha mantıklı geliyor ilk bakışta. Eğer yanlış anlamadıysam, senin de takıldığın operasyonun yapılması değil, öso ile yapılması. O da şurada sorum teşkil ediyor. ABD ve Avrupa ülkeleri genel olarak Esad'ın zamanının dolduğu kanaatindeler. İŞİD'e yönelik ortak bir harekat var ama bu sorun ortadan kalkınca, Esad da gitmeli diye düşünülüyor. Rusya sadece Esad'a yakın duruyor diyebiliriz onun da yakınlığı tartışılır. Türkiye de gerek küresel politikalar gerek Esad'ın YPG/PYD ile olan tutumu gerekse mezhepsel sorunlar var o sorunlara bağlı sorunlar sebebiyle Esad ile aynı safta değil. Haliyle ortak operasyon güdülmüyor. Muhtemelen Esad devrilmiş ve yerine Türkiye'yi de (öncelikle ABD ve Avrupayı tabii ki) tatmin edecek biri gelmiş olsaydı, şu an aynı harekatın Suriye ordusu ile birlikte yapıldığını izliyor olacaktık.

Ayrıca muhalif olmak salt düşmanlık yapmak demek değil. Deniz Baykal stili hükümetin Her ak dediğine kara demek ya da AKP stili ile muhalefetin her an dediğine kara demek akik bir ülke yönetim sistemi değildir. Çok saçma beklentileriniz var. Bir diğer şeye de ülke içini temizleyip, sonra dışına bakma isteğine yönelik olarak değinmek istiyorum. Sivrisinek problemini sivrisinekleri öldürerek değil, bataklığı kurutarak çözersin. Sen istersen 1 milyon sivri sinek öldür, evin tertemiz olsun. Yandaki bataklığı kurutmazsan, 1 ay sonra bir 1 milyon daha öldürmen gerekir.

"RTE'nin ülkeye ne faydası oldu, o zaman sorgusuz sualsiz buna da tamamen karşı çıkalım" bakışı da komik. Yani bu bir argüman olmamalı. Bu bir fikir, bakış açısı sadece. "İnsanların dişleri var, kedilerin de dişleri var. O zaman insanlar kedi." demek ile aynı felsefik derinliğe sahip. Evet ben de RTE'nin ülkeye faydası olmadığını, hatta ülke itibarını ve dış politikasını Bu hale düşürmeseydi şu operasyona belki ihtiyaç duymayacağımızı ya da duysak da farklı şekilde gerçekleştiriyor olacağımızı düşünüyorum ama Suriye'deki operasyona yönelik bakışım bundan ibaret değil. Yukarıda yazdım mesela bazı fikirlerimi ve sebepleri. 3 5 milliyetçi gazı almak ya da 2 3 oy almak için sınır dışına, ABD ve Rusya'nın arasına ordu sokup elini kolunu sallayarak keyfi operasyon yapabileceğimizi düşünmek işe bambaşka bir şey. Merak etmeyin o kadar güçlü değiliz. Zaten kafamıza göre öyle operasyon yapabilecek kadar güçlenseydik bu 15 yılda, ne kadar başarısız dış politikamızın olduğuna dert yanmak yerine, ders veriyorduk.
0
nawar
(20.02.18)
Nawar, bataklık tam olarak afrin mi? Değilse başka hangi kentlere girilmesi lazım? Türkiye'nin o bataklığı askeri operasyonlar ile temizlemesi mümkün mü? Eğer o gücü varsa bile o bölgedeki teröristlerin tamamını öldürmek için sırf yerel yönetim kuvvetsiz diye o bölgelere operasyon yapmasının politik açıdan faydalı olacağını düşünüyor musun? Tüm bunların tamamen Türkiye'nin kontrolünde yapılabileceğinden emin misin?

Tayyip'e güvenmemek çok net bir argüman, hatta en temel argüman. Yapılan eylemi tamamen meşru olsa bile desteklemem çünkü ilk bakışta ülkeye faydası görünse bile eminimdir ki o fayda sayesinde bu adam güçlenecek ve fırsatı kendi için kullanacak. Bunun gibi normal şartlarda ülke için faydalı olabilecek bir sürü fırsat tayyip tarafından suistimal edilmiş, neticede ülkenin zararına sonuçlar doğmuştur. Bu seferkinin de farklı olabilmesi için hiçbir sebep göremiyorum.
0
Bruce
(20.02.18)
@nawar: ya ilginç şekilde yaptığım ayrıma dikkat eden çok az insandan birisiniz ama o zaman da son iki paragrafı yazmanıza gerek duymanız için ne yapmış olduğumu sorguluyorum.

"Yaptığın müdahale Suriye devleti ve ordusu ile koalisyon içinde olmazsa savaş oluyor."

Bu söylediğiniz benim bütün soruma temel olan kabuldür zaten.

Fırat Kalkanı'nın devamı gibi gördüğüm bir operasyon için bugün bir-iki saat evvel yapılan ve dünyaya servis edilen provokatif haberi sanırım fark etmediniz.

Ben normalde bu haberleri yemem ve önce bir beklerim. Ama Suriye Ordusu da bölgede hakikaten bulunduğundan bizimkilerin Suriye Ordusu'na saldırdığı haberi epey gerçekçi göründü.


Ama bakın mesele şu. Sonuç itibariyle pratikte şu an için bir değeri kalmasa da ilerisi için alarm edici cevaplar almş oldum.

Sizin yazdığınıza gelince. Konjonktür çözümlemenize yarı yarıya katılmıyorum:


Sadece Esad değil, Türkiye'nin doğusunda olup Avrasya Paktı vb. örgütlenmelere dahil olan hiçbir ülke Beşar Esad karşıtı değil.

Bu gördüğünüz ABD'nin süregelen anti-Baas operasyonlarından sadece bir tanesi.

Esad'ın diktatör olduğu hikayesi ise daha önce başka isimler için duyduğumuz aynı yalanın lacivertleri içinde bir ton yalnızca.

Buna katılın katılmayın, sonuç olarak kendi bütünlüğünü isteyen bir TC Beşar Esad ile, sandığınızın aksine, anlaşmak zorunda.

Çünkü kaçırdığınızı düşündüğüm nokta şu: Zaten bu bir yeniden hizalanma savaşına dönüştü.

Rusya, Çin, Suriye, İran ve artık içine Almanya'nın da kısmen bile olsa katıldığı ülkeler, çoğu eski Bağımsızlıkçılar harekerine ait Asya ülkesi Esad'ın yanında ve Atlantik'in karşısında.

Zamanı gelince bizden atmamızı bekledikleri diğer adım NATO'dan çıkmamız. Doğru bir zamanlama ile yaparsak harika olacak zaten.

Yani TC ittifakları değiştiriyor şu sırada ve bu tarz dezenformasyonlar yüzünden durum gizli bir gündemimiz varmış gibi okunuyor ve zaten haber doğru olsaydı durum aynen bu manaya gelecekti.

Kürtçülerin faşo demeye bayıldığı ulusalcı bir şahıs olan ben kendi insanıma eylemlerin diplomatik düzeyde ifade ettikleri farklılıkları anlatmaya çalışırken bu kadar düşman gibi algılanmamalı, bu kadar zorlanmamalıydım.

Olabilir. Ancak Esad'ın gitmesi savaşı ABD ve İsrail tarafının alması demek. Bu alttan alta üçüncü dünya savaşının ta kendisi zaten. BM'den IMF'ye, AB'ye bütün ittifakların ve kurumların bir Asya karşılığı oluşturulmakta.Sanıyor musunuz ki bu ittifakın bir de ordusu olmayacak, NATO gibi?

Bir kuklalıktan diğerine koşmaktansa, aksine, yeniden bağımsızlığımızı elde etmenin bir fırsatı doğmakta. Yalnız bu fırsat komuşu ülkelerle çıkar ittifakları kurmaktan ve sınırlara saygı duymaktan geçiyor.


Yunanistan'dan bahsediliyor ya. Burada bunun reklamını yapan adamlar o adaları gidip tek tek verenler zaten. Biz aslında başımıza ördükleri bu çorabın onda birini geri söktükleri, onu da kendi çıkarları adına yaptıkları için bu adamlara müteşekkir olmamalıyız. Bu bir yana, ben elbette söz konusu kişi Erdoğan bile olsa kendi ülkesini koruyan insanı desteklerim ama bu doğru bir şekilde olmak zorunda.

Ben dayanamadığım bir insanı böyle savunmak zorunda kaldım zaten. Darbe girişimi sırasında bana AKP'li muamelesi yapan vardı, örneğin. Yahut iç politikasını desteklemesem de Suriye'de iyi gidiyor dediğim olmuştur.

Ancak ABD ile görüşmeden sonra Eset Eset diye çıktığı zaman siz artık bunun ancak birkaç anlama gelebileceğini anlıyorsunuz.

Sizin anlayacağınız şu an Suriye'de doğru yaptığı şeyler varsa istediği için değil, köşeye sıkıştığı için. İşte acıklı gerçek bu. Şu an bu ülkenin şansı yaver gidiyor yani, yoksa gerçek bir sahip çıkanı kesinlikle yok. Zira meclisteki her ama her parti başkanı bu oyunun içinde. Slotlar muhalif görünümlü olup muhalif olmayan (kastım salt hükümet değil, 1950'den beri hizmet ettiğimiz ülkeler) adamlarca işgal altında.

Burada kaçan şey bir farkındalık momentumu. Suriye'de durum haberdeki gibi olsaydı, halkın Kuvayi Milliye reflekslerinin çok yıpranmış olduğuna delalet olacaktı bu. Benim öfkemin, korkumun altında yatan şey bu. Çünkü biz Suriye ile itediğimiz kadar reddedelim, aynı toprağın ülkesiyiz ve bir anlamda kader ortağıyız ve aynı bağımsızlık hareketlerine imza attık zamanında. Halkın Suriye'ye daha fazla kalıcı zarar ihtimalinden korkması lazım geliyor yani, örneğin zamanında yaptıkları gibi, oradaki camide namaz kılmak gibi korkunç fetih heyecanlarının aksine.

eklemeyi unuttum: Evet ÖSO başat güvensizlik sebebidir ama Tayyip Erdoğan'ın diplomatik görüşmelerindeki karışık sinyaller ve Esad'la uzlaşamaması asıl endişe verici unsurdur. TSK ise Suriye toprağında Suriye bize kastetmediği sürece ki etmedi, SAA yani Suriye'nin kendi ordusu ve Suriye Hükümeti süpervizörlüğü altınd aolmalıdır. Yoksa ben elbette bir vatandaş olarak güvenimi kaybederim.
0
🌸godoşu beklerken
(20.02.18)
@godoşu beklerken, nick vermedim ama son iki paragraf zaten size yönelik değil. Yukarıda cevap veren başka kullanıcılara. Aslında konu şundan ibaret: "Sizin anlayacağınız şu an Suriye'de doğru yaptığı şeyler varsa istediği için değil, köşeye sıkıştığı için. ".

Türkiye tam bağımsız ve güçlü bir ülke değil. Katılıp, katılmama konusuna ve kar/fayda analizine girmeyeceğim. Taraf değiştirme Batı'dan, Doğu eksenine yönelme konusunda düşündüğünüzden çok daha kötü sonuçla ayrılırız. NATO ülkesiyiz. Ülkemizde ABD üstleri var. AB ile dirsek temasındayız. Politikalarımızın yıllardır o yönde olmasının yanı sıra, komşu ülkelerimizin de bu şekilde evrilmesine izin verdik, destek olduk.

Bu durumda tavır koyacak ya da taraf değiştirecek ne ekonomik ne de politik gücümüz var. Herhangi bir eylem yapabilmek için elimizden gelebilecek tek şey bir yandan denge politikası izlerken diğer yandan gerek yaşam standartları, gerek askeri güç olarak güçlenmek lazım. Aksi takdirde bir bakmışsın çeşitli terör örgütleri ülkemde bombalar patlatıyor ya da bir sonraki Suriye biz olmuşuz.

Bunları geçtim Rusya, İran ve Çin ile herhangi bir çatı yok altında birleşebileceğimiz. En fazla ABD kucağından kalkıp, Bu ülkelerin kucağına otururuz. Öte yandan Rusya ve İran ile sırasıyla siyasi, etnik ve dini sebepler temelli olan ayrışmalarımız varken, ABD ile ortak katıldığımız savaşlar bile var. Tabii ki ülkelerin dostları yoktur. Hepsi temelde çıkar ilişkisidir. Türkiye, ABD ve Avrupa için, Ortadoğuya kalkan ve bir üs. Hangi kart ya da koz ile o saydığın masada söz sahibi olabileceğiz ki?
0
nawar
(20.02.18)
şu ara sıra alevlendirileduran israil karşıtlığı/düşmanlığı? beyanları ortalarda savrulur durduğu dönemlerden birinde; demir-çelik fabrikasında çalışan bir arkadaşım söylemişti: "daha bugün tonlarca demir kütüğü gönderildi israil'deki falanca firmaya, ne diyo bunlar" diye. mevzu para ticaret ekonomik dengeler ilh.

ama amaç olan kısım bize herhangi bir şekilde aktarılmadığı için durum karmakarışık anlaşılmaz halde görünüyor. tak diye anlaşılabilir bir hali olduğunu söylemiyorum ama demek istediğim haberimiz olmayan ve bize bilhassa bize tek bir bilgi kırıntısı dahi sızdırılmayan tarafları da var bu işlerin.

kendimce bir kısmını da söylemeye çalışayım, geçen sene suriye sınırında askerdim, ve diğer taraflarını bırakırsak sadece sınır güvenliğini sağlamak amacıyla türkiye'nin buna mecbur kaldığını rahatlıkla söyleyebilirim.

yani bir olay, ya da böyle bir olay, öncesiyle etraflıca ele alınmalı derim ben ama biz sen ben o; o verilere erişemiyoruz. benim tek diyebileceğim, her ne kadar söylenileduran böyle olmasa da; türkiye afrin'e mecbur kaldığı/bırakıldığı için müdahale etti ediyor. mecburiyet kısmı, önceki siyasi hamlelerden kaynaklanıyor diye düşünüyorum ben. bir nevi tutarlı olma kaygısı.

ek olarak da bir alıntı yapayım meçhul:
- savaşta önce gerçekler ölür.
0
dafaisss
(21.02.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.